Gece Modu

İzlenecek Yol

Kültür bir toplumun sanatı, geleneği, yaşayış biçimi, tarihi, dili gibi birçok önemli değerleri içinde barındırır. Nesillerin bir sonraki nesli tesiri altında bıraktığı gerçektir. Birikimsiz nesillerin geleceğe zararı, birikimli nesillerin ise yararı olacağı açıktır. Bir insan ömrü ve bir sonraki neslin birey olma zamanı boyunca yarar sağlayan edebiyatı yakın ve uzak zaman dilimlerinde inceleyelim. Böylece parçadan bütüne bir yol izlemiş olacağız.

Kazanımlar

Etrafımızda duyduğumuz en sık şey edebiyatın empati yapmayı öğrettiğidir. Bu doğru bir yargı. Fakat daha önemlisi, edebiyatın başka dünyaları keşfetmekten çok, bireye kendi dünyasının keşfini sağlamasıdır. Bahsettiğimiz “bireyin dünyası” kendi tecrübeleri ve çevresi değildir. Daha ziyade tasvir ettiğimiz kavram, bireyin yetilerine dayanan yaratıcı kimliğidir. Her bir insan, soyut bir dünya gerçekliğine sahip doğar. Edebiyatın en önemli noktası somutlukları soyutluklarla ilişkilendirmesinde yatar. Yazar bu durumun farkında olarak hareket eder. Okuyucu ise çoğu kez somut-soyut ilişkisini fark etmeden kurar. Edebiyatın “ruhu incelttiği” ifadesi kulağınıza çalınmıştır. Bu ifade de temelde doğru bir yargı lakin daha derin ve temel ifadelere muhtaç. Kitap okuma eyleminin “ruhu incelttiğini” idrak etmek için iki aşamalı yaklaşılmalı. İlki empati, ya da bir başka ifade ile başka dünyalar keyfi yeteneğinin kazanımıdır. Benim asıl vurgulamak istediğim ikinci husus çok önemli bir erdem olan “irade”dir. Edebiyatın veya kitap okumanın küçük yaştan beri ciddi ve bilinçli yapılması halinde birey, iradesini geliştirmesi kaçınılmaz olacaktır. Kitap okuma eyleminin en ilginç noktası, kendini dış dünyadan soyutlamaktır. Bu soyutlama ile dış etkenler önemini yitirir. Birey güdümlü bir şekilde iradesi ile sabreder ve kendini konsantre eder. Ruhun incelme meselesinin en can alıcı noktası budur. İnsanoğlu isteklerini, arzularını, şehvetini vb. gibi birçok kontrolden çıkmaya meyilli insani özelliklerini dizginlemediği taktirde çağdışı bir hal alır. Modern insan ise bu durumları kontrol edebilendir. Dolayısıyla edebiyatın estetik algı kazanımı sağlaması, empati ve hayal gücü katkıları gibi faydalarından önce asıl “ruhu incelten” durum “irade” de ortaya çıkacaktır. İrade bir temel kurmalıdır ki diğer değerler üzerine gelebilsin.

Giriş Dönemi ve Birey

Genç bir neslin yeni yeni kitap ile tanışma sürecini anlamak önemlidir. Birey herhangi bir öykü kitabı okumaya başladığında, karakterler arasında kendine en yakınını seçer ve onu favorisi yapar. Bunun sebebi empatiden çok kendini bulma arayışıdır. Genç yaşların kendini yaratma veya oluşturma arayışı kadar doğal bir durum olamaz. İşte tam burada empati devreye girer. Kendine yakın olan karakterin kendinden farklı yönleri de muhakkak olacaktır. Bu durumlardan etkilenmesi kaçınılmazdır. Orta okul döneminde elle tutulur eserler almaya başlayacak olan neslin macerası bu süreçte vuku bulur. Macera içine giren genç okur hayal kurmayı kalıcı şekilde öğrenirken geliştirmeyi de öğrenecektir. Her bir yeni macerasını (eserini) okumaya başladığında tasvir yeteneği de ilerler. Sebep-sonuç ilişkisi kurarak kitapların sonlarını değerlendirmeyi öğrenir.

Orta Dönem

Orta Dönem: Takribi lise çağına geldiğinde okunacak olan kitapları çevreleyen dönemdir. Zihin artık karakter analizini daha verimli yapacaktır. Kendini bir karaktere koymaktan öte, yazarın yanında tutarak çizilen dünyayı daha özgür izleyecektir. Sebep-sonuç ilişkisini daha ileri taşıyıp kendi yargısına bağlı olarak yanlışlıklar ve doğruluklar keşfedecektir. Kendi öz iradesi, bireyin kendine özel yargıları içerisinde oluşmaya başlayacaktır. Deneme yanılma yöntemi verimli halde ilk bu dönemde gerçekleşir. Okunacak türler zevk unsuru açısından seçilir. Bu dönemde tek bir türde diretmek genci olumsuz yöne iter. Bilinmelidir ki o halen kendisine yakın bir mensuba üye olmayı arıyor.

İleri Dönem ve Bütüne Doğru

Yol kat etmiş birey, önündeki yolları seçip orada ilerledikten sonra zevk unsurundan uzaklaşır. Zevkin bastırılması ile birinci hedef yeni bilgi birikimler olacaktır. Bu düzeye gelme aşaması ortalama lisans öğreniminde gerçekleşir. Etrafındaki sorunları ve dünyadaki sorunları keşfeder. Böylece en önemli aşama olan, paylaşım aşamasına gelir. Çevreyle iletişim kurar. Öğüt alır ve öğüt verir.

Bireyin okuma macerasının başlangıcı ve ilerleyişi böyledir. Bireylerin nesle dönüşüp büyük kitleler oluşturması edebiyat kültürünü doğurur. Geçmişten beri bu süreç böyle ilerlemektedir. Edebiyat dünyamızın sağlıklı ilerlemesi için, her bir dönemin çarklarının bir tanesinin bile tökezlemeden işlemesi gerekmektedir. İlk dişliler hayati önem taşımaktadır. Bu sebeple aile ve eğitim (öğretmen) faktörü çok önemlidir.

Edebiyat Kültürü

Edebiyat kültürü, toplumun geçmişinden günümüze edebi yapıtların ve değerlerin birimidir. Edebiyat kültürüne sahip olabilmek için yukarıda anlattıklarımızdan sonra “edebiyat kültürünü” farkındalık ve yaşayış biçimi olması bakımından irdeleyelim. Gençlere belirtmek gerekir ki edebiyatın kendilerine yeni ufuklar katacağını, dünyayı yeni bir bakış ile tekrar tanıyacağını, birçok olay ve bilgi ile karşılaşınca zihnin doygunluk hissi algılanmaya başlayacağını, doygunluk ile yanlış kararlar alınmasının zorlaşacağını bilerek farkındalık hali oluşturması bireye entelektüel olmanın ilk adımlarını attırır. Tam da bu noktadan sonra yaşayış biçimine dönüşümü farkındalığın gelişmiş hali niteliğindedir. Bu yaşayış biçimi, bilinçli bir düşünce sistemi ve bilinçli kişilik oluşturmasında büyük önem arz eder. Edebiyat kültürüne sahip olmak bireyden birtakım aşamalar ister fakat aile kurumundan şanslı olabilecek gençler nispeten bu yolu daha hızlı geçme fırsatı bulur. Bu aşamalardan sonra en önemli olan ortak payda da buluşup sanatı ve sanat olmayanı algılayabilmektir. Ortak paydadan kasıt, ortak düşünce sistemi değildir. Buradaki ortak payda, sanatın kıstasları ve sanat olabilmesi için gereklerini öğrenebilmek veya belki de en yararlısı keşfedebilmek anlamına gelmektedir. 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin