Dramaturji’ye Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu ile Bakmak

Yazarın Diğer Yazıları

Ziya Gökalp’in Üç Farklı Eserine Bir Bakış

Ziya Gökalp, ulus-devlet modelinin homojenleştirici yönünün dünyayı şekillendirmeye başladığı ve ulusçuluk akımının da hızla yayıldığı bir dönemde yaşamıştır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın...

Popüler Kültür ve Tüketim İlişkisi Nedir?

Popüler kültür, gündelik yaşama hâkim kültür olarak karşımıza çıkar. Yöneten sınıfların, kültürel değerleri ve gelenekleri, egemen ideolojileri doğrultusunda yeniden şekillendirip bağımlı bireylere sundukları kültür...

Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar | 40 Alıntı

1- "Bu sözleri unutamam artık; bütün geleceğimi kararttın. Oysa, kitaplardan söz ederken sesin ne kadar farklıydı." (s.15) 2- "İçimde bir boşluk var; perşembe sabahları, okula gitmek...

Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" diye biten bir kitap nasıl kötü olabilir? Bilenler bilir, bendeki Oğuz Atay sevgisi bambaşka. "En sevdiğim yazar" tanımlamasını onun için...
Zeynep Gizem Eskici
Zeynep Gizem Eskicihttp://instagram.com/siyahbeyazkutuphane
"küçük hanım yine hayaller peşinde... küçük bir hanım olamayan küçük hanım"

Dramaturji Nedir?

Dramaturji, oyun kuramı veya tiyatro kuramı anlamına gelir. Sosyolojide dramaturjik yaklaşımı geliştiren Erving Goffman, insan etkileşimlerini ve ilişkilerini bir oyun, tiyatro gibi ele alır. Günlük yaşamı bir tiyatro oyunuyla özdeşleştiren, sahneyi yapmacık ama profesyonel performanslar sunan bir yer olarak tanımlarken günlük hayatın çoğu zaman daha gerçek ve genel olarak prova edilmeden sunulan performansları kapsadığını savunur.

Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu adlı eserinde dramaturjik yaklaşımın çeşitli yönlerini günlük yaşam kesitleriyle ilişkili olarak ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Goffman’ın eserinde benliğin sunumuyla ilgili olarak geliştirdiği temel kavramlar üzerinde durmakta yarar vardır.

Performans, bir kimsenin belli gözlemciler önünde bulunduğu süre boyunca gerçekleştirdiği ve gözlemciler üzerinde etkisi olan faaliyetlerdir. Kişi oyununu performanslarla gerçekleştirir. Performansla ilgili temel bir kavram vitrindir. Vitrin, “performans sırasında kişi tarafından kasten ya da kasıtsız olarak kullanılan standart ifade donanımı” olarak tanımlanabilir. Goffman, “kişisel vitrin”i, oyuncuyla bağdaşan ve farklı zaman ve mekânlarda oyuncunun bir parçası olmayı sürdüren ifade araçları olarak değerlendirir.

Goffman’ın dramaturjik yaklaşımının temel bir öğesi olan performansta dramatik canlandırma önemli bir yer tutar. Dramatik canlandırma karşılıklı ilişki içinde performansın ortak anlama kavuşmasını sağlamaktadır. Goffman’a göre, bazı faaliyetlerin başkaları açısından anlamlı olması için oyuncu bunları etkileşim sırasında ifade edecek şekilde gerçekleştirmelidir. Kişi kendini başkalarına sunduğunda performansı davranışlarından çok daha fazlasını, toplumun resmi olarak onaylanmış değerlerini temsil etmektedir. İdealize edilmiş performansların sunumuyla ilgili toplumdaki genel tabakalaşma düzeni örnek gösterilebilir. Günümüzde modern toplumlarda üst tabaka idealize edilerek altlarda olanların onlara özenmesi ve özlemi söz konusu olmaktadır.

Görünüş mü, Gerçeklik mi?

Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu kitabını okurken, görünüşlerin gerçeklik olup olmadığına dair Goffman bizlere önemli saptamalarda bulunuyor:

1.Oyuncu gizli zevkler ve iktisadi durumlara ilaveten seyirciden kişisel yaşamlarını iş yeri ve resmi etkinliklerle gizlemeyi amaçlar.
2.Hatalar performanstan önce düzeltilerek izleri gizlenir.
3.Bir ürünün başkalarına tanıtıldığı etkileşimlerde, süreç değil sonuç yansıtılır.
4.Kirli işlere dair tüm kanıtlar seyirciden gizlenir.
5.Oyuncunun yetersizliği saklanamayacakları korumak, saklanabilecek olanları da saklamayı amaçlar.
6.Oyuncular sahneledikleri rollerine ideal amaçlar için girer ve her şeyin çok iyi olduğunu göstermeye çalışır.

Bir performansı gerçekleştiren bireyler kümesine takım denir. Aynı takımın üyeleri arasında karşılıklı bir bağımlılık ve güven duymayla ilgili zorunluluklar bulunur. Takım arkadaşları birbirine bağlıdır ve takımdaşlığın zamana yayılan bir şey olması gerekmez. Takım üyesi olumsuz bir davranışta bulunsa da takımın bir parçasıdır. Fikir birliği takımın sunduğu görüntü açısından önemli bir koşuldur ve çatlak sesler dediğimiz görüş ayrılıkları seyircide olumsuz etki oluşturur.

- Advertisement -

Bölge, algıya karşı engellerle çevrili bir alan olarak tanımlanabilir. Belli bir performanstan söz ederken onun sunulduğu yere vitrin bölgesi diyebiliriz. Vitrin bölgesine benzer olarak bastırılan gerçeklerin kendini gösterdiği bir başka bölge, arka bölge ya da sahne arkasıdır. Sahne arkası, performansın geliştirildiği, yanılsamaların, izlenimlerin inşa edildiği, sahne dekorlarından kişisel vitrine her şeyin içinde bulunduğu bölgedir. Goffman, vitrin bölgesiyle arka bölgeyi birbirinden ayıran çizginin toplumun hemen her yerinde görülebildiğini ileri sürer.

Bir takımın amacı performansına uygun davranmaktır ve bu uyum, duruma göre bazı gerçeklerin vurgulanması ya da bastırılması yoluyla gerçekleştirilebilir. Goffman, çeşitli ayrıksı rol tiplerini incelemektedir. Ayrıksı roller içinde en dikkat çekicileri bir kimseyi bir kuruma sahte kimlikle sokanlardır. Muhbir, yem, gözcü, profesyonel müşteri, aracı ve görünmez insan rolü ayrıksı rollerdir. Bu kişiler oyuncular, seyirciler ve dışarıdakiler kümelerine girmeyen ve gizlice bilgi ve bölgelere erişen insanlardır. Bu ayrıksı rollerden farklı olarak hizmet uzmanı, sırdaş ve meslektaş rolündekiler de dışarıda bulunduğu halde performans hakkında bilgi sahibidir.

Oyuncunun katıldığı ve etkileşim sırasında sürdürülen resmi izlenimle uyuşmayan bilgiler içeren iletişim çeşitleri vardır. Bunlardan ilki seyircinin kendilerini göremeyeceği ve duyamayacağı sahne arkasındayken takım üyelerinin genellikle yüz yüze davranışlarıyla tutarsız biçimde seyirciyi aşağılamasıdır.

Sahneleme muhabbeti, karakter dışı iletişimin bir çeşididir ve dedikodu, dükkan muhabbeti olarak da adlandırılır. Takım içi danışıklık, “seyirci için çizilen yanılsamaya tehdit oluşturmayacak biçimde dikkatlice iletilen her türlü gizli iletişim”e denir. Bir oyuncu, bir karakteri başarılı biçimde sergileyebilmesi için gerekli niteliklere sahip olmalıdır. Oyuncu ifadesel açıdan bir sorumluluk bilinci taşımalıdır. Kasıtsız bile olsa bir hataya sebep olmak, girilmemesi gereken bir ortama girmek gibi aksaklıklar yapan kişinin bilerek yapmadığı utanç ve karmaşaya sebep olan durumlardır. Kasten yapılan ve nezaketi aşan davranışlaraysa rezalet adı verilir. Savunma manevralarından biri, dramaturjik sadakattir. Dramaturjik sadakat, Takım arkadaşları belli ahlaki yükümlülükleri kabul etmişçesine hareket etmeli, takımın sırlarına ihanet etmemelidir.

Goffman bu kitabında, hayatın tümüyle bir tiyatro sahnesi olmasa da benzer şekilde herkesin farklı yerlerde farklı roller üstlendiğini, kimi zaman takımlara dahil olduğunu ama çoğu zaman seyircilerini etkilemeyi amaçladığını ve bundan dolayı bir tiyatro sahnesindeki gibi benimsediği roller çerçevesinde kendini sunduğunu ve bunu yaparken de belli taktik ve yöntemlere başvurduğunu söyler. Böylelikle sosyal bilimlerde önemli bir kuram ortaya atmış olur. Literatürde yapılan çalışmalara bakıldığında bu kuramın desteklediği birçok çalışma mümkündür. Örnek olması açısından iki çalışma, aşağıda ek olarak sunulacaktır. Böylelikle Goffman’ın dramaturji kuramının yansımasını gündelik sosyal yaşamda görmemiz kolaylaşacaktır.

Ekler:

Mahpus Öğrencilerin Benlik Sunumları: Dramaturjik İlkeler, Damga ve Total Kurum

Goffman’ın Benlik Sunumu Kuramı Bağlamında Sosyal Medyada Kimlik İnşası: Instagram Üzerine Bir Araştırma

Kaynakça:

Bayad, A. (2016). Erving Goffman’ın Benlik Kavramı ve İnsan Doğası Varsayımı. Psikoloji Çalışmaları36(1), 81-93.

Goffman, E., Cezar, B. (2009). Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu. İstanbul: Metis.

Hülür, A. B. (2017). Erving Goffman: Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu (Kitap eleştirisi). Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi2(4), 158-165.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...