Dogma 95: Breaking The Waves

Yazarın Diğer Yazıları

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...

Sinemanın Mühendisi: Alfred Hitchcock’s Psycho

Alfred Hitchcock Kimdir ? Sinemanın keşfinden yanlızca dört yıl sonra doğan Alfred Hitchcock'un asıl mesleği mühendisliktir. Sinemayla tanışması ise grafikerlik yaparak başlıyor. Ardından sessiz filmlere...

Saygı Dizisinin İlk Bölümü Yayımlandı!

Saygı'nın ilk bölümü yayınlandı. Senaryosunu Ercan Mehmet Erdem'in yazdığı, yönetmenlik koltuğunda Ali Taner Baltacı'nın oturduğu, oyuncu kadrosunda Nejat İşler, Erkan Can, Boran Kuzum, Miray...

Alışkanlıkları Unutun: Reservoir Dogs

  Reservoir Dogs, ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun sinemaya yeni bir soluk getirdiği ilk filmidir. Tarantino, doğrulsal olmayan öykü akışı, absürd diyalogları ve kanlı şiddet sahnelerini...
Batuhan Amaç
Batuhan Amaç
İyiler ilk görüşte tanınmaz.

Dogma 95 Nedir ? 

Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının ve oyunculuğun tekrar ön plana çıkmasını isteyen bir sinema akımıdır. Belirli kuralları olan Dogma 95, egemen sinema anlayışına karşıdır.

 

Lars Von Trier Kimdir ? 

Danimarkalı yönetmen Lars Von Trier, Dogma 95 hareketinin öncüsü olarak bilinmektedir. Film çekmek için büyük paraların gerekmediğini söyleyen Trier, ortaya çıkardığı filmler ile adından söz ettirmeyi başarmıştır. Dogma 95 kurallarına göre hareket eden Trier, sinemayı yapay efektten arındırdığını, gerçekliği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu görüyoruz. Sinemanın teknik kısmına gelindiğinde ise, kamerayı filmin içinde tutması, görüntünün çerçeve oranını 4:3 olarak kullanması gibi farklılıklar göze çarpıyor. Aslında sinema anlayışının, Hollywood sinemasının tam tersi olduğunu söyleyebiliriz.

 

- Advertisement -

Breaking The Waves / 1996 / Dram / Romantik

Emily Watson’ın başrolü oynadığı film: Bess McNeill karakterinin aradığı aşkı bulduktan sonra eşinin iş kazası sonucunda sakat kalmasını ve sakat kalan kocasına duyduğu aşkı konu almaktadır. Tamamen gerçek mekanlar üzerine kurulu olan film, kendi içinde bölümlerden oluşmaktadır. Öykünün ve oyunculuğun ön planda olmasına dikkat eden Lars Von Trier, Bess McNeill karakterinin hikayesi ve Emily Watson’ın oyunculuk performansıyla birlikte izleyicileri etkilemeyi başardığını söyleyebiliriz. Bess McNeill karakterine hayat veren Emily Watson filmdeki oyunculuk performansıyla, En İyi Kadın Oyuncu Dalında Avrupa Film Ödülüne layık görülüyor.

 

(Yazının bundan sonrası film hakkında spoiller içermektedir.)

Film; Bess’in aradığı aşkı bulması, evlenmesi ve evlendikten sonra başına gelenleri gözler önüne seriyor. Bess karakteri inançlı birisi olarak karşımıza çıkıyor; fakat hakkında bilgi edinmemiz filmin ilerleyişine bağlı olarak gerçekleşiyor. Aşkı bulabilmek için kilisede dua eden Bess, Jan ile aşkı bulmasıyla birlikte evleniyor. Evlilikleri güzel bir şekilde ilerlerken, Jan’ın gemide petrol çıkaran bir işçi olduğunu öğreniyoruz. Bess ve Jan’ın iş yüzünden bir süre ayrı kalacak olması, Bess’in üzerinde psikolojik sorunları beraberinde getiriyor. Genel olarak bir evlilik üzerinden ilerleyen film, Jan’ın geçirdiği iş kazasından sonra yatağa bağlı kalmasıyla birlikte, Bess’in hayatının nasıl mahvolduğunu gözler önüne seriyor.

Filmde dikkat etmemiz gereken noktaların olduğunu söyleyebiliriz: Bess karakterinin her şeyi tanrıya ettiği dualara bağlaması, erkek kardeşini kaybettikten sonra psikolojik sorunlarının ortaya çıkması gibi durumları göz önünde bulundurmalıyız. Filmin asıl kırılma anı ise: Jan’ın yatağa bağlı kalmasıyla birlikte başlıyor. Durumu gittikçe kötüleşen Jan, Bess’e başka birisini bulmasını, artık kendisiyle sevişme durumunun dahi olmadığını söylüyor. Bess ise bu durumu, Jan gemide çalışırken onu çok özlediği için tanrıya ettiği duasının kabul olmasına bağlıyor. Duasının kabul olduğunu fakat bu şekilde Jan’ı yanına getirdiğini düşünüyor. Bess içinden çıkamadığı psikolojik buhranın içindeyken, Jan’ın başka bir isteği ile karşılaşıyor. Durumunda düzelme gözükmeyen Jan, Bess’e tek bir şart dahilinde hayatta kalabileceğini açıklıyor. Bu şart ise, başkalarıyla birlikte olduktan sonra yaşadıklarını kendisine anlatmasını istemesinden geçiyor. Filmin bundan sonrasında Bess, Jan’ın hayatta kalabilmesi için yaptıklarını gösteriyor. Jan’ın isteklerini yerine getiren Bess, böylelikle tanrının onu yanından almadığı gibi bir düşüncenin içine iyiden iyiye düşüyor. Yaptıklarının Jan’ı iyileştirdiğini düşünen Bess, dinden aforoz edilmeye kadar uzanan hatalı davranışlar sergiliyor. Bess’in bu davranışları, kendisinin ölümüne sebebiyet veriyor.

Farklı bir film arayışı içindeyseniz, beklentiniz sıra dışı bir yönetmen ise, tavsiye edebileceğimiz film: Breaking The Waves / Lars Von Trier.

Daha fazla

1 YORUM

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

LOU ANDREAS – SALOME ‘ARAYIŞLAR’

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Hayat Tarzlarıyla Beraber Sosyal Ağların Benzeşmesi

İnsanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden bir tanesi de şüphesiz ki matbaanın keşfedilmesidir. Matbaa sayesinde insanlar kendi fikirlerini, düşüncelerini veya yorumlarını diğer insanlara aktarmaktaydı. Bu...