Distopya Temalı 10 Dizi Önerisi

Yazarın Diğer Yazıları

Distopya Temalı 10 Dizi Önerisi

Hepimiz ütopya kelimesini duymuşuzdur. Az çok da olsa anlamına vakıf olduğumuz bu kelimenin karşıt anlamlısı olarak da değerlendirilen distopya kavramı ise bize çok başka...

İkinci Dünya Savaşı’nda Yapılan İnsanlık Dışı Deneyler

II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en unutulmaz en acılı dönemlerinden birisidir. 1935- 1945 yılları arasını kapsayan II. Dünya Savaşı birçok milletin katılıyla oluşan küresel...

Kasım Ayında Vizyona Girecek Filmler

Teknolojik gelişmelerle her geçen gün bir adım daha ileriye taşınan beyaz perde büyük küçük herkesin hayran kaldığı filmleriyle bizleri büyülemeye devam ediyor. İşte Kasım...

Sevilen 10 Şairin Sevilen 10 Şiiri

Turgut Uyar’a göre güzel sanatların en üstünü, Özdemir Asaf’a göre çok az kişinin yüceliğine vardığı, Nazım Hikmet’e göre içeriğinin iyice pişirilmesi gerektiği bir kavramdır şiir. Biz...
Kübra Canbaz Akça
Kübra Canbaz Akça
İçimden sen geçiyorsun.. Yalnız Ve birden .. https://www.instagram.com/kubra_canbaz_istisna

Hepimiz ütopya kelimesini duymuşuzdur. Az çok da olsa anlamına vakıf olduğumuz bu kelimenin karşıt anlamlısı olarak da değerlendirilen distopya kavramı ise bize çok başka dünya sunmaktadır.

Bilindiği üzere ütopya, gerçek hayatta olmayacak kadar güzel olan bir toplumu ifade eder. Mükemmel bir düzen kusursuz bir yapı.. Distopya ise ütopyanın tam tersi anlayışı ifade etmektedir. Ütopya mükemmel anlamı barındırırken distopya baskıcı anlamına gelmektedir. Romanlarda ya da öykülerde distopya , ütopik toplumlar İçin hep bir tehlike oluşturmuştur.

Distopyada baskıcı toplum beraberinde kişilerin özel hayatlarının olmaması durumunu da getirmektedir. Yani bireyler, baskıcı düzene sonsuz itaat halindedir. George Orwell‘in ‘1984’ü ya da Margaret Atwood‘un ‘Damızlık Kızın Öyküsü’ gibi eserler edebiyattaki önemli distopik eserler arasında yer alır.

Teknolojinin gelişmesi ve sinema sektöründeki çeşitlilik ile birlikte bu kavramlar kitaplar haricinde de hayatımıza girmiştir. Diziler ve filmler bu kavramlarla içerik oluşturmaya da başlamıştır.

İşte size derlediğimiz izlemekten çok keyif alacağınız distopik dizi önerileri..

Keyifli seyirler..

1- Black Mirror

- Advertisement -

Modern toplumun ve bu toplum içindeki bireyin sorunlarını, yeni teknolojilerin getirdiklerini ve mevcut dünya düzenindeki siyaset, medya, sanat ilişkilerini yer yer yergi ile yer yer de bilim kurgu ögelerine başvurarak yorumlamaktadır.

Distopik bir kurguya sahip olan dizi, belki de bir kaç yıl sonra görmemizin çok muhtemel olduğu şeyleri anlatmaktadır. Teknolojik gelişmeler ve ahlaki ikilemleri baz almaktadır.

Her bölümde farklı oyuncular ve farklı temalar yer almakta; ancak ana konu teknoloji ve yeniliklerin insanlık üzerindeki inanılmaz etkileridir. Her bölümde teknolojiye karşı gizil bir başkaldırış söz konusudur.

2- 3%

3%, Pedro Aguilera tarafından oluşturulan bir Brezilya distopyasıdır. Dizi fakir halkların üstün ve seçilmiş sınıfa geçebilmek için Süreç adı verilen bir takım sınavlardan geçmek zorundadır. Her 20 yaşına giren genç bu sınava girmektedir. Sınavdan sadece yüzde üçlük dilim geçebilmekte ve refah ve huzurun bulunduğu Açıklar adı verilen bölgeye geçebilmektedir.

3% Brazilya yapımı olduğu için, Brazilya’daki iç karışıklıklar, eşitlik ve adalat, fakirlik ve zenginlik kavramları alt metin olarak dizide iyi bir şekilde harmanlanmış, mevcut dünya politikasına dair yaptığı göndermeler de oldukça iyi bir biçimde diziye yedirilmiş. Distopya türündeki en iyi dizilerden biri olan 3% dördüncü sezonu 2020 yazında gelebilir.

3- OA

OA, Amerikan yapımı bilim kurgu, fantastik ve doğaüstü bir distopya dizisidir. Dizinin yapımcılığını True Detective ve The Knick dizilerinin üreticisi Anonymous Content şirketi üstlenmektedir.

OA, 7 yıl boyunca ortadan kaybolan görme engelli Prairie Johnson’ın, günün birinde gözleri açılmış şekilde ortaya çıkmasının ardından, geldiği yere dönme çabasını konu alıyor.

Netflix yapımı bir dizi olan The OA, konu olarak bilim kurgu, fantastik ve doğaüstü olayları içerik edinmektedir. The OA, dizide aynı zamanda başrolde yer alan Brit Marling tarafından kaleme alınmıştır. İnternet üzerinde yayın yapan dizi şu an için 2 sezon yayınlamıştır. 

5- Sense8

Sense8, dünyanın sekiz farklı yerinde yaşayan ve gizemli bir şekilde birbirleriyle bağlantıları olan sekiz ayrı kişiyi odağına alan bir dizidir. Fantastik kurgusunun ötesinde sistem ve toplumsal eleştirileri nedeniyle dikkat çeken dizi, farklılıklara kucak açan hâli, kadını konumlandırışı ve cinsiyetçiliğe karşı duruşu ile farklı ve iddialı bir konumdadır.

Sense8, sözünü söylemekten, toplum normlarını eleştirmekten geri durmadığı için bir yandan birtakım çevrelerce linç edilirken diğer yandan göklere çıkarılan bir dizi olma özelliği taşımaktadır. Distopya ve bilim kurgu sevenler için oldukça keyifli bir dizi diyebiliriz.

6- Westword

Westworld geleceğin dünyasından heyecan ve macera arayan insanlar için özel olarak kurulmuş bir tür panayır, eğlence yeri gibi dizayn edilmiş özel bir kasabadır. Macera için burayı ziyaret eden zengin müşteriler, farklı zaman dilimlerine (Roma İmparatorluğu, Orta Çağ, Vahşi Batı gibi )gidip robot-kovboylarla savaşabilmektedir. Ancak bir gün parkın ana bilgisayarında yaşanan bir sorun nedeniyle robotlar serbest kalır. O sırada parkta olan iki misafir, robotların 1 numaralı hedefi haline gelmiştir.

Kurmaca bir evrende teknolojik tekillik meydana geldiğinde neler olabileceğini konu alan dizi, kıyamet sonrası dramalarından farklı olarak kurmaca yerde ve kurmaca zamanda meydana gelebilecek olaylar çok farklı bir üslup ile anlatmaktadır. Westworld, distopik diziler arasında en farklı konuya sahip dizidir.

7-  The Society

Gizemli bir şekilde kendi kasabalarına tıpa tıp benzeyen başka bir kasabaya gönderilen bir grup gencin hikayesini ele alan bir dizidir. Gençler, yaşadıkları kasabanın benzeri olan bu yerde ailelelerine dair hiçbir ize rastlamazlar. Başlarına gelenlere anlam vermeye çalışan gençler eve ve ailelerinin yanına dönmenin yolunu arar. Ancak her şeyden önemlisi öncelikle hayatta kalmanın yolunu bulmaları gerekmektedir.

Sineklerin Tanrısı romanından esinlenilen dizi, Chris Keyser ve Marc Webb’in imzasını taşımaktadır. Oyuncuların izleyicilere yabancı gelmesinden dolayı ilk 3 bölüm ısınma bölümü olarak adlandırılabilir. Sıkılmayıp diziye devam edenler ise oldukça iyi yorumlar yapmaktadır.

8- Altered Carbon

Aynı ada sahip çizgi romandan uyarlanan Altered Carbon dizisi, insanların karakterlerini ve ruhlarını yeni bedenlere transfer edebildikleri alternatif bir gelecekte geçmektedir.

Takeshi Kovacs, yıldızlararası savaşçılardan oluşan seçkin bir time mensup bir askerdir. Ancak takım, filizlenen bir isyan sonrası ağır bir yenilgi alınca hayatta kalmayı başaran tek asker Takeshi olur. Takeshi’nin zihni “buz içerisinde” hapsedilir ve yüzyıllar sonra Laurens Bancroftm adında son derece varlıklı bir adam ortaya çıkana kadar dondurulur. Laurens, Takeshi’ye tekrar hayata dönebilmesi için bir şans sunar. 

Altered Carbon’da distopya ve bilim kurgu ögeleri çok iyi bir biçimde harmanlanmıştır. Somut gerçekliği sorgulatan dizi keyifli bir izlenim sunmaktadır.

9- Lost in Space

Bu dizi 1960’lı yılların klasik bilim kurgu dizisini yeniden ve daha modern bir şekilde ele aldığı Netflix Orijinal dizisidir. Günümüzden 30 yıl sonraki bir gelecekte geçen hikayede uzayın kolonileşme dönemi başlamıştır ve daha iyi bir gezegende kendilerine yeni bir hayat kurmak üzere sınanmış ve seçilmiş olanların arasında Robinson ailesi de bulunmaktadır.

Ancak yeni evlerine doğru seyahat eden Robinson ailesi beklenmedik biçimde rotadan saparlar. Şimdi, orijinal varış noktalarının birkaç ışık yılı uzağındaki tehlikeli ve yabancı bir gezegende hayatta kalabilmek için yeni müttefikler bulmak ve iş birliği yapmak zorundadırlar. Dizi, bilim kurgu ağırlıklı ilerlese de distopya unsurları da iyi bir şekilde yansıtmaktadır.

10- The 100

The 100, kıyamet sonrası dram türündeki televizyon dizisidir. Dizi, Kass Morgan’ın aynı isimdeki kitabının uyarlamasıdır ve Jason Rothenberg tarafından geliştirilmiştir.

97 yıl önce yeryüzünde yaşayan insanların ölümüyle sonuçlanmış nükleer bir savaş olmuştur. Dünyanın yüzeyi yaşanılamayacak seviyede radyasyonla kaplanmıştır. Bilinen tek hayatta kalanlar gezegenin yörüngesinde bulunan 12 farklı ülkeye ait istasyonlarda yaşayanlardır ve bu uzay istasyonları Ark ismindeki istasyonun oluşturulması için Jaha başkanlığında birleşir.

Kaynaklar sınırlıdır, suçun türüne bakılmaksızın 18 yaşın üstündeki suçlular uzaya fırlatılarak cezalandırılmaktadır. Ark’ın kaynakları tükenmektedir, yeni yaşam kaynaklarına gereksinim duyulmaktadır. 100 genç mahkum dünyadaki yaşam olanaklarının öğrenilmesi amacıyla eski suçlarının bağışlanacağı söylenerek dünyaya gönderilir. Dram ve kıyamet sonrası distopya öğelerini iyi bir şekilde işleyen The 100 insan ilişkilerine dair önemli çıkarımlar da yapmaktadır. Dizi, distopya severlerin bir oturuşta izlemek isteyeceği bir senaryoya sahiptir.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....