Dışlananlar ve Müzikleri I: Sefarad

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların birlikte yaşadığı İber Yarımadası’nda başlayıp İstanbul’da biten bir hikaye bu: Sefarad Yahudileri.

1469 yılında Kastilya Kraliçesi I. Isabel ile Aragon Kralı II. Ferdinand’ın evliliğiyle birlikte Katolik İspanya güçlerini Gırnata Emirliği’ne karşı birleştirdiler. Siyasal üstünlüğü yakalayabilmek için kültürel kıyıma başlayan yeni yönetim, 1478’de İspanyol Engizisyonu’nu kurdu ve Gırnata Emirliği’nin yıkıldığı 1492’ye kadar binlerce Yahudi mahkeme kararıyla yakılarak öldürüldü. 1492 yılında çıkarılan Elhamra Kararnamesi ile Yahudiler’e iki seçenek sunuldu: Ya Hristiyan olun ya da İspanya’yı terk edin!

Hikayenin tarihsel süreci böyle başlamıştı. Barış, Müslümanlar ve Yahudiler aleyhine bozulmuştu. Savaş, Katolikleri zafere taşımış, kaybedenleri evlerinden etmişti. II. Bayezid’in emriyle Kemal Reis İspanya’nın güneyine yelken açtı, yüz elli bin Yahudi’yi Osmanlı İmparatorluğu’na getirdi ve İstanbul’a yerleştirdi. Gelenler kendilerine Sefarad Yahudileri dediler. Sefarad, İbranice’de “İspanya” demekti. Ana dilleri Cervantes’in Don Kişot’u yazdığı Ortaçağ İspanyolcasıydı. Beş yüz yıl içerisinde bu dil, Türkçe ve Yunanca’dan etkilenecek ve biraz “kırma” bir İspanyolcaya evrilecekti.

Katledilmenin ve evinden kovulmanın verdiği acı yıllarca bir müzik kültürünün doğmasını sağladı. Temel enstrümanları gitar, kanun ve def olan bu müzik kültürü de adını özlenilen memleketlerinin adından, İspanya’dan alacaktı: Sefarad Müziği.

Sefarad Yahudileri’nin cemaat-toplum düzeni sayesinde bu kültür yaşamaya devam etti ancak günümüzde unutulmaya yüz tuttu. Sefarad’ın en önemli temsilcilerinden olan Janet ve Jak Esim çifti, önemli etnomüzikologlarla birlikte çalışarak yüzlerce şarkı derlemiş ve kültürlerini yaşatmaya çalışmışlardır.

Bu müzikten birkaç örnek vermek gerekirse:

Victoria Hazan – Mis Pensieros Me Trusheron

- Advertisement -

Janet & Jak Esim – Por La Tu Puerta Yo Pasi / Gülpembe

Consuelo Luz – Los Bilbilicos

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...