Diğerleri Gibi Değil: Sıra Dışı Sanat

Yazarın Diğer Yazıları

Antik Mısır – Antik Yunan Sentezi: Fayyum Portreleri

Medeniyetin ilk yıllarından beri insanlık sanatın çeşitli kollarıyla uğraş halinde olmuş, kendisinden sonra gelen uygarlıklara pek çok yazılı ve sözlü sanat eserleri bırakmıştır. Tarihi...

Ben Bu Sokakları Biliyorum: Şiirimizde Mikro Mekan

Bazen izlediğimiz bir filmde başımıza gelir, bazen okuduğumuz bir romanda: bizi peşinden sürükleyen o başkarakter bir şekilde bildiğimiz bir caddenin köşesinden dönüverir. O andan...

Şairler Ölmez: Bir Karanfil Elden Ele

"Bir şairin gözleri kapanınca dünyada görülecek şeyler azalır." Henüz bir ay önce kaybettiğimiz felsefeci ve şair Oruç Aruoba, Cemal Süreya’nın ölümünün ardından böyle demiş. Oruç...

Farklı Dünya Kültürlerinin Deniz Kızı Efsaneleri

En eski çağlardan beri yeryüzünün farklı noktalarında farklı milletler, üstelik farklı zamanlarda birbirine fazlasıyla benzer hikayeleri anlatmış ve bunları benimsemişler. Buna bir örnek de...
Tayfun Tatar
Tayfun Tatar
Gömlek cebinde şiir, fotoğraf ve biraz da sonbahar taşıyan bir basit adam

Pek çok farklı tanımı yapılsa ya da daha doğrusu yapılamasa da özünde amacı “güzel olanı göstermek, anlatmak” olan sanatın her bir dalında pek çok farklı kanıksanmış aracı var. Müzik gitardan piyanoya, yan flütten gaydaya yüzlerce farklı çeşit müzik enstrümanı ile yapılır. Heykelleri mermerden, bronzdan; resimleri ise bir kanvas tablo üzerinde görmeye alışmışızdır. Peki ya yaratıcı beyinlerin ürünü olan sanat, eğer bu “normalin” dışına çıkabiliyorsa daha yolun başında benzerlerinden başarılı bir şekilde ayrışmamış mıdır? İşte bu yazımda benzerlerinin arasından ayrışan, yaratıcı yöntemleri ve araçlarıyla sıra dışı sanat eserleri ortaya koyan bu insanlardan örnekler sunacağım. Keyifli okumalar!

1. Chad Knight – Dijital Heykeltıraş

Heykellerin müze müze gezerek görebileceğimiz, diğer turistlerin arasından izleyebileceğimiz sanatsal eserler olmasına alışığız. Ancak Chad Knight, bizi alışılmışın çok ötesine götürüyor. Çünkü Knight’ın eserleri, aslında gerçek dünyada yer almayan üç boyutlu çizimlerden ibaret. “İbaret” sözcüğü kafanızı karıştırmasın, bu şahane çizimlerin her birinde yer alan her bir objenin temsil ettiği bir düşünce, bir mesaj var ve bu yüzden de Chad Knight, bir sürrealist olarak görülüyor. 43 yaşındaki sanatçı, dijital heykellerini “sürekli aktif, gürültülü beynimdekileri sunmanın tek yolu” olarak tanımlıyor. Daha fazlasına kendi Instagram hesabından ulaşabileceğiniz Chad Knight eserlerinden bazıları:

Origin

Forged

Obviously Ignorant

- Advertisement -

Protect

2) Golsa Golchini – Ressam

Golchini, İran doğumlu ancak 2004’ten beri Milano’da yaşayan, burada görsel sanatlar okumuş bir ressam. Golchini’nin resimlerini sıra dışı kılan ise minimal bir düzende tablo olarak kullandığı objeler. Eserlerinde kimi zaman bir karton parçası, kimi zaman bir boya fırçası, kimi zamansa kendi ellerini tablo olarak kullanan Golsa Golchini, bunu şöyle anlatıyor:

“Sanat benim için her gün karşılaştığımız şeyler üzerine iletişim kurmanın bir yolu. Eserlerimle insanların günlük yaşamlarına farklı bir gözle bakmaya çalışmasını amaçlıyorum.”

Golchini, eserlerinin anlaşılır gözükürken aslında büyük hikayeler içermesini amaçlıyor. İşte eserlerinden bazıları:

Win the Wind

The Lazy Pink

Hide and Seek

At the Beach

3) Loui Jover – Çizer

Resim sanatına ilgili olanlar, Rönesans resimlerinde sıklıkla kullanılan sfumato tekniğini bilir. Kısaca özetlemek gerekirse bu teknik, objenin dışında kalan arka planın gerçeklikten bağımsız resmedilmesidir. Yani sfumato bir arka plan, aslında var olmayan bir mekanı tasvir eder. Bunun en iyi örneği de da Vinci’nin Mona Lisa’sıdır.

İşe Loui Jover’in çizimlerinde kullandığı teknik bana bunu çağrıştırıyor. Jover, çizimlerini çoğunlukla kitapların farklı sayfalarını bir araya getirerek oluşturduğu “tabloların” üzerine yapıyor. Kitap seçimini çizimine, ya da çizimini kitap seçimine göre yapmadığını söyleyen Jover’in sözlerine göre kendi sanatının en dikkat çekici özelliği ise “kırılganlığı”. Bunu da hafif bir rüzgarın özellikle yapım aşamasında bütün sayfaları uçurarak çizimini zora sokabileceğini söyleyerek açıklıyor. Jover’in çizimlerinden bazıları ise şunlar:

Red Romantica

Opus Tempo

On That Day

Morning Walk

Hope Swings

4) Antonio Mora – Fotoğrafçı

Antonio Mora, İspanyol bir fotoğrafçı. Fotoğraflarını sıra dışı kılan ise çift pozlama olarak bilinen yöntemi çok etkin bir şekilde kullanması. İki farklı pozun ya da sahnenin tek fotoğrafta birleştirilmesi olarak özetlenebilecek bu teknikle Mora, oldukça ilgi çekici portrelere imza atıyor. Doğayla insanı bir araya getirirken seçtiği iki farklı pozun özellikle seçilip seçilmediği ise merak konusu. Üstelik bu portrelerde bana kalırsa bir miktar Magritte esintisi de bulunuyor. Bu fotoğrafları aşağıda görebilirsiniz.

Arquitectures

Cuervo Bueno

Sister

5) Edgar Guerreiro – Müzisyen

Edgar Guerreiro ile Edinburgh’un ünlü sanat festivali olan Fringe sırasında karşılaşmıştım. Şehrin en ünlü caddesinde Hristiyanların ünlü ilahisi Ave Maria’yı çalıyordu. Sıra dışı olan ise müzik aletiydi: bir testere. Bu karşılaşmadan sonra araştırdığım Guerreiro, İskoçya merkezli bir sokak sanatçısı. Yani ülkenin farklı yerlerinde sokaklarda onu görebilirsiniz. Üstelik böylesine “basit” bir müzik aleti kullanmanın kendisine getirisi olarak, farklı müzik eserlerine uygun pek çok farklı enstrümanı var 🙂

Kendisinin açıklamalarına göre farklı boyutlarda testereler farklı tizlikte sesler üretiyor. Testere küçüldükçe ise ses tizleşiyor. Bunun dışında sesin doygunluğunu etkileyen bir değişken ise testereyi ne kadar büktüğünüz. Aşağıdaki videoda Guerreiro’yu Edinburgh sokaklarında dinleyebilir, aralarda yaptığı açıklamalara kulak kabartabilirsiniz.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...