Gece Modu

“Bu kitap ısrar üzerine yazılmıştır.”

1- “Bana artık büyü diyorlar
Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından
Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar.

Bir gece kalkıp bütün ışıkları yakacağım Füsun
Şiirime ışıktan bir nokta koyacağım!”
(s.17)

2- “Bana artık büyü diyorlar Füsun
Artık büyüyüm, bilmiyorlar.

Bazı yarım işleri artık tamamlıyorum
Bazı yarım şiirleri…
Bazı yarım baş ağrılarıyla.”
(s.19)

3- “Mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.”
(s.22)

4- “Şiir şiir olalı böyle şiirsizlik görmemişti.

Güneş sisteminden uzaklaşan bir gezegen gibi
Karnımdan çıkan şiirleri yazacağım.
Ve göbek deliğime basıp şiiri kapatacağım.”
(s.22-23)

5- “Anlatacaklarım bu kadar!

Değildi”
(s.27)

6- “Takatim yok o kadar
Kelimeler ölsün istemem.
İsterim ki kelimeler bahçe havuzumda kırmızı balıklar gibi yüzsünler

Kelimeler birer birer ölüyor,
Kalem büyüsünü kaybediyor

Kelimelerin mezarlığında gece bekçisiydim.
Dirilecekleri günü bekledim.”
(s.28-29)

7- “Bir çocuk romanı olarak anlaşılmıştım artık.”
(s.30)

8- “O gün içime çok şarap döktüm
O gün içime çok kahve döktüm”
(s.31)

9- “Birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
Muhtemelen hayat vardı.”
(s.34)

10- “Yazmak istediklerimin etrafında gezindim.
Bugün hayata bir zararım dokunsun istiyordum.”
(s.40)

11- “Bir yıldız gibi kayıp gitmesinden korkuyorum diye
Yıldızımın sivri uçlarını törpülüyordum ben o sıra
Kullanılmayan tabut kapaklarıyla.”
(s.46)

12- “Yarısı yenmiş aklımdan biten gülleri koparıp onlara attım
Onlar şiir, şiir diye koşup kapıştılar
Bence şiir değillerdi bile, benim şiirim hiç olmamıştı”
(s.47)

13- “Bir cadının içli geçmiş zamanındayım

Sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim
Acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim

Sözlerin arasındaki boşlukta
Acı çekmemeyi öğrendim”
(s.49-50)

14- “Zavallı kendim!
Tasfiye edilmiş bir merkez komite üyesi gibisin.”
(s.52)

15- “Kaç kadın gelmişti, kaç kadın geçecekti.
Bıkmıştım artık bu kahraman kadınlardan
Hepsinin kahraman olması şart mıydı yani.
Biri olsun şiirinin kadını olamaz mıydı?”
(s.68)

16- “2.75 miyoptum ve çizdirmeye de hiç niyetim yoktu.
Göz görmeyince gönül katlanırdı insanlığa doğru.”
(s.70)

17- “Ve kediler insanı yarı yolda bırakmazdı.”
(s.74)

18- “İyilik dolu akşamlarım olsun istemişim.

Yalnız kalıplardan vurarak çıkardığım buz parçalarını
Bazı akşamlar kalbimle karıştırıyorum.”
(s.79)

19- “Bir tek senin şiirin bu yüzden son dizesiz kaldı.”
(s.81)

20- “İçimde her Pazar olduğu gibi kötü bir şey olacağına dair kuvvetli bir his. Ama yabancı değil ve hatta müptelasıyım.

Git gide daha rasyonel işlere imza atıyorum ve bir nebze olsun saçmalamayı bıraktım.”
(s.82-83)

21- “Ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak. Onlara ne söylemeliyim. Bir şey söylemem gerekir mi? İnsanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.”
(s.85)

23- ” ‘Hiçbir acının gücü sigaramın ateşini söndürmeye yetmeyecek.’ ”
(s.87)

24- “bilesin ki devamlı endişeliyim. bilhassa pazarları. İzmir’deyken eski günlerde. benim eski günlerim İzmir’de kaldı.

dilimdeki tutuklama İstanbul’da başladı. bazı geceler dilimi tutan pası ovar ve inançlarımı geri isterdim. ümitvar acılarımı geri isterdim. benimle konuşmalarını isterdim. bana söyleyin derdim.”
(s.89)

25- “illaki yaşayacaktım. içlenmiştim. içli bir şey olmuştum. bağırmaya yakışmamıştım. ve zati yeterince bağırmıştım. salladığında buzların sesine alışmıştım. çok yürümüştüm. otuz altı numara ayaklarım bile bu dünyayı adımlayıp durmamı acaip karşılamıştı. buna hayret etmiştim. buna çok sevinmiştim. çok hayret etmiştim. ve sesi hayaletle iyi gider diye hayret eden bir şair değildim. hayalet gibi gezdim. yaprakların düşerken attıkları çığlıkları duydum.”
(s.90)

26- “mahallenin leylası kim olsun diye beni seçtiler.”
(s.92)

27- “Seni sevişim Frankfurt’taydı, Laternaydı
Hep aynı şarkıyı çalardı.
Kırmızı bir mumdun Şamdanına yakışan
Hayata benzeyen Bir yanın vardı
Zümrüt kakmalı hançerimi elimden alan.
Sanırım karanlık bir kömürlükte
Güneşli bir sabahtın. İçime dokunan
Bir halin vardı Ölüme benzeyen
Gözlerimin buğusuna yazamadığın
adın vardı. Rutubet kokusuna sıkışan.

bir suskunluğu ikiye ayıran
bir tabelaydı Frankfurttaydı
seni sevişim bir Laternaydı
Hep aynı şarkıyı çalardı.”
(s.95-96)

 

28- “Ücra günler büyük harfle başlar.
İnsan ıslansa biraz aklından kuş sürüleri mi
taşar?  Bıraksak biz, belki bir fesleğen anlar.”
(s.97)

29- “Senin için bir şiir yazacaktım İstanbul
İsmini ağrı koyacaktım.

Bir şiir seni bu kadar sever miydi sanıyorsun İstanbul?”
(s.98)

30- “Bir dikişte içtim bir şişe geceni
Yıldız komasına girmek istiyordum,
İstiyordum dolunay çarpsındı beni”
(s.99)

31- “Bırak müridin olayım İstanbul”
(s.99)

32- “Şiirsizim
Bir şiir senin ismini ağrı koyar mıydı sanıyorsun İstanbul?
Ben bu şiiri kusarak yazdım.
ekim 2002, yakında kasımpatları da çıkacaktı.”
(s.101)

33- “Bir mektup falan yazsam sana…
Kalbine bir mektup yazamıyor insan”
(s.102)

34- “Şiir icabı bunlar hep, gerçek hayatta olmuyor.
İyiyim falan diyorum sana ama
Bunlar hep sen yanımda olmadığından.”
(s.105)


35-

Sayfayı çeviriyorsunuz,
Ardından Müjde Bilir’in bir yazısını görüyorsunuz.

Okurken tüyleriniz diken diken oluyor.
Geçen tümcelere sarılasınız geliyor.
İzmir’in sokaklarında tüm Zeyna kedilerle kaybolmak istiyorsunuz.
Sonra,
bir şiir geliyor.
“128 Dikişli Şiir”
İşte o şiiri okurken gözlerimden yaşlar akıyor. Sahile karışıyor.
Göğe bakıp hiçbir şey düşünmek istemiyorum.
İşte 35. alıntı da bu şiir oluyor.
Sizden ricam kendiniz okumanız…
Didem Madak’a kocaman sevgimle.

Pulbiber Mahallesi

Metis Yayınları

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin