“Devlet”e Göre Platon’un Sanat Öğretisi

Yazarın Diğer Yazıları

Ziya Gökalp’in Üç Farklı Eserine Bir Bakış

Ziya Gökalp, ulus-devlet modelinin homojenleştirici yönünün dünyayı şekillendirmeye başladığı ve ulusçuluk akımının da hızla yayıldığı bir dönemde yaşamıştır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın...

Popüler Kültür ve Tüketim İlişkisi Nedir?

Popüler kültür, gündelik yaşama hâkim kültür olarak karşımıza çıkar. Yöneten sınıfların, kültürel değerleri ve gelenekleri, egemen ideolojileri doğrultusunda yeniden şekillendirip bağımlı bireylere sundukları kültür...

Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar | 40 Alıntı

1- "Bu sözleri unutamam artık; bütün geleceğimi kararttın. Oysa, kitaplardan söz ederken sesin ne kadar farklıydı." (s.15) 2- "İçimde bir boşluk var; perşembe sabahları, okula gitmek...

Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" diye biten bir kitap nasıl kötü olabilir? Bilenler bilir, bendeki Oğuz Atay sevgisi bambaşka. "En sevdiğim yazar" tanımlamasını onun için...
Zeynep Gizem Eskici
Zeynep Gizem Eskicihttp://instagram.com/siyahbeyazkutuphane
"küçük hanım yine hayaller peşinde... küçük bir hanım olamayan küçük hanım"

İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda sahip olunan eserler arasında kesinlikle Platon’un “Devlet” kitabını görürüz. Bu kitap, çoğu tek Tanrılı dinlerden önce Doğu’da ve Batı’da en önemli kitaplar arasında yerini almıştır.

Kuşkusuz, bu dönemlerde sanat da önemli olarak tarihte yer edinmiştir. Devlet kitabında, Platon’un sanat öğretisini incelerken Tanrı fikrini de önemsemek gerekir. Platon, mevcut Tanrı anlayışını eleştirir. Ona göre, diğer dünya ve bu dünya arasında bir denge kurmak gerekir. Eğer bu denge olmazsa, yapılması gereken yapılmış olur. Ortada eğri durumlar kalmaz. Doğruluğun ilk koşulu ona göre, öğütçülüktür.

Platon, çoğu masallara inanılmaması gerektiğini dile getirir. Çünkü, bazı masallardaki Tanrı detayları -Zeus’un oğlunun zorla kız kaçırmaya kalkışması gibi- ahlaksızcadır. Bu nedenle Platon’a göre bu masallar, dinleyicisine zarar verir. Hangi sözlerin söyleneceği, hangilerinin söylenmeyeceği üzerinde konuşulmalıdır. Bu durum doğruluğun ne olduğunu, doğrunun bilinsin ya da bilinmesin, doğruluktan ne yarar geldiğini bilmeden halledilmez.

Platon’a göre şairin yaptığı iş, başkalarının söylediği sözleri, bu sözlerin nerede, nasıl söylendiğini anlattığı zaman sadece anlatmadır. Homeros da, bütün şairler de anlatmalarında taklide başvururlar. Ancak, şair kendini hiç gizlemezse anlattıklarına taklit karışmaz. Yani, bir destandan kişilerin sözleri dışında şairin sözleri çıkarılıp sadece konuşmalar bırakılırsa tam tersi bir anlatım yapılmış olur. Tragedyada görülen çeşit de budur. Böylelikle şiirin iki türlü anlatma yolunun olduğu sonucuna varılır: ilki taklit yolu, ikincisi ise, şairin olan biteni kendi anlatmasıdır. Bütün bunlardan sonra geriye bu sözlerin nasıl söyleneceğini incelemek kalır.

İnsan, her şeyi birden taklit edemez; tek bir şeyi taklit edebilir. Öyleyse, önemli iş gören birinden aynı zamanda çeşitli taklitler yapması beklenemez. Platon’un burada bekçi benzetmesi yaptığını görürüz. Tıpkı bekçilerin kendilerini sadece devlet işine vermeleri ve bundan başka bir şeyle uğraşmamaları gibi. Ona göre, hiçbir kötü iş ne yapılmalı ne de taklit edilmelidir. Çünkü taklit ede ede, sonunda taklit edilene alışılır. Sanatın kötüyü göstermemesini, taklitten kaçınmasını, taklit edilecekse bile iyinin taklit edilmesi gerektiğini vurgular. Platon, sansürü zorunlu görmekle birlikte, serbestliği öngörür. İnsanın taklit ederek öğrendiğinin farkındadır. Sahne sanatlarından ziyade, müzik gibi sembolik sanatları tercih eder. Algıladıklarımız idealar dünyasından bir yansımadır. Doğada var olanı görsel sanatlarla taklit etmek, taklitten taklit çıkarmaktır. Görsel sanatları bu nedenlerden dolayı pek sevmez. Ona göre, taklitten taklit çıkarmak eseri uzaklara götürmektir. Bu sebeplerden dolayı müziği ve şiiri seçer. Ancak, fenomeni de reddetmez; tine geçiş olarak görür. Ona göre, tarih döngüseldir.

Platon’un idealize ettiği devlette, sanatta kullanılacak yol, iyi kişiyi taklit edip karışık yollara sapmayan anlatmadır. Bu taklit, kanunlara uyacak sözler de içerecektir…

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....