Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



 Otobüsün camına başımı yaslayıp dinlediğim şarkı gibi biraz da hayat, en ufak tümsekte başım cama sertçe çarparken daha iyi duyuyorum şarkının sesini!

 

Ertelenen her şeyle en iyi yüzleştiğimiz andır aslında bu yolculuklar. Öyle ya, tokat gibi çarpar yüzüne gerçekler. Hele ki hava soğuksa, bir gidiş yetiyorsa hayat boyu bir ruhu üşütmeye, çabuk geçmez içindeki o çekmecelere saklamak istediğin his.

Üstelik kasım geliyor, bilirsin kasım affetmez öyle her şeyi

Şimdi sonbahara, avuçlarıma düşüveren bir sarı yaprağa anlatacağım olan her şeyi. Neler neler olmadı ki


İçimden şarkılar türküler geçerdi o öyle baktığında.

Söyleyemediğim her şey, var gücüyle çarpardı kalbimin duvarlarında yankı yaparak. Sonra bir kaşını kaldırışında yürekte çıkan hezeyan doldururdu boş sayfaları, dünyanın ekseni yerinden oynar gibi- bir daha eskisi gibi olmayı bırakıverirdi her şey.
Üzülmüyorum, üzüntülü anlara artık inanmıyorum. Hayatın en güzel hediyesi avuçlarımdayken bir şeylere şikayet etmenin hadsizlik olacağını düşünüyorum. Caddelerde koşup, öyle dönüp dolaşıp beni bulan bütün mucizelere şükrediyorum.
Şeritler değişiyor yollar geliyor yollar gidiyor.

Küçükken bu yoldaki şeritlerin sonu yok mu der dururdum, şimdi anlıyorum yerdeki o uzun ipin ucunda sen varsın, ve o yollar seni bana getirecek.
Bakma bu dağlar bu denizler aramızda engel değil hepsi şahit bize, hepsi seni bana getirecek.
Sonra bekliyorum, biliyorum ki beklemek beklenenle doğru orantılı. Beklenen beklediğine değerse beklemek güzel diyordu bir şair, “beklenen benim ölümüm-kalımım”, bekliyorum.
Sahi kaç sevinç sığar bir şehrin sınırlarına, kaç sarılmaya şahittir otobüs terminalleri… Biri gelir ve alalade bir şehri dünyanın merkezi ilan eder ya, öyle bir şey.
Geldin ya, şehrin kokusu bile değişti. Geldin yerle gök bir oldu, geldin yıldızlar ayaklarımızın altında. Ve gözlerinin rengine dönüşüverdi dünya.
Ama şimdi biliyorum, ve bilmek yetmiyor eminim artık…


Karanlığın en güzel rengine- bir çift uçurum olan gözlere- hapsolan ruhu o uçurumdan hiçbir aydınlık çıkaramaz.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin