Öldüğümde,
Beni bir daha öldüğüm gün kadar sevemeyeceğin bir geçmiş bırakıyorum ardımda.

Geride bıraktıklarım, birçokları, beni eşeledikçe soğuyacak benden. Önce ağlayacaklar, üzülecekler, iyi şeyleri hatırlayıp duracaklar. Kimisi bir hafta, bir ay… Bir sene ağlayacak olanlar bile olacaktır inanmazsınız.
Süreler.
Ama sonra, soğumak istemeliler. Üşümeliler de üstelik. Arayıp buldukları asla onları memnun etmemeli. İnanmıyorum demeliler, gözleri büyümeli arayanların. Böyle faltaşı dediklerinden. Acıyı dindirmek için bundan daha leziz bir yemek bilmiyorum.
Eğer birini bir daha eskisi gibi sevemiyorsanız, muhtemelen on iki aylık bir kış vardır orada. Soğukluk, soğumak, usanmak, bıkmak, tiksinmek (hastalık son safhada) ve en son da sevginin ölümü. Bu kelimeler kışı getirir sobasız evlere. Eğer gözünüz arkada kalacaksa muhakkak kirli bir geçmiş bırakmalısınız ardınızda muhterem nur insanlar.

Kimseye beni sevecek bir neden bırakmadım. Yine de seven olduysa, ağladıysa, aşık, özür dilerim ben de aşığım.

Yukarıda anlattığım düşsel kirli geçmiş oyunu için yeterli birikime sahiptim. Yani sanıyorum sahiptim. Elbette hatalarım oldu planlamada, fakat onları memnun edecek düzeyde kendimden soğuttum. Memnuniyetler el yapımı pahalı türden hislerdir. Tabi diğer yandan insan bu, merakı bitmedi. Aradıkça buldular, buldukça soğudular. Hele biri vardı, çay kaşığına benzer, şeker kullanmıyorum sen düşün, soğumalara doyamadı, arayıp buldukları yetmedi, uydurdu; az ve doğru bilenlere gitti, onlara da uydurdu. Sonra da sürekli allah belasını vermiş kulak çınlamalarım oldu, üzüldüm, bir de afedersiniz ağzımdan küfür çıktı, küfürler daha doğru, küfürlere doğru, benim de gözlerim faltaşı oldu, dedim tebrikler, burda bile ettiğimi buldum, dedim tebrikler.

Bismillah demiştim ölürken, bir işe başlar gibi.
Kendi ölümünü beklemekten vazgeçmenin çelişkisi işte,
İnsan ne halt yiyeceğini de ne diyeceğini de bilemiyor.

İki gözüm var arkada kalmış.
Nasıl ağladım bilseniz.
Ama benim bu suyu dolduracak kabım kalmadı.
Siz bu gözleri hiç bilemediniz.

İki gözüm, aşık,
Ben o iki göze aşık,
Bu bir veda, sakin bir haykırış.
Bir sizi soğutamadım, gidiyorum.
Bir sizi severken üstelik,
Üzgünüm, ben ölüyorum.

zeynep seden

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin