İnsan bazen gelmişine geçmişine diye başlamak istiyor cümleye de boğum boğum oluyor boğazında kelimeler.

İnsan en çok haksız çıkmak istiyor da sevmek eyleminin haksız çıkan türlüsü yok ki!

Hissi kablel vuku ile paranoyaklık arasına salıncak kurmuşlar, üstüne de beni oturtmuşlar.

Sallandıkça üstümün tozları saçılıyor etrafa.

Terk edilmiş bir ev şimdi içim.

Beyaz örtülerin altındaki koltuklar içimin hayaletleri.

Her oturandan bir iz kalmış.

Günler hem geçiyor hem geçmiyor.

Ne tarafa baktığına göre değişiyor

Ama en çok ne taraftan baktığına göre değişiyor.

Eskinin eskimişliği onun üstüne eskittiklerinle anlaşılıyor.

Dünya dediğin kürenin üstünde

Küresel sıkıntılardan dem vurup, demli çaylar içen küre kafalılar topluluğuna bakıp bakıp iç geçiriyorum.

İçim geçiyor…

Karanlıklar gözle görülebilir en güvenilir yerler artık.

Küresel mahlukatların çarpık yapıları arasında,

Karanlık bir sığınak arıyorum.

Bulamıyorum.

Aradığım her şey tedavülden kalkmış gibi.

Aradığım tüm duygular ölesiye paslanmışlar.

İçimde patladığını sandığım bombalar artık her yerde

Dün bir otobüs durağında, yarın başka bir köşe başında…

Kanıksanmışlar…

Bir yerlerde, bir çocuğun elinde, bir balon patlıyor!

Bir anne ürküyor ve bir çocuk gülümsüyor.

Balonlar bastıracak tüm patlama seslerini

Çocuklar biliyor!

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin