Çocuk Edebiyatı: Bir Genç Kızın Gizli Defteri

Çocuk edebiyatının en bilinen romanlarından olan İpek Ongun imzasıyla okuduğumuz -Bir Genç Kızın Gizli Defteri ile başlayan-  bu seri belki de çoğu gencin kitaplığında yerini almıştır. Serinin ilk kitabını 14-15 yaşlarında büyük heves ve heyecanla okuduğum ve çocukken beni nasıl etkilediğini fark etmek için tekrar okumaya karar verdiğim bu kitabı Artemis yayınlarından okudum. Kitap kopup yırtılmayacak kadar sağlam bir baskıya sahip. Aralık 2013 baskısı ve 263 sayfa olan bu kitap kapağa bir genç kızın renkli ve dağınık odasını taşımış. Bu kapak birçok okuyucunun dikkatini çekebilir ancak kapakta yer alan kedi neden orada anlamadım. Çünkü kahramanımız Serra’nın bir kedisi yok. Kitabı açtığımızda pembe fon üzerine beyaz puantiyeli -gel beni oku diyen- bir iç kapak bizi bekliyor. Sonrasında ise bizi bir ön söz karşılıyor ve yazarımız İpek Ongun bu ön sözde yazılanların anı olduğunu iddia ediyor. Oysa kitabın sayfalarını biraz karıştırırsak yazılan her günün bir tarihi var. Bu da yazılanın bir günlük olduğunu bize açıklıyor. Kitap başlıyor ve biz de bu günlük sayesinde kahramanımız Serra’nın hayatına ve çalkantılı ruh haline ortak oluyoruz. Serra’nın annesi, babası, akrabaları ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin işlendiği bu kitapta Serra’nın tutumları bir çok gence örnek oluyor. Serra ilk olarak kilolarından hiç memnun değil. O yaşların vermiş olduğu kendini beğenmemezlik güzel aktarılmış. Serra’nın okulda platonik olarak sevdiği biri var. Okul bitiyor ve Serra yaz tatili için kuzeni Sırma’ya gidiyor. Orada edindiği arkadaşlıklar onun hayatındaki en önemli izlerden biri belki de. Arkadaşı Tümay’ın yüzmeyi sevmesi ve madalyalar kazanması birçok genci harekete geçirecek cinsten. Ben bile bu yaşımda tekrar heves ettim. Serra tatildeyken bazı değişimler yaşıyor. Mercek kullanmaya başlıyor ve saçlarını kestiriyor. Serra tüm bunları yaşarken özel hayatı durgun değil elbet. Çünkü annesi ve babası boşanıyor. Bu boşanma konusu özellikle seçilmiş olmalı çünkü Serra’nın yaşadıklarını birçok genç yaşıyor ve kahramanımızla empati yapabilirler bu sayede. Serra ve annesi artık birlikte yaşamaya başlıyor ve hayatın cilvelerine göğüs germeye devam ediyorlar. Tabii Serra’nın rüyalarındaki en büyük yardımcısı Cosby babasını da unutmamak gerek. Kitabın sonlarına doğru Serra okulda yazılar yazmaya başlıyor ve ilk yazısında öğretmeni onun yolunu kapatıyor. Yabancı bir kişiye ithafından dolayı yazıyı astırmak istemiyor. Serra’nın bu olayla yaşadığı buhranlar da bir süre sonra geçiyor ve kitap son buluyor.

Yazarımız bu kitapta birçok gence mesajlar ulaştırmaya çalışmış. Serra’nın kitap okumayı seven bir profilinin olması ve yazın tanıştığı ve etkilendiği Cüneyt’in de böyle olması birçok genci kitap okumaya teşvik edebilir. Kitabın günlük şeklinde yazılması da yine birçok genci günlük tutmaya özendirebilir. Kitaptaki karakterlerden baba, bana göre çizgileri pek belli değil. Yani babası nedir kimdir ne iş yapar bunları az az öğrenebiliyoruz. Yazıyı asmayı reddeden rehber öğretmeni ise rehberlik kurallarına aykırı hareket eden bir öğretmen. Yani rehberlikle uzaktan yakından alakası yok. Yazar neden böyle bir rehber öğretmeni profili çizmiş anlayamadım. Olayları çözen ise edebiyat öğretmeni oldu. Yazar bana kalırsa bu iki öğretmenin yerini değiştirseydi daha iyi olurdu. Problemi çıkaran edebiyat öğretmeni çözen ise rehber öğretmeni. Kitabın yazıldığı 1990 yılındaki durum böyle olduğu için mi böyle yazıldı bilemiyorum elbet. Kitapta dikkat çeken bir diğer nokta ise Serra’nın annesinin ortaokul 15-16 yaşında olan kızını-kızın doğum günü olsa bile- içki içmeye teşvik ediyor olması. Çocuk gelişimini göz önüne alırsak bu asla kabul edilemez bir örnek olmuş olur.

Olay akışının sıkmadığı bu akıcı kitap birçok genci içine çekebilir. Ancak edebi doyum olarak hitap ettiği okuyucu kitlesinin gerisinde kalıyor. O yaşlarda birçok çocuk daha ağır metinlerin altından kalkabilecek nitelikteler. Kitap bir öğrenciyi hayal kurma gemisine bindirip onların edindikleri hedeflere daha sıkı bağlanmalarını sezdirerek belki de okuyucuya en büyük iyiliği yapıyor.

Tüm bunların ışığında bu kitap okunabilir ancak okuyucunun başucu kitabı olabilecek seviyede midir o okuyanın takdirine kalmış bir durumdur.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Must Read

”Atiye” Yayınlandı!

 2019 Aralık ayında ilk sezonu yayınlanan, Netflix'in Hakan Muhafız'dan sonra ikinci orijinal Türk yapımı dizisi olan Atiye'nin ikinci sezonu yayınlandı!