Gece Modu

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin’in 1983 yılında yayımladığı ilk romanıdır. Yayımlandığı tarihte toplumcu gerçekçi bazı yazarların – toplumun değerlerine eğilmemesi gerekçesiyle – eleştirisine uğramış olmasına rağmen edebiyatımızda oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu roman, edebiyatımızdaki büyülü gerçekçilik akımına dahil edilen ilk roman olma  özelliğini taşımaktadır. Romanın işlenişinde kullanılan masallar, türküler, halk hikayeleri ve maniler onun bu akıma girmesine neden olmuştur. Roman, otobiyografik unsurlar içermesi bakımından da oldukça dikkat çekicidir. Latife Tekin, Kayseri’nin Bünyan Kasabası’na bağlı Karacefenk Köyü’nde doğmuştur. Diğer kardeşlerinden sıyrılıp liseyi bitiren yalnızca o olmuştur. Roman ise Kayseri’nin Alacüvek Köyü’nde geçmektedir. Bu isim elbette ki yazar tarafından oluşturulmuş gerçekte olmayan bir yer ismidir. Karakterler içinde ön plana çıkan Dirmit ise hiç şüphe yok ki Latife Tekin’i temsil etmektedir.

Roman, Aktaş ailesinin köydeki yaşamını, köyden kente göçüşünü, 1960’lı yılların toplumunu, adetlerini, inançlarını ele almaktadır. Romanda ilk tanıtılan kişi Huvat Aktaş’tır. Huvat, mavi bir otobüs ile köye girer. Köylüler hayatlarında ilk kez gördükleri bu şey karşısında dehşetle irkilirler. Hatta bazıları korkudan donuna kaçırır. Huvat başka bir gün de köye radyo ile gelir. Köylülerden bazıları radyonun karşısında fenalık geçirirler. Huvat köye üçüncü gelişinde ise süt gibi beyaz bir kadın ile birliktedir. Kadın köye geldikten sonra tavuklar yumurtadan kesilir, üst üste koyunlar ölür. Köydeki insanlar, yaşanılan bu kötü olayları kadının gelmesine yorarlar. Kadının cinli olduğunu düşünürler ve onu ahıra kapatırlar. Kadın dokuz ay boyunca orada kalır ve dokuz ayın sonunda bir bebeği olur. Kadını nihayet ahırdan çıkarırlar. Bu kadının adı Atiye’dir. Doğan çocuğun adını Huvat’ın annesinin adı olan Nuğber koyarlar. Ahırdan kurtulan Atiye, köy yaşantısına kısa bir süre içerisinde uyum sağlar. Onlar gibi giyinmeye, onlar gibi konuşmaya başlar. Atiye tekrar hamile kalır. Karnındaki bebeğin adı Dirmit’tir. Dirmit bir gün annesinin karnındayken Atiye’nin annesinin sesiyle ”Ana! Ana!” diye bağırır. Bu durumdan korkan Atiye karnına ”Geberesin e mi! ” diyebilmekle kalır. Dişleri kenetlenir ve eleğin içine kapaklanır. Huvat, annesinin sözünü dinlemeyip karısını ve kızını iyileştirmesi için Cinci Mehmet’i evlerine getirtir. Bu adam Atiye’ye güzel şeyler söyleyip içini ferahlatacağına kızın eksik doğmazsa başına gelmeyen kalmayacak der. Dirmit doğduktan üç gün sonra da Cinci Memet cinler tarafından boğularak öldürülür. Roman iki bölüm olarak incelendiğinde buraya kadarki kısım cinler, periler, masallarla örülü rüyalar ve akla sığmayan ögelerden oluşmakta ve bu ögeler karakterlerin hayatlarını etkilemektedir. İkinci bölümde ise Aktaş ailesi artık kente göçmüştür. Kentin adından romanda bahsedilmezse de İstanbul olduğu tahmin edilmektedir. Şehirde Aktaş ailesi farklı sorunlarla karşılaşmaktadır. Bunların en başında gelen, işsizlik sorunudur. Huvat ve oğulları kentte kendilerine göre bir iş bulamazlar, bulsalar bile uzun süre o işe devam edemezler. Hâl böyle olunca Huvat yeşil kitaplara merak salar ve hoca olur. Atiye ise adeta bir falcı olur. İsteyenlere fal bakar. Rüyalarının bazıları gerçek olur ve Hızır ile karşılaşır. Ölmüş babası evine gelir ve canının nar pekmezi çektiğini söyler. Atiye olağanüstülükleri yaşayan bir karakterdir. Kızı Dirmit’in ise çok daha farklı bir yeteneği vardır. O radyoyla, tulumbayla, karla, yağmurla, kuşkuş otuyla ve rüzgârla konuşabilmektedir. Dirmit kente uyum sağladıkça ideolojik olarak ailesinden de uzaklaşmaya başlar. Şiirler yazmaya ve aydınlanmaya çalışır. Bu şiir yazma merağı ailesi tarafından pek hoş karşılanmaz. Bu arada Atiye’yi Azrail yoklamaya başlar. Atiye, Azrail’i ilk gelişinde türlü bahanelerle geri gönderir fakat son gelişinde artık Azrail, Atiye’ye kalp kapakçıklarının çok zorlandığını ve içinin yara olduğunu, artık canını alması gerektiğini söyler. Atiye cenazesindeki insanları sayarken kafasını tabutuna vurur ve öldüğünü fark eder. Romanın en sonunda da  Dirmit’in aydınlanma sürecinin devam ettiğinin ipuçları verilmektedir.

Pek çok açıdan incelemesi yapılmaya müsait bir eser olan, Türkçenin “büyülü mirası” olarak kalacak Sevgili Arsız Ölüm, çok sayıda dile çevrilmiş ve tiyatroya da uyarlanmıştır. Bu büyülü mirasa sahip çıkıp okumak isteyenlere, sevgiyle..

Dev Lotr Testi

“… Kendi öz değerlerimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır.”

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin