Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Korkusuz, iddialı, tutkulu ve yaratıcı bir adamın hikayesine hazır olun!

2 Kasım’da vizyona giren Bohemian Rhapsody’nin yönetmenlik koltuğunda Bryan Singer oturuyor, senaryo ise Anthony McCarten ve Peter Morgan imzası taşıyor. Başrol olan Freddie Mercury’i (vokal, piyano) Mr. Robot dizisinden tanıdığımız Rami Malek canlandırıyor; Brian May’i (gitar, vokal) Gwilym Lee, Roger Taylor’ı (davul, vokal) Ben Hardy, John Deacon’ı (bas gitar) Joseph Mazzello, Mary Austin’i ise Lucy Boynton canlandırıyor. Film efsanevi İngiliz rock grubunu Queen’in oluşmasından başlayarak onların hızla tırmandıkları şöhret basamaklarını, iç çatışmalarını ve 1985’te Afrika’ya yardım amaçlı düzenlenen büyük ”Live Aid” konseriyle nasıl küllerinden doğduklarını göstererek son buluyor.

Filmi tek başına ne Queen biyografisi ne de Freddie Mercury biyografisi olarak nitelendirmek mümkün değil. Her ne kadar Mercury’nin hayatına odaklı olarak gitse de aslında çok da bizi onun özel hayatının derinliklerine, kamera karşısındaki hallerinden uzaklara götürmüyor. Dışlanmışların, ezilmişlerin, iyi, kötü ve daha birçok insanın hislerine tercüman olan, farklılıklarla zenginleşen Queen gibi şarkıları da aynı çeşitliliğe sahip. Filmin adının Bohemian Rhapsody olması Queen’in en meşhur parçası olmasıyla birlikte aslında şarkının çeşitli müzik kalıplarını barındırmasından kaynaklanıyor ve içinde herkesin kendine has bir şekilde yorumlayacağı yerlerin olması grubun hitap ettiği geniş kitleyi temsil ediyor.

Film her durgunlaştığı anda sizi gerek şarkıların hazırlanma ve kayıt aşamalarıyla, gerek konser sahneleriyle yeniden bağlıyor kendine. Filmde olumsuz olarak gösterilebilecek iki şey var: birincisi gerçek hikayeyle zıt düştüğü anların olması, ikincisi ise önemli olmasına rağmen az yer verilen ya da hiç yer verilmeyen durumların olması. Fakat gerçek hikayeyle zıt düşmesinin sebebi senaryonun ilgi çekici ve daha düzenli olmasını sağlamak olabilir.  Az yer verilen veya yer verilmeyen durumların sebebi ise konuyu çok dağıtmamak ve filmi belli süre standartlarına sığdırmak olabilir.

Biyografik filmlerde bahsedilen kişi veya kişilerin gerçeğine mümkün olduğunca yakın olması gerekmektedir. Bu konuda hiç şüpheniz olmasın ki Rami Malek rolünün gereğini hakkıyla yerine getirmiş ve olağanüstü bir performans koymuş ortaya. Mercury’nin girdiği değişken ruh hallerini, jest ve mimiklerini doğal bir şekilde yansıtmış. Aynı şekilde grubun diğer üyeleri de özellikle fiziksel olarak fazlasıyla benzemişlerdi.

Bohemian Rhapsody bu ışıltılı dünyanın yanı sıra size aile olmanın önemini de vurguluyor. Freddie Mercury’nin trajik hikayesi sizi zaman zaman üzse de çok eğlenceli ve enerjik sahnelerin bulunduğu bu filmi izledikten sonra kesinlikle salondan üzgün ayrılmayacaksınız. Eğer bir müzikseverseniz kesinlikle kaçırmamanız gereken bir film olmasıyla beraber sadece biyografik film severleri de kendine bağlayacak kadar etkileyici ve ilham verici bir hikaye.

Kadro bilgisi, fotoğraflar ve fragmanlar için:

https://www.imdb.com/title/tt1727824/?ref_=ttfc_fc_tt

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin