
Bizim mahallenin maçı olurdu pazar günleri.
O günü hep beraber iple çekerdik. O hafta maçta oynayacak topçulara el şakası yapmak bile yasaktı, Allah göstermesin bir tanesi sakatlansa Müslüm Başkan belamızı sikerdi bunu hepimiz bilirdik.
Arabası olanlar meydandaki parka çekerdi arabalarını. Bütün arabaları sarı siyah atkılarla gelin arabası süsler gibi süslerdik. Harun beste yazardı bir kağıda:
“Bizim takım bu sene
Kaldır kolları le le le. ” gibi saçma sapan şeyler yazardı önünde duran kağıda.
Ama kimse bu sözlerin saçmalığını sorgulamazdı. Hatta bizim mahalledeki okulun edebiyat hocası bilen -iyi amigodur- bu sözleri büyük bir dikkatle okur, kağıttan gözlerini kaçırarak ezberlemeye çalışırdı. Sadece küfürlü kısımları iyi söyleyemezdi, sağına soluna bakar biraz utanırdı.
Besteyi ezberledikten sonra gazete kağıdına sarılı 2 şişe Marmara’yı arka arkaya kafaya diker , arabalara doluşur belediye stadına giderdik.
Bizim tribün bellidir. Bundan yıllar önce sarı siyaha boyadık merdivenlerini.
Aslında herkesin nerede duracağı da bellidir. Usulca,sorgusuz,sualsiz yerleşiriz tribüne.
Maç başlar.
Her zamanki gibi daha ilk dakikalarda bizim takım golü yer. Yani 1-0 yenik başlarız maça.
Yıllar geçince alıştık bu duruma zamanla üzülmemeye başladık ilk dakikalarda gelen mağlubiyet gollerine.
Hemen besteye başlarız. Olmaz.
Amigo davula asılır. Olmaz.
Rakip takıma küfür ederiz. Olmaz.
Gol bir türlü gelmez. En son çare hep beraber Tayfun Abi’ye bakarız. Bu da bizim çaresizliğimizdir
Yıllardır takım ne zaman gol atsa Tayfun Abi’nin ağzında sigara olur.Kimse Tayfun Abi’nin 2 dakikada 1 sigara içtiğini sorgulamaz. Uğurumuzdur ve üzerimize yapışmıştır.
Müslüm Başkan’ı görürüm uzaktan. İnsanları yara yara Tayfun Abi’nin yanına gider. Hışımla ceketinin cebinden Uzun Marlboro’sunu çıkarır “Yak hemen şunu Tayfun almayayım ayağımın altına,” der, bir gözü maçta.
Tayfun Abi bakışların arasında yakar sigarayı , var gücüyle bir nefes asılır sigaraya. Tak!
Bizimkiler çakar bir tane. Hep beraber Tayfun Abi’nin üzerine atlarız sanki golü o atmış gibi. Böyle bir sevinç henüz yaşanmamıştır.
Sonra 2.yarı 3 gol birden yiyoruz o maç.
Yenildik tabii.
Şimdi seni beklerken o günler aklıma geldi.
Son çare Tayfun Abi gibi yaktım sigarayı belki şu kapıdan girersin diye
ama yine gelmedin.
Şimdi seni beklerken anladım. İkimiz bizim takım gibiyiz,
Senin saçların yazın güneşte sararıyor,
benimse içim burada bekledikçe kararıyor.








































