Gece Modu

‘’Size, okunması hiçbir edebiyat eserinin veremeyeceği kadar zevk verecek bir hikaye yazmak istiyorum; bir hikaye ki, okurken son derece etkileneceksiniz.’’

Kitabın önsözünün ilk cümlesi olan yukarıdaki cümle, yazarın bu hikayeyi neşretmesindeki amacı açıkça belirtiyor. Yazarımız, lise edebiyat derslerimizde edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan ‘’Eylül’’ün yazarı Mehmet Rauf. Bu kitabı ise yaklaşık kırk sayfa tutan bir uzun hikaye. Sel Yayınları tarafından basılmış bu kitabın en baş kısmında Mehmet Rauf’un önsözü var.  Bu önsözün bir kısmını vererek incelememize başlayalım.

‘’Okurların her rast geldikleri gazetede kabine, meclis-i mebusan, İttihad ve Terakkiye dair bitmez tükenmez yazılar görerek ruhuna bunları okumaktan gına gelmiş olduğu , ediplerimizin kimisi eline geçirdiği mevki, kimisi tesis ettiği gazete için, kimisi ise kelime haznelerinin son katresini de boşaltmış olduğundan sükut ederek bizi lezzetle okunacak güzel eserlerden mahrum ettikleri şu mevsimde, neredeyse işe yaramaz hale gelmiş dimağlar için ferahlatıcı ve insanı kendinden geçirecek kadar haz verecek böyle bir esere ihtiyaç muhakkaktır. ‘’

Esere başlamadan ne denli aykırı bir şey okuyacağımızın fragmanı aslında bu kesit. Ayrıca Mehmet Rauf’un sekiz aylığına hapse atılmasının da sebebi bu aykırılık olmuş. Edebiyatımızda ilk erotik kitaplardan sayılabileceği görüşünü bu kitabın Sel Yayınları’nın ‘’Cinsel’’ adlı serisinin ilk kitabı olmasıyla destekleyebiliriz. Bunun yanında kitap günümüz Türkçesine daha uygun bir şekilde sadeleştirilmiş ve Türkçesinin yanında eski yazıyla yazılmış versiyonu da kitabın sonuna eklenmiş. Yer yer bazı eski kelimelere yer verilmiş yapıtın orjinalliğinin bozulmaması açısından ve bunların bir kısmı üstü yıldızlanarak sayfanın alt kısmında açıklanmış.

Kitabın içeriğine bakmak gerekirse, anlatıcımız bir erkek ve yazar kendi edebi yeteneklerini, ilginç kişiliğini anlatıcıya da aktarmaktan geri tutmamış kendini. Sanatlı söyleyişler ile bekaret, cinsel ilişki, üreme ve ihtiras tasvirleri bulunmakta. Ayrıca yazar, önsözde yine benzer bir sanatsal üslup ile kadının cinsel organını da betimlemiş. Bunun yanında anlatıcının kimliğiyle ilgili bir bilgi verilmiyor. Kitabın uzun olmamasından da kaynaklı çok fazla karakter içermiyor. Esere adını veren Zambak, on beş yaşında bir genç kız. Bunun yanında bir de Naciye adlı karakterimiz var. Naciye adlı karakter, kendine kadınları baştan çıkarma ve onları elde etme konusunda çok güvenen anlatıcımızın elde edemediği belki de tek kadın. Buraya bir not düşmek istiyorum. Kadınların elde edilmesi konusu, kadınların bir mal olarak görülmesiyle yorumlanabilir kimi çevrelerce. Kadınları tavlaması da eril bir tavır gibi sezilmekte. Bunlara değinerek yapılan bazı eleştiriler var. Kitaba yapılan bazı eleştiriler ise yazarın yaptığı lezbiyen ilişki tasvirleri üzerine. Bu konuya hakim çevreler bir erkek yazarın asla lezbiyen ilişkideki ruhsal durumları veya bunu gerektiren duyumsamaları hissedemeyeceğinden nitelikli bir şey yapamayacağını söylüyor. Buna kısmen katılıyorum.

Bir Zambak Hikayesi, bazı kişiler tarafından epey kalitesiz bulunan bir kitap. Ama ben gerek ülkemizde Yeraltı Edebiyatı’na dair edilebilecek nadir başlangıç eserlerinden biri olması nedeniyle gerekse yapıtın o zamanki düzenin dayattığı şeylere karşı olması nedeniyle değer bulması gerektiğine inanıyorum.  Edebiyatımızda  erotizme dair nadir işlerden biri.

Son olarak şunu belirtmek isterim ki Mehmet Rauf, konusunu seksten alan bir romanın her devirde güncelliğini koruyacağını o yıllardan öngörmüş ve ‘’Başlamadan Evvel’’ olarak isimlendirilen önsözünde bunu şöyle anlatmıştır :

‘’O halde linç meselesini yahut nazırların seyahatini ele alan miskin yazarları haklı olarak küçümseyerek, hiçbirisinin benim kadar mühim ve daima güncelliğini koruyan bir konudan bahsetmeye cesaret edemediklerini ilan etmek gerekmez mi?’’

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin