Gece Modu

Ruhunuzu nasıl doyurursunuz? Onu ne ile beslersiniz?. Ben ruhumun, okuduğum bir kitapla, izlediğim bir filmle ya da dinlediğim bir müzikle beslendiğini düşünüyorum. Ve geçenlerde rastladığım bir makale de ruhlarımızın masallara ihtiyacının olduğunu söylüyordu. Bu düşünceye tüm benliğim ile hak verdim ve masalların sadece çocuklara özgü bir yazı türü olduğu düşüncesinden çıktım. Şimdi ise büyüklere özgü masal niteliği taşıyan ve adını sıkça duyduğumuz bir kitaptan bahsedeceğim.

“Aşk bütün kötü özellikleri, çirkinlikleri, rezillikleri biçimlendiriyor, erdeme çeviriyor. Boşuna dememişler aşkın gözü kördür diye! Bir aşık, olup biteni değil, görmek istediğini görür… Aşığın kanatları vardır ama gözleri kördür… Yoluna çıkanlara aldırış etmeden aceleyle kafasına estiği yere kanat açar… İşte bu yüzden aşkı çocuğa benzetirler.”

Shakespeare’in naif ruhuna satırlarından dokunmak mümkün. Ünlü yazar kelimeleri öyle bir dans ettiriyor ki satırlarında kendinizi heyecanla koşar adım ilerlerken buluveriyorsunuz. Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı komedyasında ise kendinizi tiyatro sahnesine atıyorsunuz. Ben kitabı okurken evde kaç tur attığımı ve replikleri canlandırma çabalarımı düşündükçe o satırların nasıl da ruhumu okşadığını fark ettim. Bundandır ki bir solukta bitti kitap ve gerisinde bu oyunu sahnede izlemeliyim diyen güçlü bir istek bıraktı.

“Aşk, basit ve değersiz şeyleri bile biçimlendirip onu değerli yapabilir. Aşk gözleriyle değil, hayaliyle görür, Ve kanatlı Cupid resimlerde bu yüzden kördür.”

Shakespeare’nin romantik komedi tadında olan bu tiyatro eseri aslında alıştığımız bir konuyu ele alıyor. Birbirini seven fakat kızın babasının onay vermediği bir ilişkiyi anlatıyor bizlere. Lysander ve Hermia birbirlerine aşkla bağlanmış bir çifttir fakat Hermia’nın babası kızını Demetrius ile evlendirmek istemektedir. Demetrius ise başlarda Helena ile birlikte olup sonradan gönlünü Hermia’ya kaptırmıştır. Bu ilişkileri farklı kılan ise perilerin, büyücülerin varlığı ile hikayeye destek çıkılmasıdır.
Bu ünlü eser bizlere rüya tadında bir aşk hikayesini anlatsa da, eserde birey ve toplum eleştirisini karakterler üzerinden verdiği mesajlarla alıyoruz.

“…Yağmursuzluktandır belki, ama gözlerİmdeki fırtınalar Yağmuru bile getirecek neredeyse”

Okurken keyif aldığım bu kitabı tek solukta okumanızı tavsiye ederim. Size kitabın adı gibi güzel duygular yaşatacağına eminim. Ve sizlere Puck’ın sözleri ile baş başa bırakıyorum.

“Biz gölgeler, kusur işlediysek eğer,
Şöyle düşünün ve bizi hoş görün:
Bu hayaller görünürken sahnemizde,
Siz de biraz kestirdiniz yerinizde.”

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin