EdebiyatAlıntılarBir Tarık Tufan Romanı: Düşerken | 18 Alıntı

Bir Tarık Tufan Romanı: Düşerken | 18 Alıntı

-

spot_imgspot_imgspot_img

Kendilerine kaçacak yer arayan İshak ve Jülide’nin düşerken denk gelen hikayelerini, kaçışlarını ve Tarık Tufan diliyle ”yaralarını” okuyoruz. Bizim de ”düşerken” okuduğumuz romanın alıntılarını sizler için derledik. Keyifli okumalar!

1. İnsanın en ölümcül yarası,içinde anbean büyüyen gitme hevesidir, İshak henüz bilmiyordu. Ölmekle gitmek aynı şey: Ne ölenlerin ne de kalbindeki ıstırap verici ağrı dinmek bilmediği için uzaklara gidenlerin geri döndüğünü bu dünyada gören oldu.
(Sayfa 9)

2. Kelimelere ihtiyaç duymadan ve neredeyse hiç ortalıkta görünmeden yaşamayı öğrenebilmiş kadınlardan biriydi Jülide. Yüzü de kalbi kadar saklı kadınlardan.
(Sayfa 11)

3. Tasa sahibi. Tasa sahibi olduğu için de her vakit elleri soğuk.
(Sayfa 13)

4. Hayatlarının boyası parça parça dökülünce huzursuz oldular. Mecburiyetlerinin arkasına takılıp kendi yollarına düştüler.
(Sayfa 14)

5. Hazırlıksız yakalandığımız bir yağmur gibiydi karşılaşmamız: altına sığınabileceğimiz bir saçak bulana kadar ikimiz de sırılsıklam olduk. Daha fazla gidecek bir yer aramaktansa kendimizi sağanağın ortasında bırakmaya karar vermiştik.
(Sayfa 30)

6. Farkında değiller, başkaları için yaktıkları o harlı ateşi kendi evlerinden uzak tutamazlar. Hepimiz yanacağız. Cehennem içimizde. Bir yatağın içindeki sinsi kıvılcımla yanışı gibi içten içe tükeneceğiz.
(Sayfa 31)

7. Uyumsuz bir kadınım ben. Uyumsuz bir kadınım ben. Uyumsuz. Bir kere daha söyleyecek gücüm yok. Bazen tekrar ettikçe acısından kurtulurum zannediyorum.Olmuyor.
(Sayfa 32)

8. Duygularım beni zehirliyor,bunu kimse bilmiyor. İyileştim dediğim anda yeniden kanımı bulandıran lanetli bir döngüye hapsoldum ve bu sonsuzluk çemberi ölümden daha zor.
(Sayfa 33)

9. Keşke bir karanlığın orta yerinde öylece unutulup kalsaydım.
(Sayfa 33)

10. Oysa şimdi kırık dökük bir yazgım var.
(Sayfa 33)

11. Her yanım yara bere içinde kaldı ama ölmedim. Her yanım kan revan içinde kaldı ama ölmedim. Üstüm başım toz toprak içinde ayağa kalktım ve çektiğim acılara aldırmadan dik durmaya çalışarak -özellikle de başımı dik tutarak- ağır adımlarla yürümeye devam ettim. Ayaklarım acıdı, sızladı, yürümekten vazgeçmedim.
(Sayfa 37)

12. Şimdi çoğalmış yalnızlıklarımızı yan yana koyup birlikte yürüyoruz. Resim yapmak ve acı çekmek gibi iki marifetim var.
(Sayfa 38)

13. Bir acıyı bölüşmeye hazırım ama yeni bir pişmanlık yaşamanın düşüncesi bile bütün gücümü yok etmeye yetiyor.
(Sayfa 39)

14. Kırık bir oyuncak gibi ortada kalakalmıştım.
(Sayfa 92)

15. Unutmak diye bir şey yok: unutmak varlığına inanç beslediğimiz uzak bir ihtimal olarak bizi ayakta tutuyor, o kadar.
(Sayfa 94)

16. Kendi hayatımın gürültüsünden kulaklarım sağırlaştığı için bir başkasının hayatından gelen kısık sesleri duyacak halde değildim.
(Sayfa 147)

17. Biz zannediyoruz ki insan ölünce çürümeye başlar. Doğru değil. İnsan doğduğu andan itibaren çürümeye başlıyor. İnsanı çürüten ölüm değil, hayattır. Başkasından değil, kendimden biliyorum.
(Sayfa 169)

18. Meğer ölü hatıralar da ölü ceninler gibi zehir oluyormuş insana, acı çekerek öğrendim.
(Sayfa 203)

Tarık Tufan, Düşerken, Profil Kitap

- Reklam -

Mail Bültenimize Abone Ol!

Haftalık mail bültenlerimizi almak ve duyurularımızı takip etmek için mail bültenimize abone olabilirsiniz.

Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

PODCAST

Türk Edebiyatında Polemikler #6 – Bitmeyen Bir Tartışma: Tutunamayanlar Polemiği

Abone Ol: Spotify Söylenti Dergi ekibi olarak Türk edebiyatında bazı isimler yahut konular üzerinden gerçekleşmiş olan polemiklerden yola çıkarak hazırladığımız...

Türk Edebiyatında Polemikler #7 – Attila İlhan’ın İkinci Yeni ile Savaşı

Abone Ol: Spotify Söylenti Dergi ekibi olarak Türk edebiyatında bazı isimler yahut konular üzerinden gerçekleşmiş olan polemiklerden yola çıkarak hazırladığımız...

Sosyolojik Olarak Sanat #3: Estetik ve Sanat İlişkisi

Söylenti Dergi ekibi olarak sanatı çeşitli sosyolojik başlıklarla ele alarak bir seri oluşturduğumuz serimizin üçüncü bölümünde “Estetik ve Sanat...

Son Yazılar

La Haine: Gerçek Bir Başyapıt

“Gökdelenden aşağıya düşen adamın hikayesini duymuş muydunuz? Düşerken her katı geçtiğinde kendi kendine mırıldanıp, kendisini teskin ediyormuş: Buraya kadar...

Görülmüştür: Sessiz Çığlıklar Eşliğinde Bir Trajedi

👑 Bu yazı Batuhan Amaç tarafından editörün seçimi arasına eklendi 👑 Serhat Karaaslan'ın ilk uzun metraj filmi olan ''Görülmüştür'' izleyiciyi...

9 ‘Sahte’ Van Gogh Tablosunun Gerçek Olduğu Ortaya Çıktı!

Bir grup Van Gogh eseri daha önce sahte olduğu düşünülerek sergiden çıkarılmıştı, ancak son yıllarda yapılan incelemelerden sonra tablolar...

Van Gogh’un Kaleminden Hayat: Theo’ya Mektuplar | 21 Alıntı

Yıldızlı Gece, Ayçiçekleri, Çiçek Açan Badem Ağacı gibi tabloların ressamı Vincent Van Gogh'un adını duymayan kalmamıştır belki de günümüzde....
- Reklam -

Düşlerini Çizen Ressam: Van Gogh

Vincent Willem van Gogh 30 Mart 1853'de Hollanda/Groot Zundert kasabasında dünyaya geldi. Geldiği soy varlıklı olmasına rağmen kendisi yoksul...

2021 Uluslararası Booker Ödülü Uzun Listesi Açıklandı!

2021 Uluslararası Booker Ödülü Uzun Listesi Açıklandı! Edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olan Uluslararası Booker Ödülü’nün bu yılki uzun...

Deniz Feneri: Virginia Woolf’un Hayatından İzler Taşıyan Roman

"İnsanlar birer kapalı kutuyken, diye sormuştu kendi kendine, nasıl oluyor da onların hakkında bir şeyler bilebiliyoruz?" Deniz Feneri, çoğu okur...

Kapan – Vüs’at O. Bener | 25 Alıntı

1950 kuşağının önemli yazarlarından olan ve İkinci Yeni Dönemi'ne Çehov tarzı hikayeleriyle adını yazdıran Vüs'at O. Bener, Kapan'da bizlere...