Bir Sorgulayışın Romanı: Elveda Güzel Vatanım| 21 Alıntı

Ahmet Ümit’in kaleme aldığı ilk tarihi roman olan Elveda Güzel Vatanım'da Selanikli Müslüman bir genç olan Şehsuvar Sami'nin, Selanikli bir Yahudi olan Ester'e olan aşkı ile vatan sevgisi arasında kalışı ve yaptığı seçim sonucunda yıllar sonra bir otel odasında kendini sorgulayışına tanıklık ediyoruz. Şehsuvar Sami'nin Ester'e göndermek üzere yazdığı mektuplar şeklinde ilerleyen bu sorgulama, İttihat ve Terraki dönemini anlatıyor. Kendi kendine akıp giden bu romandan birkaç alıntı hazırladık. Keyifli okumalar!

Yazarın Diğer Yazıları

The Crown’un 4. Sezonu Yayımlandı!

Netflix'in oldukça beğeni toplayan ve sevenleri tarafından yeni sezonu merakla beklenen "The Crown" 4. sezonu ile yayında!    http://www.youtube.com/watch?v=SohAlb-TRQs Senaryosunu Peter Morgan'ın kaleme aldığı, yapımcılığını ise Andy...

Joaquin Phoneix, Ridley Scott’ın Yeni Filmi Kitbag’de Napoleon’a Hayat Verecek!

Gladiator”, “Blade Runner”, “Hanibal” gibi birçok unutulmaz filme imza atan Ridey Scott geçtiğimiz günlerde yeni bir proje ile yeniden gündeme geldi. Başrollerini Matt Damon,...

Ratched Netflix’in En Çok İzlenen Dizisi Oldu!

Ratched yayımlandığı ilk ayında 48 milyon Netflix abonesi tarafından izlendi. Büyük ivme yakalayan yeni dizi Netflix’in 2020 yılında en çok izlenen dizisi oldu. Netflix resmi...

Black Mirror İncelemesi Bölüm 2: Nosedive

Black Mirror dizisi hayatımıza 2011 yılında girmiş ve aslında bundan 15-20 yıl sonraki dünyanın nasıl olacağı hakkında sinyaller de vermiştir. Dizi 5 sezondan oluşmaktadır. Her...
Kader Gürcüoğlu
Kader Gürcüoğlu
bilmekten çok öğrenmeyi kendine amaç edinmiş, biraz da fazlaca meraklı sıradan bir birey.
  1. “Ölüm şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir. Şu anda, kâbusu andıran bu duygu kemiriyor içimi. Şehrimi çoktan yitirdim, sıra vatanıma geldi. Belki onu çoktan yitirdim ama farkında değilim.” (sf,15)
  2. “ Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün bunların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi… Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarıdır vatan… Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz. Evet, bir vakitler zihnim, kalbim bu fikirlerle doluydu. Şimdi? Şimdi bilmiyorum…” (sf,16)
  3. “ Çünkü yaşadıklarım bana öğretti ki, bu ülkenin asıl meselesi, milletin hep boyum eğmesi, hayır diyememesi, suskunluğu erdem zannetmesi. Üstelik öyle kolayca vazgeçilebilecek alışkanlıklar değil bunlar. Etimize, kemiğimize işlenmiş, tenimize sinmiş, binlerce yılın lanetli mirası…”(sf,120)
  4. “ Lakin mağlup olmuş insanların mazeretlerini kimse dinlemez… Ne mazeretlerini, ne çektiği acıları, ne hayal kırıklıklarını, hatta ne de özürlerini… Mümkünse bu dünyada mağlup olmayacaksın Ester… Zayıf düşmeyeceksin, tökezlesen de yıkılmayacaksın, yıkılırsan kimse kaldıramaz seni düştüğün yerden. Çiğnenip gidersin çizmelerin altında.”(sf,125)
  5. “İhtilal fırtınalı bir denizde kıyıya ulaşmaya çalışmaz, aksine devasa dalgalarla boğuşmayı öğrenerek hiç batmadan hep denizin üzerinde kalmaya çalışır. Çünkü tarihi teşkil eden olaylar asla sabit değildir, asla belli kurallara göre hareket etmezler, hep dinamiktir, asla dizginlenemezler ve hepsinden önemlisi süreklidirler. Bilhassa isyan günleri, isyan yılları, birbiri ardına patlayan devasa olaylarla kendini ifade eder. Öyle bir an gelir ki ne milletlerin hükmü kalır, ne de fertlerin”(sf,158)
  6. “ Zalimin en büyük başarısı, zulüm ettiklerini kendine benzetmesidir.”(sf,178)
  7. “İlk kez o zaman nefret ettim bu şehirden. Yokluğundan bahsediyorum Ester… Birlikte dolaştığımız o sokaklardan geçerken yanımda bulunmayışından. Bedenimde bir kalp gibi sessizce atan hasretinden. Hayalinden, sesinden, kokundan bahsediyorum. Sensizliğin, sürekli seni hatırlatmasından bahsediyorum. Korkunçtu.”(sf,219-220)
  8. “Hayat çok acımasız Şehsuvar, bunun için sanatı icat etmiş insan. Ve biz şanslıyız, çünkü yazabiliyoruz. Hayat üzerimize geldiğinde, günler katlanılmaz olduğunda, sığınabileceğimiz edebiyat adında şahane bir liman var. Üstelik yazacaklarımız sadece kendimiz için değil, başkaları için de sığınak olabilir, onlara yeniden yaşama sevinci verebilir. Anlıyor musun başka türlü çekilmez bu hayat.”(sf,243)
  9. “Osmanlı Devleti’ne artık hasta adam demiyorlar, canlı cenaze diyorlar. Herkes bu cenazenin mirasına talip. Evet, hiç dostu yok bu ülkenin… Dost görünenler bile en büyük parçayı kapmanın derdinde. Osmanlı’nın bittiği konusunda herkes hem fikir.”(sf,305)
  10. “Siyasette şiddet kullanmak bir dereceye kadar kabul edilebilir. Ama bir siyasi fırka bütün yol ve yöntemleri bırakıp işi silahla halletmeye kalkarsa mağlubiyete mahkûmdur. Hele bizim gibi meselelerin üst üste yıkıldığı, işlerin Arapsaçına dönüştüğü memleketlerde, inanın bana bu mağlubiyet çok daha kısa sürede gerçekleşecektir.”(sf,317)
  11. “ Yapacak bir şey yok. Ölülerimizden medet umacak halde değiliz. Yüreğimize ve silahlarımıza güveneceğiz artık. Muvaffak oluruz inşallah.”(sf,332)
  12. “Biliyorum, güç şartlarda vazife yapıyoruz, biliyorum, biliyorum biz hayatla nişanlıysak, ölümle nikâhlıyız.”(sf,373)
  13. “ Ben siyasetten demokrasiden ya da inkılâptan bahsetmiyorum Şehsuvar, hayatın manasından söz ediyorum. Niye yaşıyoruz? Bir amacımız var mı? Var olma meselesi yani, ruhumuzdaki o kadim sızı.”(sf,378)
  14. “İmparatorluğun ayağa kalkacağı filan yok. Bırak bu hayalleri. Keşke elimizdeki toprağı koruyabilsek, buna da razıyım. Korkarım o da olmayacak. Korkarım boş bir umudun ardı sıra heba olacak hayatlarımız.”(sf,378)
  15. “Bu milletin kendinden başka dostu yoktur. Ne yapacaksak kendi başımıza yapacağız. Haklısın, büyük devletler kendi çıkarlarının peşinde koşuyor. İngiltere ve Almanya hiç fark etmez. Biz de kendi istiklalimizin ve istikbalimizin peşinde koşmalıyız. Ama bu prensibimiz başka devletlerle ittifak yapmayacağız anlamına gelmemeli. Çünkü artık Devlet-i Aliye’nin cihana meydan okuduğu o şaşalı günlerde değiliz. Bugün hatalı olan ittifak kurmak değil, haysiyetsizce ittifak kurmaktır.”(433-434)
  16. “Hele vatanın yangın yerine döndüğü bu devirde. İnsanlar bu kadar mutsuzken, birbirlerini öldürmek için fırsat kolluyorken mesut olmak mümkün mü?”(sf,447)
  17. “Mazi sadece bir hatıralar toplamı değildir, aksine hep bugünle beslenen ve son nefesimize kadar bizi terketmeyecek hayatımızın ta kendisidir.”(sf,216)
  18. “… acımasız olan biz değildik, yaşadığımız çağ, yaşadığımız dünya, bütün bir insanlıktı.”(sf,154)
  19. “…eninde sonunda kaybedeceksin, o zaman da mazlum olacaksın, senin kıydıkların sana kıyacak.”(sf,196)
  20. “Ve biz alabildiğine inançlı, alabildiğine cesur, alabildiğine kararlıydık ama aynı zamanda alabildiğine tecrübesiz.”(sf,168)

 

  1. “Hepimiz öleceğiz, herkes ölür. Bazen rüzgârda savrulacak hatırlar kalır geriye, bazen de unutulmaz eserler. Elinizdeki bu roman, bir zamanlar çok sevdiğim bir adam tarafından kaleme alındı. Delice bir aşka, görkemli bir ideale, kaybedilmiş bir vatana adanmış, fırtınalı bir hayattı onunkini. Doğru muydu bilmiyorum ama büyük bir samimiyetle yaşanmıştı. İşte o hayattan sadece bu satırlar kaldı geriye… Tortusu genzi yakan bir roman…”(sf,527)

 

                                                                      Elveda Güzel Vatanım, Everest Yayınları,
1. Baskı,2015

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...