İçe atmak düpedüz intihar şeklidir Menekşe.

Mahalle bakkalının önündeki kedilere seni anlatırken güne giden teyzelere yakalanmış bulundum,

Geçen seçimlerde mahallenin delisi unvanını bana layık gördüler.

Gözlerinde kaybolmak deyimi ben yüzmeyi öğrenince anlamını yitirdi, onu anlatıyordum kedilere oysaki.

Trompet soloları hakkında ne düşündüğünü öğrenemeden ayrılmışız, sırf bu yüzden geri istiyorum seni.

Issız gecelerde Maalouf dinleyip ısınacaktık,

Gök, yüzünde olacaktı, ben yıldızları seyredecektim.

Ben sana git desem de, gidemezsin artık değil mi?

Nitekim gidebilmek için, önce gelmiş olman gerekirdi.

Kek hamuru yerken seni anımsıyorum, terapistim oldukça derinliğine inmiş olmalı çocukluğumun.

Ben yalnızca kanıt bırakmadan bu cinayeti işleyebilmiş olmanı dilerdim.

Son aldığım balık da senin yüzünden öldü, bil istedim.

Rusça bir şarkı açıp hiç politikadan bahsetmediğimizin farkında mısın Menekşe?

Çok şey kaçırmış olmalıyız seninle, ceplerimde hala içi boş fotoğraflar var.

Her şey üstüme gelirken sen yanıma gelmedin, ‘’kendiyle baş başa bırakınız’’ diye tabela astılar her gün oturduğum banka.

Her şeyin yerli yerinde olduğunu ama senin burada olmadığını görmek enkazın bilançosunu ağırlaştırıyor.

Gündüzün devamı olmayan gecelerde merdümgiriz bir adam bıraktım aynalarımda.

Sen daha merdümgiriz ne bilmezken ağlamayı öğrettim bankıma konan kuşlara.

İçinde ne varsa denize at dediler Menekşe.

Tam bu bankta geleceğin gemiyi beklemeye durdum Ankara ayazında.

Sonra ben deli oldum mahallenin ağzında, sen ise yalnızca kırık dökük bir şiirdin şu mısralarda.

Şiirleri de hafife alma.

O çok sevdiğin güneş hiç gelmeyecek bir gemiyi beklerken kalbime battı Menekşe.

 

Boş ver artık,

Sen doğuşunu hatırla.

Paylaş
Önceki İçerikMüdürün Kızı
Sonraki İçerikHasat Vakti
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin