Bir Kadın Mücadelesi: Suffragette!

Bazı filmler vardır ki izlemeye başladığınız andan itibaren sizi içine alır ve siz bu ‘içine alma’ durumundan rahatsız olursunuz çünkü anlattığı şey bir nevi sizin de hikayenizdir. Bir kadın gözüyle filmi izlediğinizde çok daha farklı şeyler hissetseniz de filmde anlatılanların sizi etkilemesi için kadın olmanız gerekmiyor, insan olmak bu acıyı hissetmeniz için yeterli. Bir tarafın haklarını savunurken cinsiyet ayrımı gibi bir hataya düşmemek gerektiğine inanıyoruz çünkü. Şimdi emekçi kadınlara adanmış bu günde ki onlar bizim gözümüzde her gün kıymetli, sizlere kadın direnişini konu alan bir filmi anlatacağız.

Suffragette yani Diren filmi Birinci Dünya Savaşı patlamadan hemen önce 1912 İngiltere’sinde kadınların yaşam şartlarına bakma fırsatı sunuyor bize. Filmin yönetmen koltuğunda Sarah Gavron oturuyor. 2015 yapımlı filmin senaryosunu bu tarzdaki işleriyle bilinen Abi Morgan yazmış. Filmdeki temel konu ise kadınların aslında sahip olmaları gereken ama onlara verilmeyen oy kullanma hakkı.

Film çocukluğundan beri çamaşırhanede çalışan Maud Watts’ın hayatı üzerinden kameraları döneme çeviriyor. Maud Watts karakterini An Education, Drive ve The Great Gatsby’den tanıdığımız Carey Mulligan canlandırıyor. Filmde aynı zamanda Helena Bohem Carter, Meryl Streep gibi başarılı oyuncular da yer alıyor.

Konusuna gelecek olursak Maud, işi ve ailesi arasında zorluklarla savaştığı sırada yolunun tesadüflerle kesiştiği süfrajetlere katılır. Kadınların oy verme hakkıyla ilgili mücadele veren bu kadınlarla birlikte seçme hakkı için mücadele etmeye başlar. Tabii bu mücadele sırasında erkekler tarafından özellikle de eşinden engellemelerle karşılaşır. Eve getirdiği parayı hemen eşine veren ve eşinin sözünden çıkmayan bir kadınken oy verme mücadelesine gönül vermesi eşinin kabul edilemeyeceği bir durumdur zira. Aynı zamanda bir oğlu olan Maud bu mücadeleyi verirken büyük fedakarlıklar yapmak zorunda kalır.

- Advertisement -

20. yüzyıl başlarında Viktoryen dönem sonrası Sanayi Devrimi’nin de getirdiği bazı koşullarla kadınlar ağır şartlar altında çalışmak zorunda kalır. Oy verme mücadelesi anlatılmadan önce kadınların o dönemde nasıl kötü şartlarda çalıştığı, ne şekilde muamele gördükleri de detaylı bir şekilde anlatılır filmde.  Maud’un çalıştığı çamaşırhanede kadınlar erkeklerden daha az ücret aldığı gibi onların çirkin hareketlerine de maruz kalmaktadırlar. Sessiz bir karakter olan Maud ise genç bir kızın burada gördüğü muameleye dayanamayıp tepkisini koyarak yaşadığı hayatı kabullenmediğini de bizlere sezdirir filmin başında.

Filmin senaryosu kadınları aşağılayan, onlara oy hakkını ve hatta neredeyse yaşama hakkını  bile layık görmeyen bir topluma karşı direniş hareketinin nasıl başladığını hiç bilmeyenlerin bile anlayacağı şekilde hazırlanmış. Bu sayede olayları kolaylıkla takip edebiliyorsunuz. Bu hareketlerin temelinde ise Suffragette denilen Türkçesi ile süfrajetler yer alıyor. Emmeline Pankhurst, İngiltere’deki mücadelenin büyük öncülerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Filmde yaptığı birkaç dakikalık konuşmasıyla gözüken karakter birçok kadına güç veriyor. Buradaki kadınlar direnişlerinin başında şiddetsizlik teorisini savunarak barışçıl yöntemlerle haklarını aramışlarsa da, karşılaştıkları güçlükler sonrası daha radikal ve militan bir yolla doğrudan eyleme geçmek zorunda kalmışlardır.

Başlarda daha çekingen bir karakter olan Maud maruz kaldığı tepkiler sonrası harekette daha etkin bir rol oynamaya başlıyor. Bu filmin en güzel detaylarından biri ise bu mücadeleyi baş karakterlerinden biriyle değil de günlük yaşamda alt sınıflardan birinden olan bir kadını temel alarak ilerlemesi. Çünkü bu hareketi başlatan kadınlar toplumda daha iyi yerlerdeyken bu mücadeleye girişiyorlar. Filmde direnişi kırmak için çabalayan dedektifin sahnelerinin de çok iyi kurgulandığını söylemeden geçmeyelim. Bu dedektif ile dönemin güçlerinin kadınlara bakışını izlemek mümkün.

Filmin sonunda hangi ülkelerde kadınların oy verme hakkına sahip olduğunu yazmaları ise filmin etkileyici detaylarından biri. Türkiye’nin ise bu konuda birçok ülkeden önce davranmış olması kesinlikle gurur kaynağımız. Umuyoruz ki kadınlar bu mücadeleleri vermek zorunda kalmadan her hakka eşit şekilde ulaşabilirler.

 

Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

İrem Nur Kaya
İrem Nur Kaya
“Yarayla alay eder yaralanmamış olan”

Must Read

Atiye 2. Sezon İncelemesi

Atiye, ilk açıklandığı günden beri merak uyandıran, oldukça ilgimizi çeken bir yapım olmayı başarmıştı. Atiye 2. sezon incelemesine başlamadan önce hem karakter gelişimlerini hem...