Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Çılgınca dönerken dünya kendi etrafında
Bir ara veriyor kemancı, aryasına
Bir soluk alma anı
Geç otur karşıma yoksa geç kalacağız
Anlatacaklarım dört büyük çağın artığı
Ben, bu yeryüzünün en yaşlı tanığı

Kirli ellerim var avuçlarım yangın karası
Dönme geçmişime, nice yelkenliler
Bacalarında dumanlarıyla nice vapurlar ve
Batmaz denilen nice Titanic’ler
Can verdi ellerimde
Durur hala enkazları
Nasıl anlatayım bunu sana
Farslı bir dalgada boğabilirdim Yunan bir köleyi
Boğdum da
Bir bataklık gibi dibe çekebilirdim tahtlarından tutup imparatorları
Çektim de
Kiminiz derya dedi bana kiminiz deniz
Ve evet kimi zaman bir yolcuya doğru kalktı elleriniz
Yolcularınızı sizden alabilirdim, aldım da
Umutlarınız vardı önce kanatlarını kırdınız onların
-Saf halinde umutlar kanatlıdır meleklere benzerler-
Sonra çürük daktilolardan çıkmış mektuplarla yamayıp
Şişelere tıktınız
İşten değildi bir soluğumla tuzla buz ederdim umutlarınızı
Ettim de

Bazı geceler dalgalanır eteklerim siz buna tatlı bir meltem dersiniz
Venedik’te ve İstanbul’da
Cebelitarık Boğazı’nda ve Manş’ta
Sarhoşsanız böyle bir gecede ve ben
Yakamozla süslenmişsem biraz
En güzel elbisem gibi
Günaha çağırır gibi
Siz
Bin yıl öncesinin sevda şiirlerini yazdınız
Bin yıl sonrasının da
Ben sevdalarınızı susabilirdim
Sustum da

Asırlar, onlarca asırlar öncesinden belliydi
İnce bir ipin üzerindeydi kaderim
Üstelik bir ip cambazı da değildim
Kiminiz derya dedi bana kiminiz deniz
Ben bir katil olabilirdim
Oldum da

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin