Bağımlılık Yaratacak Yeni Bir Yapım: Alef Üzerine Teoriler

 

Alef dizisi 10 Nisan Cuma günü itibariyle ilk iki bölümü ile birlikte BluTv ve FX platformlarında izleyiciyle buluştu. Muazzam bir oyuncu kadrosu barındıran dizide; Ahmet Mümtaz Taylan, Kenan İmirzalıoğlu ve Melisa Sözen’i görüyoruz.

İlk iki bölüm adına fikir belirtmemiz gerekirse; her zamanki gibi işlerini çok iyi yaptıkları, Settar( Ahmet Mümtaz Taylan ) karakteri, toplumun alışık olduğu pir polis yapısına ve hayatına sahip, sık sık geleneksel medya organlarında izlediğimiz polis karakteri dışında şimdilik söylenebilecek pek bir şey yok.

Dizi bir cinayetin aydınlığa çıkarılması için yolu kesişen karakterler ve ilk cinayet ile başlıyor.

- Advertisement -


Muhteşem Metafor Yapıları

Dizi, içinde çok fazla metafor barındıran bir hikayesi olması nedeniyle daha ilk sahneden, feodal sistemde ” efendi ” olanın ya da burjuva olanların, istediği yerden kaymak yiyebileceklerini eleştiriyor. Cinayete gelince, dizi tam bu noktada toplumun nabzını ofansif mizah “tekniği” ile yokluyor. Öldürülen kişinin, transseksüel olması ve geleneksel tavrı ile tanıdığımız “Settar” komiserin, halkta sık sık cinsel kimlik hakkında kullanılan argoları tercih etmesi, az önce bahsetmiş olduğumuz tekniğe biraz atıfta bulunuyor sanki.

Settar Komiser Ve Evinde Hissettiği Yalnızlık

Settar komiser, günün yarısından çoğunu mesleği ve rakı sofrasıyla geçiren biri olmakla birlikte, aynı zamanda avcılıkla ilgileniyor. Görüntü Yönetmeni( Ahmet Sesigürgil) objektif açısıyla “insan cinayeti ve hayvan cinayeti” arasında hiçbir fark olmadığını tokat gibi yüze vurmayı başarıyor. Settar, gergin ve kaba bir karaktere sahip. Tam bu noktada Behzat karakteriyle(Bir Ankara Polisiyesi Behzat Ç.) olan benzerlikleri oldukça fazla.

Bu kadar gergin ve kaba olmasının nedeni, eve gittiğinde yalnız başına oturduğu yemek masası, ya da eşine olan duyarsız tavrı olabilir mi? İkinci bölümde ise, eşinin evi terk etmesi ve ona, üstüne kalem bile değmemiş bir mektup bırakması, bazen söylenecek hiçbir şey olmaması anlamına gelebilir mi? Bunların hepsine 17 Nisan Cuma günü cevap bulacağız sanırım.Mistik Ögeler 

Aslında baktığımızda son zamanlarda internet dizileri büyük bir popülerlik kazanmış halde ve bunun sebebi belki de birçok ögenin iskeletleşmesi. Bunlardan biri mistik ögelerdir.  Daha önce biraz Atiye’de biraz da Şahsiyet’in sinematografi havasında gördüğümüz bu ögeyi bu kez Alef’te görüyoruz.Kemal’in(Kenan İmirzalıoğlu) önce kabus daha sonrasında halüsinasyon olarak gördüğü ufak kız, ortodoks unsurlarla hazırlanmış jeneriği, Alef’in İbrani alfabesindeki yeri. Aynı zamanda sembolize edilen bu harf, cinayetleri işleyen kişi tarafından duvara kanla çiziliyor.Mistik Polisiye yapımı olan dizi, din temasını öyle güzel kullanıyor ki, birbirini bağlayan diyaloglar; İslami okullar, resmi olmayan kuruluşlar..

Tam bu sırada karşımıza İslam Tarihi Doktoru olarak Melisa Sözen(Yaşar) çıkıyor.

İzleyiciyi, Yaşar karakteriyle buluşturana kadar hazırladıkları yol ise, katilin analog olarak bıraktığı bir ses kaydı. Ana öznesi ise; gökkuşağı adlı bir roman. Senarist(Emre Kayış) kullanmış olduğu her bir metaforu çok net çizgilerle sembolize ediyor.Öyle ki, katil bırakmış olduğu ses kaydında “eşitlik ve adalet” vurgusu yaparken iki maktul arasındaki teraziyi hatırlatıyor.

Cinayeti aydınlatmak adına buldukları ipuçlarını birleştirmeye çalışırken, birçok insanın “Mülteci” kinini, Settar komiser aracılığıyla anlatmayı başaran dizi, kimi zaman dramatik ve karamsar havasını bırakıp, resmi yerlerde çalışan bazı insanların ilgisiz hallerini ve bıkkınlığını, güldürecek sahnelerle anlatıyor.

Bazı Filmler ile Benzerliği 

Alef’i izlerken belki biraz David Fincher’ın ” Seven ” adlı eserini ya da Russell Mulcahy’in “Resurrection” isimli yapımını hatırlayabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk bölümleri, FX ve BLU Tv tarafından 10 Nisan Cuma günü 21.30 itibariyle yayınlanan dizinin yeni bölümü 17 Nisan 21.30′ da yayınlanacak.


https://www.youtube.com/watch?v=8yT5C9LGixc

KAYNAKÇA

https://www.neoldu.com/

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Must Read

Turgenyev’in Başyapıtı: Babalar ve Oğullar | 15 Alıntı

Eski nesille, nihilist gençlik arasındaki kuşak çatışmasını anlatan Babalar ve Oğullar, Rus edebiyatının önemli yazarlarından İvan Turgenyev’in 1862'de kaleme aldığı başyapıtıdır. Eser, Rus edebiyatının...