Aylaklığa Övgü ve Bertrand Russell

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Bir kitap okurun hayatını ne derecede yönlendirebilir? Bireyin yaşamına ne katar? Ya da çalışma hayatınızı etkiler mi? Bence psikolojik ya da sosyolojik bozuklukların çoğaldığı 21.yüzyıl günlerinde, masal anlatan bir kitaptan ziyade pusula misali yön verici kitaplara yönelinmeli. Kişisel gelişim kitaplarına devredilsin demiyorum asla, ama büyik ve aydın kesimin kaleminden çıkan kitaplara değer kazandırılmalı.
Bu kitaba başlamadan önce, şu soruları sormamızı istiyor; bu hayattan ne gibi beklentilerimiz var, ne için çalışıyoruz, nihai gayemiz ne? Hedef ve amacımız var mı? Az ve kullanılmış olanla yetinmek mi yoksa mal biriktirmek mi?  Gündelik ihtiyaçlardan kafi miktarla iktifa mı yoksa fuzuli alışveriş yapmak mı?

Aslında bu sorulara cevap vereceğini başında belirtiyor zaten Russell. Biraz kendisinden bahsedelim…

Russell, hayatını bilgelik üzerine inşa etmeye çabalamış bir insan. Hayattayken söylediği sözler, beyan ettiği fikirler, yazdığı metinlerden anlıyoruz bunu. Günümüz aydınları kendisini çokça seviyor ve anlıyor. Türkiye’de zirvede değil ama Avrupa’da en iyi yayın evleri tarafından basılıyor kitapları… Biz de basımı fazla olmasa da birkaç alıntıyı paylaşmalıyız diye düşündüm.
“Aşırı çalışmadan ötürü yorgun düşmüş öğretmenlerin çocuklara içgüdüsel bir yakınlık gosterebilmeleri ne yazık ki, tamamıyla olanaksızdır; bu gibi öğretmenler çocuklara karşı tıpkı, fasulyeden bıkıp da lokantada pilaki adı altında yine fasulyeyle karşılaşınca yemeğe kurşunu sıkan hikaye kişisinin bu yemeğe karşı beslediği duygunun aynını beslerler ister istemez. Ben o inançtayım ki, eğitim bir kişinin bütün mesleği olmamalıdır.Meslegi çocuk eğitimi olan bir insan bu işi günde en çok iki saat yapmalı, geri kalan saatlerini çocuklardan uzakta geçirmelidir.” (s.171)
“İnsanoğlunun tasarruf alışkanlığının net sonucu, parasını ödünç verdiği Devlet’in silahlı kuvvetler gücünü artırmaktan ibarettir.”
“Acıdan kaçmak için atılan adımlar insanları yüzeyselliğe, kendi kendini aldatışa, sınırsız kollektif efsaneler icat etmeye sürüklüyor.”
“Dünya kendine bir çeki düzen vermeye son derece hevesli; ama durmadan ona içki ikram eden nazik dostlarla çevrili ve bu yüzden her defasında yine kendini kapıp koyuveren bir ayyaş durumundadır. Bu örnekteki nazik dostlar, dünyanın bahtsız eğilimini sömürerek para kazanan adamlardır ve dünyanın kendine çeki düzen vermesi için atılacak ilk adım, bu dostlardan yakayı kurtarmak olmalıdır.”
“Yüzyıllarca, zenginler ve zenginlerin çanak yalayıcıları “namuslu emek” üzerine övgüler düzmüşler, basit yaşayışı övmüşler, yoksulların cennete gitme olasılığının zenginlerinkinden çok olduğunu aşılayan bir dini öğretmişler ve genellikle, tıpkı kadınların cinsel köleliklerinden özel bir soyluluk kazandıkları fikrine erkeklerin onları inandırmaya çalışmaları gibi, bedenleriyle çalışan işçileri, maddenin uzaydaki durumunu değiştirmenin onlara özel bir soyluluk kazandıracağı fikrine inandırmaya çalışmışlardır.”
“Gayet ciddi olarak şunu söylemek isterim ki, modern dünyada çalışmanın erdem olduğuna inanma yüzünden çok büyük zararlar doğmaktadır ve mutluluğa giden yol, refaha giden yol, çalışmanın örgütlü bir düzen içinde azaltılmasından geçer.”
“Şimdilik, bütün bunlar belki de yararlı olabilir. Doğal kaynakları zengin, koskoca bir ülke gelişmeye hazırlanmaktadır ve borç almadan gelişmesini tamamlamak zorundadır. Bu koşullar içinde çok çalışmak zorunluğu vardır ve bu çok çalışmanın ödülü de büyük bir olasılıkla, görülecektir. Ama uzun saatler çalışmak zorunda kalınmadan herkesin rahat edebileceği noktaya ulaşılınca ne olacaktır?”

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Yıl 1993: Çağdaş Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar

Edebiyatımızda yetmişli yıllarda çok dikkat çekici bir kadın yazarlar patlaması oldu. Hemen hemen çeyrek yüzyılını tamamlamak üzere olan bu patlama, Türk edebiyatına, özellikle de...

Virginia Woolf Hakkında 5 Madde

"Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Tam adı Adeline Virginia Woolf...

LOU ANDREAS – SALOME ‘ARAYIŞLAR’

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...