
“Attila İlhan” denildiğinde hemen herkesin birkaç cümle de olsa söyleyecek bir şeyleri vardır mutlaka. Kimi “Ben sana mecburum, sen yoksun” der, kimi “Beni sevmiyordun, bilirdim / Bir sevdiğin vardı, duyardım” diye başlar cümleye. Kimi daha bilgilidir, “Mavi” der sadece “Maviciler” der. Attila İlhan’ı araştırmış olanlar ise “Aşiyan” der, ardından da Yahya Kemaller, Tevfik Fikretler dahil olur konuya.
Lakin biz, “Böyle Bir Sevmek” diyeceğiz bu yazıda ve biraz da Attila İlhan’ı anlayacağız…
1925 haziranında Menemen’de doğdu Attila İlhan. Çocukluğu ve gençliğinin büyük bir kısmı da İzmir’de geçti. İzmir’de güldü, ağladı, okula gitti, aşık oldu. İşte burada başladı her şey.
16 yaşında, henüz gençliğinin baharında, en deli dolu zamanlarında aşık oldu bir kıza. Bir Nâzım şiirinde hatırladı aşık olduğu kızı. Ona da okuttu mısraları. Sonra, sonra ver elini hapishane köşeleri. Tam iki ay. Suçu neydi? Sevdiği kıza Nâzım şiiri okutmak. Hapis yattı da bitmedi Nâzım sevgisi, hayranlığı…
Sene 1948, Nâzım Hikmet’i kurtarma hareketine katıldı Attila İlhan. Bıraktı her şeyi; okulu, İstanbul’u, arkadaşlarını, her şeyi. Kalktı gitti Paris’e. Böyle bir adam Attila İlhan.
Neyse, biz “Böyle Bir Sevmek” demeye devam ediyoruz.
“Ne kadınlar sevdim, zaten yoktular” diye başlıyor 1977’de yayımlanan, adını kitaba da vermiş olan şiir. Aslında bir aşk şiiri ama tekrar tekrar okuyunca anlaşılıyor ki şiir içten içe hayal kırıklığını da anlatıyor. İmkansız aşkları öyle bir anlatmış ki… Belki de bu yüzdendir şairin en bilinen şiirlerinden biri olması.
On sekiz mısraya şair; korkuları, acıları, hüzünleri ve daha birçok hissi sığdırıyor. “Sanki gökyüzünde bir buluttular, nereye kayboldular şimdi kim bilir” derken aslında ne güzel anlatıyor günübirlik aşkları…
“Gerçek değildiler, birer umuttular” diyerek özetlemiş günümüz aşklarını da. Hâlâ öyle değil mi? Karşımızdaki kişiye mi aşığız yoksa aklımızdaki tarifi karşımızdaki bedene yükledikten sonra gördüğümüz yeni kişiye mi?
Seneler önceden bir ses gibi fısıldıyor Attila İlhan “Böyle bir sevmek görülmemiştir” diye. Ve evet böyle bir sevmek görülmemiştir.
Son olarak, selam olsun Pia’ya.
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Bıraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir
Hayır sanmayın ki beni unuttular
Hala ara sıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer umuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir
Yalnızlıklarımda elimden tuttular
Uzak fısıltıları içimi ürpertir
Sanki gökyüzünde bir buluttular
Nereye kayboldular simdi kim bilir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir.








































