Atiye – Spoiler Dolu Teorili İnceleme

Gece Modu

Canan Avent’in hazırladığı içinde spoiler barındırmayan incelemeye göz atmak isterseniz;

Netflix’e Yeni Türk Dizisi: Atiye – İnceleme

Atiye dizisi 27 Aralık Cuma günü her yeni Netflix Orijinal içeriği gibi 11.01’de yayınlandı. Televizyonda yayınlansa o gece reyting rekorları kıracağına emin olduğumuz Atiye, birkaç gün içinde internetin en çok konuşulan dizilerinden biri oldu.

Peki, Atiye dizisini gündeme oturtan konusu, artıları, eksileri, ikinci sezondan beklenen teoriler neler? Gelin birlikte inceleyelim.

Atiye İncelemesi

atiye dizi ile ilgili görsel sonucu

Atiye sürekli aynı sembolü çizen bir ressam. İlk sergisini sevgilisinin ve onun babasının desteği ile açmak üzere olan bir karakter olarak tanışıyoruz. Erhan karakteri ise Göbeklitepe’de kazılar yapan bir arkeolog olarak karşımıza çıkıyor. Buraya kadar senaryodaki çemberler birbirine temas etmiyor.

Atiye sergi öncesi ve sergi sonrası sonradan adını öğrendiğimiz “Zühre”‘yi sürekli görüyor fakat gördüğünü kimseye ispatlayamıyor. Zühre sıra dışı görüntüsü olan ve sürekli Atiye’yi izleyen bir şekilde görüldüğü için Atiye’nin ilgisini çekiyor.

Erhan röportaj sırasında ekibi tarafından mağaraya çağrılıyor ve bir sembol bulduklarını görüyor. Bu sırada röportaj ekibi de içeride olduğu için bu hemen basına yansıyor ve o gece bir kabustan uyanan Atiye Göbeklitepe’ye gidiyor. Ve sonrasında dizideki karakter çemberleri yakınlaşıyor, kesişmeye başlıyor.

Karakterlerin Gelişimi

Karakter geçmişlerini teorisiz-spoilersız Atiye incelememizden okuyabilirsiniz.

Netflix’e Yeni Türk Dizisi: Atiye – İnceleme

Atiye

Atiye karakteri dizi boyunca zihinsel bir yolculuğa çıkıyor ve birçok kişi tarafından deli damgası yemesine rağmen zihninde gördüklerinin peşine düşüyor. Kendini tabutun içinde görüşü ile başlayan “şizofreni” damgası, zihnindeki olayların ispatı olmasına rağmen bir türlü geçmiyor. Evlilik arifesinde olan bir karakterden, zaman – olay örgüsü durumlarını değiştirebilen bir karaktere bürünen Atiye, bu sekiz bölümde karakterini ilmek ilmek işliyor.

Kabuslarının, gördüklerinin peşine düşmesi ile önce Zühre’ye ulaşan Atiye, Zühre ile çıktığı yolda Nemrut’a varıyor. Zühre’nin ölümünden sonra takip ettiği kız onu bir mağaraya sıkıştırıyor. Burada tünelleri arasında çıktığı yolda geçmişle ve irade ile yüzleşen Atiye, hiçbir zaman pes etmiyor ve yolculuğunu tamamlıyor. Yolculuğunu tamamladığında kendisi dahil birçok hayatına etki eden insanların iç yüzünü gören Atiye, biraz daha zihinsel doyum ifadesi ile hayatına devam etmeye başlıyor. Burada annesinin yüzünü, kendi yüzünü de gören Atiye, tamamen gelişimini tamamlıyor son olarak kardeşini – Erhan’ın kardeşini – geri getirmek için bir yolculuğa çıkan Atiye, Erhan’ın babasının daha önce kırdığı, geçtiği yoldan geçiyor. Burada bir noktaya dikkat etmemiz lazım. Balmumları binlerce yıl önceden koyulduğunu Erhan bize ilk bölümde söylemişti. Erhan’ın babası da kırdığında farklı bir boyuta geçti ki, aynı balmumunu Atiye gelip kırdı. Yani aslında dizi, yirmi yılı aşkın bir süreçte değiştirilmiş zaman döngüsünde başlıyor ve Atiye bu zaman döngüsünü kırıp başka bir döngüye ya da Erhan’ın babasının döngüyü kırmadan önceki zamana geri dönüyor.

Erhan

Erhan karakteri, arkeolojik çalışmalar yapan bir doçent. Karakterle ilk tanıştığımızda kendini babası gibi Göbeklitepe’ye adamış, buranın gizemini çözmeye çalışan bir karakter olarak tanışıyoruz. Ardından karakter derinleşiyor ve kendisinin yetim büyüdüğünü öğreniyoruz. Yetim olması hakkında “yetim büyüyünce her şey değişiyor, sen bir köşede herkese sevgi göstermek için hazır kıta bekliyorsun ama o herkes senin önüne mutlaka daha yakın birisini koyuyor.” diyor.

Karakter, bulduğu sembolü İstanbul’da hocasına gösteriyor, bu sırada ciddiye almadığı Atiye’yi daha fazla ciddiye almaya başlıyor. Bu şekilde Atiye’ye yakınlık hissetmeye başlayan Erhan’ı biz genelde ya evindeki masada ya da sürekli bir yol üstünde görüyoruz. Aslında Erhan’ın dizi boyunca yaptığı “Atiye Taşımacılığı”. Atiye’yi çıktığı yola daha hızlı bir şekilde ulaştırmaya çalışıyor fakat Zühre’den öğrendiği “kaza değil cinayet” gerçeği, onu Göbeklitepe araştırmasından çıkarıp kendi ailesinin peşine düşmesini sağlıyor. Atiye’nin öğrendiği “Cansu senin kardeşin” gerçeği, ona kavuşamadan ölmesi Erhan’ı oldukça yıkıyor. Ayrıca öz kardeşi ile geçirdiği Nemrut’ta Atiye’ye ulaşma sahnesinde bir ağabey gibi yaklaşması, içgüdüsel ağabeyliği de aslında senaristler tarafından bize ön bilgi olarak sunuluyor ama yakalamak oldukça güç.

Sezon finalinde Erhan, yine yapması gerekeni yapıp, kardeşinin geri gelmesi için Atiye taşımacılığını yine üstleniyor ve finalde göremesek de kardeşine ulaşıyor. Zihinsel olarak gelişiminde, zaten yalnız olan karakteri daha da fazla yalnızlaşıyor, kendisini gerçekleri öğrenmek için soyutluyor. Fakat bu noktada da Atiye ile yakınlık kuran karakter, herkese sorgulayıcı yaklaşsa da sorgularının sonucuna bir türlü kendi başına ulaşamıyor. Doğruya sadece Atiye sayesinde ulaşabiliyor.

Serdar

 

atiye tim seyfi ile ilgili görsel sonucu

Serdar karakteri, dizinin sırları bir türlü çözülemeyen karakteri. Kötü – zengin rolünde mi yoksa hakikati bilen anti-kahraman karakterde mi bunu bile çözemediğimiz Serdar’ta gördüğümüz tek şey gözü kara, istediğine ulaşmak için cinayet işlettirmekten ve işlemekten asla çekinmeyen bir karakter.

Oğlunun bir türlü istediği kalıplara giremediğini gören Serdar’ın, oğlunu kemer ile dövmesi sahnesi ne kadar hırslı olduğunu gösterebilecek düzeyde. Fakat olaylar boyunca aklını ilk defa kullanan Ozan yüzünden tutuklanıyor.

Serdar, neden zaman kırılmasının yaşanmasını istiyor, neden bunu arzuluyor, kendisi ile kim iletişime geçiyor bilinmiyor. Aslında dizinin teorileri de bu karakter üzerine yoğunlaştırılmış vaziyette. Kendisi farklı zaman kırılmasından geldiği belli, bunu da en çok belli eden olay defter daha ortaya çıkmadan “Atiye” kimdir, ne yapar, neden izlenmelidir bunu biliyor. Fakat bir başka teori düşünecek olursak çok varlıklı ve sözü geçen bir iş adamı olmasından dolayı kendisine bir güç ulaşıyor, zihnini yıkıyor ve üzerine gidiyor. Bu konuyu teorilerde tartışacağız birazdan.

Zühre

atiye zühre ile ilgili görsel sonucu

Zühre oldukça ürkütücü, çağının gerisinden gelen görünümü ile ürkünç gözüken fakat iyileştirdikleri tarafından adeta tapınan biri. Fakat kendisi ayrıca iyiliğinin dokunduğu insanların etrafındakiler tarafından şeytan pozisyonu aldırılmış, bu uğurda eşini kaybetmiş ve kızı tarafından nefret kusulan bir karakter. Zaten tamamen zihinsel gelişimini ve yolculuğunu tamamlamış, bilge bir karakter olarak gözlemliyoruz kendisini. Ailesindeki herkeste olan yıldız şeklindeki doğum lekesi onların kaderinde bu zamansal dönüşümleri ve Şahmeran misali herkesi iyileştirdiğini gösterebiliyor. Fakat bu özelliğe ulaşabilmek için Atiye’nin yaşadıkları gibi bir yolculuğa çıkılması gerektiğini gösteriyor. Yani Zühre de bu noktaya öyle kolay gelmedi ve şizofren olarak görülmesi şaşırtıcı değil.

Zühre’nin bir hayali karakter olmadığını, Atiye’nin ailesinde bir şizofreni hastası olan birini öğrendiğinde seyirci olarak biz çözümleyebiliyoruz. Fakat annesi tarafından manipüle edilen Atiye, bu gerçeği öğrenmemesi adına ağır ilaçlara, deli görülmesine reva görülüyor. Bu noktada Zühre psişik güçleri ile Atiye’yi ayağına kadar getirse bile bir türlü gerçek – hayal bağlamından çıkamıyor. Burada Erhan’ın müdahaleleri sayesinde Atiye – Zühre kavuşmasına şahit oluyoruz. Zühre, kendisini bedene hapsetmiş bir ruh bilinci aslında. Öldükten sonra da Atiye’ye yol göstericiliği devam ediyor ve Nemrut’tan çıkmasını sağlıyor.

Cansu

atiye cansu ile ilgili görsel sonucu

Cansu karakteri ilk karşımıza çıktığı sahneden son sahnesine (Cansu olarak son sahnesi) kadar; neşeli, alkolik, kendisi ile barışık ve çevresindeki insanlara sevgisini gösterebilen bir karakter olarak gözüküyor. Cansu’nun hata yapmaya elverişli olmasının en temel sebebi sadece duyguları ile hareket eden biri olması. Bundan dolayı kendisinin ölümü ile sonuçlanan bir hata yapıyor. Gerçek gün yüzüne çıkmaya başladığında intihar etmesini birkaç kere beklediğimiz Cansu, öldürülüyor ve onun ölümü de yaşanan zaman döngüsünden çıkılması için yeterli bir sebep oluyor. Karakteri son gördüğümüzde ise kendisinin Elif olduğunu, yani zaman kırılmasının yaşandığını görebiliyoruz.

Ozan

atiye ozan ile ilgili görsel sonucu

Ozan karakteri diğer incelememizde bahsettiğimiz gibi olayları geç öğrenen, yaptıklarından kolay kolay pişman olmayan, babasının parası ile bir noktaya gelmiş ve Cansu’nun da dediği gibi “Serdar Bey’in oğlu Ozan” olarak yaşayan bir karakter. Bu karakterin üzerine çok fazla söylenecek detay yok aslında. Kendisi karakter gelişimi adına en yavaş kalan, öğrenme için güdüleyici noktaları olmayan bir karakter. Fakat son bölümde kendisinden beklenmeyecek düzeyde babasını tutuklatıyor. Bu da, Ozan karakterinin derinleşebileceğine karşı bir imge olabilir.

Netflix’e Yeni Türk Dizisi: Atiye – İnceleme

Teoriler

Zaman Bütünlüğünün Bozulması Mı? Paralel Evren Mi?

atiye dizi ile ilgili görsel sonucu

Dizinin son sahnesinde Cansu karakterinin yaşadığını fakat gerçek kimliğine yani Erhan’ın kız kardeşi Elif halinde olduğunu gördük. Bu da kazanın – cinayetin – hiç yaşanmadığını gösteren bir imge. Peki bu yaşanan bir zaman bütünlüğünün bozulup geçmişteki bir noktaya gidip tekrar yaşandığına işaret mi yoksa Atiye’nin paralel evrende gezebileceğine işaret mi?

Eğer olaya sadece paralel evrende gezebilmek, farklı bir evrene geçebileceğini düşünecek olursak bu dizinin senaryosunda oldukça anlamsız olur. Çünkü burada gerçeği değişen tek kişi Atiye ve bunun farkında olan Serdar olurdu. Bildiğimiz üzere, Serdar da bu olayın yaşanmasını istiyordu. Eğer paralel evrene Atiye geçiş yapacak olsa bu sadece Atiye’yi etkileyecek bir durum olurdu. Ama zaman bütünlüğünün bozulup geçmiş bir noktadan tekrar geleceğe ulaşmak dersek sanırsak bu teori daha çok işleyecek durumdur. Çünkü paralel bir evren olsa Serdar, Erhan gibi karakterler kendi zaman diliminde yine acı çekmeye devam edecekler. Bu da dizide Serdar’ın ve Erhan’ın uğraşlarını oldukça anlamsız kılacak.

Bu yüzden tek bir zaman döngüsü var ve bu döngü üzeridne değişimin olmasını isteyen karakterler var. Bu değişimle birlikte kendilerine acı çektiren noktalar temizlenecek ve olması gereken acılarına devam edecekler.

Fakat burada tek sorun Atiye. Gerçeği bilen, zaman döngüsünde değişimler oluşturan Atiye’ye ne olacak? Zühre gibi insanlara olan biteni gösterebilme yeteneği olan Atiye, onun yolundan devam edip deli damgası mı yiyecek yoksa bunu ispatlayabilecek mi?

Serdar Karakterinin İstekliliği ve Ona Ulaşan Güç

Serdar karakteri ülkenin en önde gelen, sit alanında bile dinamit patlatacak dinamik güce sahip biri. Fakat o buraya ona ulaşan güç ile birlikte mi ulaştı yoksa bu ulaştığı noktaya, onla iletişime geçen iletişimin işine geldiği için mi onda bilinmiyor. Ayrıca bu kapının açılmasını neden istiyor o da bilinmiyor. Sırf karısını kaybetti, onunla bir hayat yaşamak istediği için kapı açılmasını istiyor diye düşünmek elbette yanlış olur. Çünkü ondan bunu isteyen bir güç var ve bu güce oldukça biat ediyor.

Atiye Dizisinin İyi Yönleri

  1. Dizide Göbeklitepe ve Nemrut Dağı gibi ülkenin çok önemli tarihi bölgelerinin tanıtımı yapılıyor. Tüm dünyadan seyircisine kavuşan dizi, ülkemiz için oldukça iyi bir fırsat.
  2. Oyuncu seçimleri oldukça başarılı. Gerçekten ülkede entel bir arkeolog rolü dendiğinde aklımıza zaten Mehmet Günsür gelirdi. Beren Saat ise şu ana kadar tamamen karakteri oturtmuş, istediğini bize yansıtabilen pozisyonda.
  3. Olay örgüsü ve mistik göndermeler yerinde. Dünyanın ilk yerleşkesi sayılabilecek, kutsal Anadolu topraklarında geçmişten günümüze gelen mitolojik olaylar oldukça iyi işlenmiş durumda. Bizi oryantalist mitolojik yaşantımıza çekebiliyor.
  4. Mekan seçimleri oturmuş. Dizideki mekanlar “bunun burada ne işi var” denmeyecek şekilde tasarlanmış.
  5. Dizinin iki patlama noktası bulunuyor. Normalde bir sezonda tek patlama, senaryoyu arşa çıkaran noktalar olur fakat Atiye dizisinde durum öyle değil. Atiye’nin Nemrut tarafından dışarı atılması ile Atiye’nin Cansu’ya (Elif’e) sarılma sahnesi iki farklı yüksek noktaydı.

Atiye Dizisinin Kötü Yönleri

  1. Dizide bazı karakterler sadece sürükleniyor. Ozan karakteri tam yedi bölüm boyunca sürüklendi. Zengin ve ortalığı yıkan, alık karakterden çıkamadı. Senaryoda pozisyonu olduğuna inandığımız Cansu’nun öldürülme sahnesinde bile aslında öldürenin o olmadığını fark ettik.
  2. Herkesin ışınlanması ama kimsenin fark etmemesi. Urfa – Nemrut – İstanbul üçgeninde açılan port sahnesinde herkes sürekli ışınlanıyordu. Başka türlüsü mümkün değil. Atiye’nin ilk Nemrut’a gidişinde kiralık araç belirtisi sayesinde kendisinin uçakla gittiğini öğrendik fakat Erhan’ın aracı ile çıkılan ve kısa sürede biten yol oldukça yersizdi.
  3. Bir anda beliren melek. Yol gösterici olarak Atiye ile sahneye giren melek nedense ikinci sınıf prime time çocuk dizilerinden gelme bir karakter gibiydi. Atiye dizisinde iyilerin tam iyi, kötülerin tam kötü olması beklenmemeliydi. Melek görünümünde bile ne kadar kutsal olursa olsun salaşlık olmalıydı.

İkinci sezonu, daha birinci sezonu çıktıktan iki gün sonra bile sorulmaya başlayan Atiye dizisi, 2019’un son günlerinde yayınlanan ve izleyicilerini etkisi altına almış güzel bir dizi olmayı başardı. İkinci sezon ile birlikte bizi “Serdar’ın Sırları”, “Atiye’nin Döngüyü Kırması” gibi sıra dışı olaylar bekleyecek eminiz ki.

 

Hasan Karatay’ın Ruhu Şad Olsun…

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin