Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1.Hüzünle karışık sevinçlerden kurtul artıkArzuların o belli belirsiz sıcaklığını sevBiliyorsunÖnce Tanrı insanı yarattıSonra insan sevgiyiNe yapsak boşNe kadar çabalasak faydasızGeriye dönemeyizOlanlar oldu iş işten geçtiÇamurumuza sevgi katılmış bir kere (Sy.24)

2.Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır Hangi aynaya baktıysam seni gördüm Gel desen gelemem Git desen gidemem Öl desen kanım akmaz Anladım artık seni sevmek yüce bir şey Anladım seni sevmek Tanrı’ya yaklaşmak gibi İnsanlar içinde bir sana inandım Bir seni sevdim kendimden başka Uykularımın bölündüğü saatlerde Sendin düşündüğüm soluk soluk Sivri bıçaklar gibiydin karanlığımda Gözümü yumsam seni görüyordum(Sy.28)

3.Yine sana çıkıyor bütün yollarYine bütün iki kere ikiler dört ediyor (Sy.58)

4.Hani o iki kişilik dünyalar bizimdiHani sen iyiydinHalden anlardınHani sen git demeyecektin banaVe ben her şeye rağmen gelecektimİçimde bir umutEllerimde olgun meyvelerDünya nimetleriGözlerimde yanıp yanıp sönen bir pırıltıAma ne sen gel dedinNe de ben gelebildim her şeye rağmenAşkımız ayrılıklarla başladı(Sy.61)

5.Benim de bir insan tarafım vardıBakma böyle kötü olduğumaBenim de dileklerim vardıBenim de bir beklediğim vardı yaşamaktanYeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi..Anlamıyor musun?Sen sevildiğin için güzelsin bu kadarBen sevilmediğimden böyle çirkinim(Sy.67)

6.İnanmak var olmaktır, bilirsinİnandığımız şeyler için yaşayalımNice sabahlar, nice aydınlıklarGelecek nice iyi günler için yaşayalım(Sy.81)

7.Bunca yüzyıllardırİnanHiçbir şey değişmedi yeryüzündeBelki biz değiştikSevgilerimizi söyleyemez oldukGöremez olduk nice güzellikleriYalanı öğrendikUtanmayı öğrendikİnandık sonralarıBütün yaratıklardan üstün olduğumuzaBüyük zekamızÖnce kafesi, zinciri, zulmü icat ettiİyilik güzellik ve doğruluk adınaHiçbir şey kalmadı inandığımızAradan bin yıllar geçipAtom parçalanıncaya kadarZaten paramparça olmuştu insanlığımız(Sy.97)

8.İnsan çırpındıkça bir bataklığa saplanıyorYaşadıkça ölümeÇaresiz olmak bir şey değilÇaresizliğini kabullenmek zor geliyor insana(Sy.100)

9.Ben bu şehirde sensiz yaşayamam.(Sy.127)

10.Bana çılgın diyorsun, seni sevdiğim için. Yanılıyorsun, sevmek çılgınlık değil. Sevmek insan tarafımızı bulmamızdır bence. Biraz da yaklaşmamızdır tanrıya zaman zaman. Dünyada sevmeyenlere, sevemeyenlere acımalı. O ot gelip, ot gidenlere acımalı. Sevebilen insan kendini keşfetmiş insandır. Talihli insandır. Çektiği bütün acılara rağmen; mutlu, kıvançlı insandır o. Aşktır yücelten bizi ve derinliğimiz aşktandır. ,Gerisi boş, yalan. aşksa, sevmektir. Durmadan, nefes alırcasına sevmektir.(Sy.129)

11.Kadındın, ama önce insandın. Güzeldin, ama önce iyiydin. (Sy.133)

12.Bekliyorum, geliyorsun. İşte diyorum yaşamak bu. Sevmek, seni sevmekten başka bir şey değil. Hiç kimseyi bu kadar özlemle beklemedim. Bu kadar inanmadım hiç kimsenin geleceğine. Onun için bir gün gelmeyeceğinin korkusu kahrediyor beni. Geleceğin mutlu ana yaklaşan her dakika yaşamaktan güzel, geçen her dakika ölümden acı…(Sy.147)

13.Duyarlarsa diyorsun. Duysunlar ne çıkar..? Seven insanın bir suçlu gibi ezik olması neden..? Sevmek ve sevilmek hakkımızı kullanıyorsak bundan kime ne..? İnsan olarak aşktan başka övünecek neyimiz kaldı..? Erdem yalan söylemek mi..? Hırsızlık etmekmi..? Katil olmak mı..? Yoksa esirleri fırınlarda yakmak mı erdem..? Bir milletin gençliğini savaş meydanlarında yok etmek mi..? Yalnız sofular mı erdemli bu dünyada..? Çıkarını düşünenler mi namuslu..? Aşka saygı duymayanlar utansın yaşadıklarına,sevenlerdeğil. (Sy.152)

14.Sevmek bir bakıma unutamamaya mahkum olmaktır. Sevilmemişsek; bir de unutulmaya mahkum oluşumuz var en hazini. İnsan, unutabildiği kadar güçlüyse; unutamadığı ölçüde yıkık ve ezik kalıyor.(Sy.163)

15.Beni sev demeyeceğim, ama onu da sevmemeliydin.(Sy.163)

16.Çaresizliğin en amansız olduğu yerdeyim şimdi ilk defa sevmenin tarif edilmez korkuları içindeyim. Uykusuz gecelerin yorgun sabahlarında seni düşünüyor ve korkularla yine sana doğru koşuyorum. Hep aynı soru düşüncemde: Ya seversem? O zaman neler olabileceğini düşünmek korkutuyor beni.İlk defa yenileceğimi anlıyorum. Karşımda kendinden emin gözlerin, dudakların, ellerin bunu söylüyor bana. Seni tanımadan önce geçen bütün yıllara lanet ediyorum. Önceleri hiç bilmediğim adını şimdi binlerce defa tekrarlıyor dudaklarım. Gün oluyor bir tablo seyredercesine mutlu heyecanlarla doluyorum karşında. Gün oluyor eski bir Yunan heykelinin ölümsüz güzelliğiyle büyülüyorsun beni. Gözlerin gözlerime takılınca güçsüzlüğüm aklıma geliyor…O zamanlar öylesine yıkılıyorum ki, bilemezsin… (Sy.176)

17.Sonra bir gün sen çıktın karşıma. İçimde küllenen duyguları yeniden yaktın. Yeniden can verdin bana. Bir sabah uyanmanın o eşsiz mutluluğunu tattırdın. Her gün seninle beraber olmanın tadı ılık ılık yayılmaya başladı kanıma. Unuttuğum arzuları, yitirdiğim hazları getirdin bana. Artık, yalnız yaşamayı düşünür oldum. Ölüm düşüncesinden gitgide uzaklaştım. Kurumuş dudaklarıma su verdi ellerin. Bakışların yepyeni bir ışık verdi gözlerime. Seninle var olduğumu anladım. Geçen zaman bir korkulu rüya gibi uzaklarda kaldı. Uzun süren bir nekahat devresinden sonra ,dünyaya yeniden gelmiş gibiydim. Belki sen yoktun, hepsi yalandı bunların. Ne çıkar? Senin için söylüyor, senin için yazıyordum ya!(Sy.180)

18.O hiç gelmeyecek sana. Daha çok bekleyeceksin. Sevmek biraz da ümit etmektir, hayal kurmaktır. Bir gün geleceğine inanıyor musun? Onunla avut kendini. Ama düşün, hiç gelmeyeceğini anladığın anda, yıkılışın da büyük olacak. O zaman kendini anne yalnızlığının kollarına atacak, ağlayacaksın. Seni teselli etmeye yalnızlığın da gücü yetmeyecek artık. İster istemez ölümü düşüneceksin. Fakat ölüm bile seni istemeyecek, kabul etmeyecek. Çeşitli sebepler yaşamanı gerekli kılıyorsa; nasıl ölebilirsin? Görüyorsun ya ; Ona bir an için de olsa seni kaybetmenin acısını tattıramayacaksın. Çaresizliğin bu kadar derin işte!(Sy.185)

19.O bir gün yanılıp sana gelse bile; sadece şekil olarak gelecek. Onu hep bir başkasıyla paylaşmak zorunda kalacaksın. Eti seninle olacak, ruhu başkasıyla. Hiç bir zaman onun bütününe sahip olamayacaksın, aranızda hep bir perde bulunacak. Kara, kapkara bir perde. Değil yırtmaya, onu bir parça olsun aralamaya bile gücün yetmeyecek. İkiniz ayrı ayrı oyunlarınızı oynamaya devam edeceksiniz. O senden habersiz, sen ondan habersiz.. Söyle, bu kupkuru beraberliğin bir tadı var mı? Bu ruhsuz kavuşma hüzünden ve iç kırıklığından başka ne getirir sana?(Sy.185)

20.Bir yol var bildiğim; sonsuzluğa giden. Bir ışık var, gördüğüm; aydınlatan geceyi. Senden geliyor. Bir ses var duyduğum; bütün çaresizliklere meydan okuyan. Senden yükseliyor. Sende bütün güzellikler. Bütün iyilikler senden başlıyor. Senin olduğun yerdeçirkinliğe, karanlığa, kötülüğe yer yok . Hangi kapıdan içeri girersen, orada keder kalmaz. Varlığın düzenler yaşamımızı. Sensizlik bir çeşit anlamsızlıktır ki; o zaman duygu ve düşünceler terk eder insanı. Olmadığın yerde kuru otlar vardır sadece. Sönmüş yanar dağlar vardır, yanmış ormanlar, kurumuş denizler vardır. Can seninle gider. Seninle birlikte kan çekilir damardan. Göz görmez olur, kulak duymaz olur. Gün olur; perde perde yükselirsin şarkılarda. Seni özlemek susuzluğa benzer ve seni sevmek ta kendisidir inanmışlığın…(Sy.218)

21.Yağmur damlalarının toprakta kayboluşu bana insanoğlunun çaresizliğini hatırlatıyor durmadan. Hepimiz birer yağmur tanesinden başka neyiz ki? Önce bir buğu halinde topraktan yükseliyor, sonra bir küçük damla olarak yine toprağa dönüyoruz.(Sy.229)

22.Gitgide alışıyorum sana. Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz.(Sy.238)

23.Ve nice insanlar gördüm ben Mihriban. Alışkın elleri kötülük etmeden duramazdı. Yalan söylemeden edemezdi dudakları. Gurur kötü dikilmiş bir elbiseydi üzerlerinde. Boş kovalar gibi ses verirlerdi dokunulduğu zaman.(Sy.243)

Aşka Dair Nesirler – Ümit Yaşar Oğuzcan

Everest Yayınları – 17.Baskı

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin