Antik Mısır Sanatı: Figürler ve Sembollere Genel Bir Bakış

Yazarın Diğer Yazıları

Sesiyle Büyüleyen Kaldırım Serçesi: Édith Piaf

Sanatçının ve sanatın bazen tecrübe edilmiş acıdan beslenmesi, sanatın her alanında oldukça sık görülen bir durumdur. Kültleşmiş bir isim olan Édith Piaf da var...

İskandinav Mitolojisinin Dokuz Diyarı

İskandinav mitolojisinde dünya ağacı olarak da bilinen Yggdrasil, dünyanın çekirdeğine kadar ulaşan bir ağaçtı ve İskandinav mitolojisinde dünya 9 diyara ayrılmıştı. Diyarların her biri...

Ingmar Bergman Filmografisinin Başyapıtları

İsveçli oyun yazarı ve yönetmen Ingmar Bergman, 89 yıllık yaşamına oldukça fazla film sığdırmıştır. Bergman, Time dergisi tarafından 2005 yılında dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni...

Savaş Karşıtı Sarsıcı Bir Animasyon: Grave of the Fireflies

Bir animasyon filmi olan, Grave of the Fireflies orijinal adı ile Hotaru no haka, Isao Takahata'nın yazıp yönettiği 1988 yapımı savaşın halk üzerindeki etkisini...

Antik Mısır sanatı, sanat tarihinde en özel yerlerden birine sahiptir ve mumyalardan hiyerogliflere kadar oluşturulan birçok sanat eserinin içinde bulunan sembollerin ve figürlerin belirli anlamları vardır. Eseri oluşturan sanatçı, içsel dışavurumunu yansıtmaktan ziyade eserini oluştururken, onun belli bir amaca hizmet etmesine önem verir.  

Mısır toplumunun günlük yaşamında önemli yer kaplayan din kavramı, eserlerde sıklıkla yansıtılır ve bu durum sanatı onlar için kutsal bir hale getirir. Ölümden sonraki yaşama inanan Mısır toplumu, ölülerini beraberinde sundukları birçok rölyef, eşya ve heykel ile beraber gömerler. Manevi dünyanın nesneleştirilmesi burada rastlayacağımız bir unsurdur. 

İlkel toplumlarda sanatın totemik bir gücü olduğuna inanıldığı gibi, Mısır toplumunda da sanatın böyle bir güce sahip olduğu düşünülürdü. Günümüzde sanatın düşsel yanını çok sık görmemizin aksine o zamanlarda sanat olabildiğince gerçeği ifade ederdi. Eserlerde yer alan özellikle dini simgeler dogmatik özelliklere sahipti. Her simgenin belirli bir anlamı vardı ve bunlar kişiden kişiye değişerek yorumlanabilecek semboller değildi. 

İşte o sembollerden bazıları; 

1.) Ankh 

Ankh; sonsuz yaşamı, erkek ve kadın ilkelerini, cennetleri ve dünyayı da temsil eden ilmekli bir haçtır. Tanrıların, insanların ağzına Ankh’ı üfleyerek öbür dünyaya geçmelerini sağladığını ve onlara sonsuz yaşamı bahşettiği söylenir. 

2.) Djed 

- Advertisement -

Tanrının omurgasını temsil ettiği düşünülen bu sembol, lahitlerin dibinde ruhların ayağa kalkması ve öbür dünyaya geçmesine yardımcı olmak için bulunuyordu. Tanrı Ptah ve Osiris ile ilişkilendirilen sembol aynı zamanda istikrarı, kararlılığı temsil eder.  

3.) Uraeus 

Firavun Tutankhamun’un ünlü maskesinde de yer alan Uraeus; egemenlik, kraliyet, tanrı ve ilahi otoriteyi temsil eder. 

4.) The Eye of Horus 

Tanrıça Wadjet ile ilişkili olan bu sembol, vicdanın asla kapanmayan gözü olarak bilinir. Her şeyi gören ve koruyan bir gücün varlığını temsil eder.  

5.) The Sesen- Lotus Çiçeği  

Sesen; yaşam, yeniden doğuş ve güneşi temsil eder. Lotus çiçeği heykellerden lahitlere, tapınaklara, türbelere kadar birçok farklı yerde sıklıkla kulanılmıştır. 

6.) Amenta  

Başta güneşin batışıyla ilişkilendirilen bu sembol, ölüler ülkesini ve yeraltını temsil eder. Sembol zamanla ölülerin geleneksel olarak gömüldüğü ve Güneş’in battığı Nil nehrinin batı yakasını temsil eder.  

7.) Shen 

İsmi Mısır’da ‘kuşatmak’ kelimesinden gelen Shen sembolü, bütünlüğü ve sonsuzluğu temsil ederKoruma görevi gören sembol, çember oluşturmak için düğümlenmiş ip dairesi şeklindedir. 

 

Peki kalıplaşmış insan figürlerinin arkasında yatan anlam nedir ?  

Gözümüze farklı açılardan hitap eden ve biraz tuhaf gelen figürler, bu sanatın perspektif anlayışı ile alakalıdır. Dile getirildiğinin aksine, sanatçıların gözlem gücünün zayıflığından değil, insanlara farklı bir gözlem yolu aşılamak istemelerinden kaynaklanır. Bu farklı yöntemin en dikkat çeken detayı ise figürleri en güçlü açılarından çizerek, bir araya getirmeleridir, bu nedenle figürlerin omuz kısımları doğrudan bize dönük ve oldukça geniş iken, ayak kısımlarının yanlamasına bir şekilde durmasını isterler. Bir kol ya da bir ayak diğerinden daha öndeyse, ileri çıkmış olan uzuv daima bakan kişiden daha uzakta olan uzuv olur. Oluşturulan figürlerde biçim ne kadar büyük olursa, temsil ettiği kişi veya şey de bir o kadar önemli hale gelir. 

Kalıplaşmış bu figürlerde dikkatimizi çeken diğer detaylar ise; erkek heykellerin kadınlara oranla daha koyu madde ile yapılmasıdır. Sabit figürler, geniş kafalar, yuvarlak, dolgun ve ifadesiz yüzler de kalıplaşmış biçimler arasındadır.  

Antik Mısır sanatı, sanatın belirli ve katı kurallara göre ilerlediği, öznel perspektifin pek yer almadığı ve sanatçıların uyması gereken kurallar eşliğinde eser ürettiği bir sanat oluşumudur. Bu sebepledir ki, Antik Mısır’da sanat pek az değişime uğramıştır. 

Mısır sanatında gördüğümüz gibi, toplumun ideolojik yapısı, dünya görüşü ve algılayış biçimi sanatı doğrudan etkiler. Sanat, aslında, durmaksızın değişen toplum yapısına ve algılayış biçimine şahit olan büyük bir göstergedir.  

KAYNAKLAR:

https://tarihiolay.com/mitoloji/misir-mitolojisi/eski-misir-sembolleri-ve-anlamlari/

https://www.webtekno.com/antik-misir-hiyerogliflerinde-rastlanan-ve-ilginc-anlamlari-olan-9-ozel-sembol-h47055.html

Daha fazla

2 YORUMLAR

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...