Ankara Alemlerinin Hikayesi: Pavyon

Yazarın Diğer Yazıları

Antik Mısır – Antik Yunan Sentezi: Fayyum Portreleri

Medeniyetin ilk yıllarından beri insanlık sanatın çeşitli kollarıyla uğraş halinde olmuş, kendisinden sonra gelen uygarlıklara pek çok yazılı ve sözlü sanat eserleri bırakmıştır. Tarihi...

Ben Bu Sokakları Biliyorum: Şiirimizde Mikro Mekan

Bazen izlediğimiz bir filmde başımıza gelir, bazen okuduğumuz bir romanda: bizi peşinden sürükleyen o başkarakter bir şekilde bildiğimiz bir caddenin köşesinden dönüverir. O andan...

Şairler Ölmez: Bir Karanfil Elden Ele

"Bir şairin gözleri kapanınca dünyada görülecek şeyler azalır." Henüz bir ay önce kaybettiğimiz felsefeci ve şair Oruç Aruoba, Cemal Süreya’nın ölümünün ardından böyle demiş. Oruç...

Farklı Dünya Kültürlerinin Deniz Kızı Efsaneleri

En eski çağlardan beri yeryüzünün farklı noktalarında farklı milletler, üstelik farklı zamanlarda birbirine fazlasıyla benzer hikayeleri anlatmış ve bunları benimsemişler. Buna bir örnek de...
Tayfun Tatar
Tayfun Tatar
Gömlek cebinde şiir, fotoğraf ve biraz da sonbahar taşıyan bir basit adam

İster sevin ister sevmeyin, Ankara kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır pavyonlar. Müdavimi hatta müşterisi bile olmasanız da, gri şehrin orta yerindeki rengarenk yanardöner ışıklarına, yıldızlı tabelalarına en azından otobüsle önünden geçerken bir gözünüz takılmıştır. Zaten laf aramızda kalsın, bu kültüre dair bilinmesi gerekenlerin başında gelir: Kimse pavyona gitmez, herkesin bir arkadaşı gitmiştir.

İşte belki de bu amaçla, “pavyonları arkadaşlarından bilenlere” pavyon kültürünü anlatmak için ortaya çıkan bir fikirle, BluTV’de bu akşam yeni bir mini dizi başladı: Pavyon. Dizi, gerçek hikayelerden esinlenmiş kurmaca bir belgesel ve yalnızca 5 bölümden oluşuyor. Çekimleri Ankara’da yapılmış ve bu eğlence hayatının perde arkasını izleyiciye gösterme iddiasına sahip, ilk bölümden konuşacak olursak bu yolda başarılı bir giriş de yaptılar.

Dizinin senaristi ve yönetmeni Sami Öztürk, yapımcısı ise Enver Arcak. Oyuncu kadrosu ise şu şekilde: Ali, Cevat, Çirkin Kral Kenan, Gamze, Mustafa, Sedat, Uzun İsmet, ve Ünal. “Alemin Hikayesi” sloganı ile karşımıza çıkan dizinin, BluTV tarafından sosyal medyada “Kalkın, pavyona gidiyoruz!” şeklinde tanıtılması ise bence oldukça başarılıydı.

İlk bölüme dair izlenimlerime gelecek olursak, eğer kalan bölümler de aynı süreye sahip olacaksa (yaklaşık 25 dakika) sizi sıkmayacak uzunlukta, ki bana kalırsa bu Türk dizileri için önemli bir kıstas. Dizideki kurgu-gerçek harmanlaması senaryoya oldukça başarılı bir şekilde yedirilmiş. Hele bir de bölümün sonunda kurgunun gerçek hikayelerden yola çıkarak yapıldığını okuduğunuzda neyin gerçek neyin kurgu olduğundan emin olamıyorsunuz. Bu da bana kalırsa kendinizi akışın daha içinde bulmanıza ve bu eğlence dünyasını daha yakından tanımanıza vesile oluyor.

Yukarıda da söylediğim gibi dizi Ankara’da çekilmiş. Ankara’nın sokaklarında herhangi bir amacı olmayan bir videoyu bile hayranlıkla izleyebilecek bir Ankara aşığı olarak Maltepe ve Ulus sokaklarını doğal akışında görmek bende büyük bir mutluluk uyandırdı. Ancak bunun dışında tarafsız bir gözle bakılırsa da mekan ve sahne geçişlerinin oldukça başarılı olduğunu ve gerçekten bir belgesel tadı verdiğini söyleyebilirim. Gerek röportaj tadında monologlar, gerek daha kurgusal özellik taşıyan diyaloglar oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor.

Henüz ilk bölümden dikkatim çeken pek çok bilgi içerikli nokta olsa da bölümün heyecanını kaçırmamak adına bunları ayrıntısıyla paylaşmayacağım. Yalnızca masa bozmak tabirinin açıklamasını öğrenmek, dilden dile efsane olarak anlatılan “pavyon hesaplarının” arkasında yatan gerekçeleri görmek, hatta pavyon eğlence kültürünün köy düğünleriyle bağlantısını keşfetmek istiyorsanız bu mini diziyi kesinlikle izlemenizi önereceğim.

- Advertisement -

Son olarak ilk bölümden, pavyonda sahne alan bir karakterin ağzından çok beğendiğim bir repliğe yer vermek istiyorum:

“Buraya nasıl düştün diyorlar, yani biz buraya düşmüşüz, DÜŞMÜŞ! Gerizekalı sen nasıl buraya düştün bi’ onu açıkla?”

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Yıl 1993: Çağdaş Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar

Edebiyatımızda yetmişli yıllarda çok dikkat çekici bir kadın yazarlar patlaması oldu. Hemen hemen çeyrek yüzyılını tamamlamak üzere olan bu patlama, Türk edebiyatına, özellikle de...

Virginia Woolf Hakkında 5 Madde

"Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Tam adı Adeline Virginia Woolf...

LOU ANDREAS – SALOME ‘ARAYIŞLAR’

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...