Gece Modu

“Gözleri olanlara dünyada görülecek hiç bir şey olmadığını söylemek zordur.Ne var ki gerçek bu inanın bana.Dünyayı tanımak için dinlemek yeter, yolculuklarda görünenler bir aldatmacadır yalnızca.Gölgelerin peşinde başka gölgeler.Yollar ve ülkeler, önceden bilmediğimiz hiçbir şey öğretemez bize; gecenin dinginliğinde kendi içimizde dinleyebileceklerimizden başka hiçbir şey?”


Kitabın Adı: Yüzüncü Ad

Yazarı: Amin Maalouf

Türkçe’ye Çeviren: Samih Rifat

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları , 20.Baskı

Basım Tarihi: Kasım 2001

Sayfa Sayısı: 404

Yüzüncü Ad, kutsal kitaplarda(Yuhanna 13ve Kuran) tanrının isimleriyle ilgili geçen kıssalardan esinlenerek “tanrının 100. adının gizeminin ve kudretinin” peşinden giden Baldassare’ın yolcuğunu sırasında tuttuğu günlüklerden oluşuyor.

1.Defter:

B kısımda hikayenin başlangıcından ve yüzüncü adın çeşitli kaynaklarda varlığından söz ediliyor.Hatta kitapta geçen şöyle bir cümle “Kuran’da tanrının doksan dokuz adının Baldassaregeçtiğini bilmeyen yoktur; kimileri sıfat demeyi yeğliyor bunlara.Bağışlayıcı,Öç alıcı,Akıl Sır Ermez, Açıkça Görünen,Her Şeyi Bilen,Son Hükmü Veren,Varlığının Sonu Olmayan…Dinsel geleneğinde doğruladığı bu sayı, meraklı kafalarda aslında kendiliğinden akla gelen şu soruyu doğurmuştur her zaman: bu sayıyı tamamlayan gizli bir yüzüncü ad yok mudur?Peygamber’in kimi din bilginlerince yadsınan ama kimilerinin gerçek kabul ettiği bazı hadisleri,aslında böyle yüce bir adın var olduğunu ve bu adı ağza almanın , her türlü tehlikeden kurtulmak için ya da Tanrı’nın herhangi bir dileği yerine getirmesi için yeterli olduğunu belirtiyor.Nuh bu adı biliyormuş, deniyor ve bu sayede yanındakilerle kurtulabilmiş Tufan’dan” geçiyor ve diğer kaynaklara da dayandırıyor buna benzer hikayelerini.

2.Defter:

Herkesin bir efsane gibi gördüğü ve  Ebu Mahir El Mazandarani’nin yazdığına inanıldığı bu yüzüncü ad kitabını kendisine hediye edilmesi ve onu bir zengine satmasının ardından pişmanlığa kapılıp kitabın peşine düşmeye başlıyor.Bu uğurda yola çıkmaya 2 yeğeniyle başlıyor ama ardından Marta adında dul kadında kendilerine katılyor.Marta Baldassare’ın eskiden sevdiği bir kadın olmasından dolayı yolculukları garip bir şekilde devam ediyor.Yolculukları sürerken kitabı sattığı zengin tüccarın peşinden İstanbul’a geliyorlar.İstanbul ile ilgili olan kısımlarında Yeniçerililer hakkında söylediklerinden dolayı kitap oldukça eleştiriliyor.Sonra yolculukları devam edip İzmir’e gidiliyor ve  Marta’nın kocasını bulmak ve kitabın izini sürmeye devam ediliyor.

3.Defter:

İzmir’de aradıklarını bulamadıkları halde ipuçu bulduklarından Marta’nın kocası için Sakız Adası’na gitmek isityorlar.Tabi öncesinden Baldassare ve Marta yakınlaşmasından dolayı Baldassare bu yolculuğa çıkmak ve Marta’nın dul olduğunu kanıtlayıp onunla evlenmek istediğinden bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyor.

4.Defter:

Marta’nın kocasını bulma maceraları ve Marta’nın kocasıyla kalma isteği oldukça Baldassare’ı zor durumda bırakıyor.Kaçmak zorunda kalıyor ve Cenova’ya bir şekidle yolu düşüyor.Kitabın izlerini de tesadüfi bir şekilde izlemeye devam ediyor.Kitap uğruna Londra’ya,sonra tekrar Sakız Adası’na süren uzun bir yolculuğun ardından kitaba bir şekilde ulaşıyor.Londra’da bir süre kalıyor ama orda da kehanetler peşini bırakmıyor ve tekrar kaçmak zorunda kalıyor.

 

Yazar Hakkında: 1949 Beyrut doğumlu ve Fransa’da yetişmiş Ortadoğu’nun en ünlü yazarlarındandır.Yazarın kitapları çeşitli dillere çevrilmiş ve en fazla bilinen kitapları; Afrikalı Leo,Semerkant,Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri kitaplarıdır.

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin