Alt-J (∆) – Taro: Bir Savaş Fotoğrafçısının Aşkı ve Ölümü

Yazarın Diğer Yazıları

Netflix’te İzlenmesi Gereken Belgeseller – 2

Feministler : Onlar Ne Düşünüyordu? 2018 yapımı belgesel, röportajlardan oluşuyor. Her kadın kendi hikayesini anlatıyor, kendi tarihinde geriye gidiyor yaşadıklarını, kadın olmanın zorluklarını, bir kadın...

Oruç Aruoba ile Ölüm, Yaşam ve Felsefe Üzerine Sohbetler

Hacettepe Üniversitesi'nde Psikoloji okuyan, yine Psikoloji üzerine yüksek lisans yapan ve daha sonra Felsefe üzerine doktorasını yaparak Psikoloji-Felsefe konularında tam olarak uzmanlaşmış olan Oruç...

Hala Başlamayanlara: Rick and Morty Nasıl Bir Yapımdır?

Geçtiğimiz günlerde 3. sezon finalini yapan Rick and Morty son zamanların en çok sevilen dizilerinden biri olmayı başardı. Peki bu diziyi bu kadar başarılı...

Michelangelo’nun Adem’in Yaratılışı Tablosu ve Bilinmeyenler

Yaradılışın kutsallığını gözler önüne seren bir fresk, Michelangelo'nun Ademin Yaratılışı freski. Roma'daki Sistine Şapelinin tavanını süsleyen bir sürü freskten yalnızca bir tanesidir. 1508 yılında,...
Hilal Yorulmaz
Hilal Yorulmaz
psikoloji, sanat, edebiyat, dizi, bazen spor, bazen de insanlara ilgi duyan yetişkin ama çocuksu bir birey

2007’de kurulan İngiliz indie rock grubu, Alt J’nin Taro şarkısı, güzel olmasının yanı sıra çok hüzünlü bir hikayeyi barındırmaktadır içinde…

Gerda Taro, asıl adı Gerda Pohorylle olan Yahudi asıllı ilk kadın savaş fotoğrafçısıdır.

Robert Capa ise aynı şekilde asıl adı André Friedman olan dünyanın en ünlü savaş fotoğrafçısı ilan edilen bir fotoğrafçıdır.

Taro ve Capa, Paris’te tanışıyorlar, birbirlerine aşık oluyorlar, Taro fotoğrafçılığı Capa’dan öğreniyor ve birlikte savaşlara gidip fotoğraflar çekiyorlar. İspanyol İç Savaşı’nda çektikleri fotoğraflarla adlarını duyuruyorlar.

- Advertisement -

Capa’nın The Falling Soldier isimli fotoğrafı ise onun en ünlü ve en çarpıcı fotoğrafıdır.

Ne yazık ki Taro, 1937’de Brunete Savaşı esnasında ölüyor…

Capa ise 1954’te Indochina Savaşı esnasında bir mayına basarak ölüyor…

Ve Alt-J, Capa’nın ölümünü muazzam bir şiirsellikle anlattığı o şarkıyı çıkarıyor…

 

“Indochina, Capa jumps Jeep, two feet creep up the road
To photo, to record meat lumps and war
They advance as does his chance, very yellow white flash
A violent wrench grips mass, rips light, tears limbs like rags

Burst so high finally Capa lands
Mine is a watery pit Painless with immense distance
From medic from colleague, friend, enemy, foe
Him five yards from his leg, from you, Taro

Do not spray into eyes, I have sprayed you into my eyes
3:10 pm, Capa pends death, quivers, last rattles, last chokes
All colors and cares glaze to gray, shriveled and stricken to dots
Left hand grasps what the body grasps not, le photographe est mort

Three, point, one, four, one, five, alive no longer my amour, faded for home May of ’54
Doors open like arms my love, painless with a great closeness
To Capa, to Capa, Capa dark after nothing, re-united with his leg
And with you, Taro

Do not spray into eyes, I have sprayed you into my eyes
Hey Taro”

Nakaratındaki oryantal müziği elektro gitarı bant ile çalarak elde etmeleri, şarkı sözlerinin İngilizce olmasına rağmen “le photographe est mort” (fotoğrafçı öldü) gibi bir cümleyi Fransızca kullanmaları, “do not spray into eyes, I have sprayed you into my eyes” (gözlerinize sıkmayın, ben seni gözlerime sıktım) gibi anlamlı cümleler içeren ve şarkının bitiminin “Hey Taro” olmasıyla Capa’nın Taro’ya kavuştuğunu anlamamız gerçekten şarkıya çok güzel bir bütünlük katıyor.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...