Alışkanlıkları Unutun: Reservoir Dogs

 

Reservoir Dogs, ünlü yönetmen Quentin Tarantino‘nun sinemaya yeni bir soluk getirdiği ilk filmidir. Tarantino, doğrulsal olmayan öykü akışı, absürd diyalogları ve kanlı şiddet sahnelerini cesurca kullanmasıyla döneminin seyircileri tarafından anlaşılmakta güçlük çektiğini söyleyebiliriz. Tarantino bu durum hakkında verdiği röportajda, sinema salonunda 24 kişinin film bitmeden salonu terk ettiğini söylüyor.

Reservoir Dogs, vizyona girdiğinde Amerika’da gişe hasılatı olarak düşük kalsa da İngiltere’de filmin yarattığı etkiyle birlikte Quentin Tarantino adından söz ettirmiştir. Quentin Tarantino’nun Londra sokaklarında yürürken kalabalıkların başına üşüştüğünü, İngiliz sinemacılarının Roservoir Dogs filminden etkilendiğini söyleyebiliriz.

- Advertisement -

Reservoir Dogs/ Suç,Polisiye/ 1992

Reservoir Dogs filmi, bir soygun hikayesini konu alıyor. Büyük bir soygun için bir araya gelen çete üyeleri ise birbirlerini tanımıyor. Patronları tarafından belirlenen takma bir isim ile soygunu gerçekleştiriyor.

Quentin Tarantino, Reservoir Dogs filmine bir restorantın masasında birbirini tanımayan 7 kişinin aralarında sohbet etmesiyle başlıyor. Sohbetin konusu, Madonna’ya kadar uzandığını söyleyebiliriz. Sinema anlayışının bir parçası olan absürd diyalogların geçtiği bir sahne oluyor. Sinematografik olarak ikiden fazla kişinin olduğu bir konuşma sahnesinde yer yer ark tekniğine yer vermesi, seyirciyi o masada oturan biri gibi hissetmesini sağlıyor diyebiliriz.

Film bu sahnenin ardından birbirini tanımayan yedi kişinin soygun için arabaya yürümesiyle devam ediyor; ilerleyen yıllarda adından sıkça söz ettirecek olan Quentin Tarantino,ilk kez izleyiciyi kanlı şiddet sahnesiyle buluşturuyor. Bay Beyaz ve Bay Turuncu‘nun soygundan kaçtığı, Bay Turuncunun yaralandığı sahne ile artan tansiyonu soygundan sonra buluşacakları mekana varana kadar devam ettiriyor.

Soygundan sonra buluşacakları mekana üçüncü gelen kişi ise Bay Pembe oluyor. Bay Turuncu’yu yerde kanlar içinde bırakarak yan odada soygun hakkında değerlendirme başlıyor. Bay Pembe aralarında köstebek olduğunu iddaa ediyor. Tansiyonun devamlı bir şekilde arttığı bu sahnede, Bay Beyaz sigarasını yakacağı sıra da kan yüzünden önce ellerini yıkamak istiyor. Bay Pembe ise telaşlı bir şekilde aralarındaki köstebeğin kim olabileceği hakkında fikir yürütmeye devam ediyor. Tarantino yarattığı gerilimli sahneyi, sinemasının bir parçası olan absürdlüğünü tekrar devreye sokuyor. Tansiyonun içinde hiçbir şey olmamış gibi önce ellerini yıkayan Bay Beyaz sonra saçlarını tarıyor. Quentin Tarantino oluşturduğu tansiyonu burada absürdlük ile dengelemeye çalıştığını söyleyebiliriz.

Filmin bütününe baktığımızda soygundan sonra buluşacakları yerde olayın geçtiğini söyleyebiliriz. Bay Beyaz ve Bay Pembe, Bay Turuncu’nun kanlar içinde yerde yattığı yere tekrar dönüyor. İkili arasında çıkan gerilimi, Quentin Tarantino sinematografik olarak çoğu yönetmenin estetik bulmadığı bir kamera çekim tekniği ile taçlandırıyor. Bay Beyaz ve Bay Pembe’nin oluşturduğu gerilimi, zoom çıkarak sahneye Bay Sarışını çıkarıyor. Bu tekniğin sinemada çok estetik olmadığını fakat Quentin Tarantino imzası taşıdığını söyleyebiliriz.

Soygundan sonra planlanan yere dördüncü gelen kişi ise Bay Sarışın oluyor. Quentin Tarantino, artan tansiyonu absürdlük ile harmanlayarak, seyircinin algısı ile oynamaya çalıştığını söyleyebiliriz. Bay Sarışının ardından mekana gelen beşinci kişi ise Soygunu planlayan patronun oğlu Eddie oluyor.

Quentin Tarantino planlanan yere beşinci kişinin gelmesi ile doğrusal olmayan öykü akışını kullanarak filmi başka bir yere taşıdığını söyleyebiliriz. Tarantino, hem aynı sahne de kalarak hem de çete üyelerinin hakkında geçmişe dönerek bilgiler vermeye başlıyor. Bir insanın aynı anda iki ayrı yerde olması mümkün değilken, Tarantino bunu sinema için mümkün kılan bir hale getirdiğini söyleyebiliriz.

Seyircinin karşısına ilk defa Reservoir Dogs filmi ile çıkan Quentin Tarantino, final sahnesini de doğrusal olmayan öykü akışını kullanarak soygunun başladığı yere seyirciyi geri getiriyor. Soygun sahnesi olmadan soygunu anlatan Quentin Tarantino, sinemaya alışılmadık bir tarz getirdiğini söyleyebiliriz.

Ek olarak: La Casa De Papel dizisinde, Reservoir Dogs filminden esintiler olduğunu, soygunun planlandığı sahnenin bir benzerini Profesör’ün soygunu anlatırken kullanıldığını hatta takma isimlerinde bu filmden esinlenildiğini söyleyebiliriz.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Batuhan Amaç
Batuhan Amaç
İyiler ilk görüşte tanınmaz.

Must Read

Unutulmaz Dizi ve Filmlerden Unutulmaz 15 Replik

Bu yazımızda bizi etkileyen, tekrar izleme isteği  uyandıran, ağlatan, güldüren, düşündüren unutulmaz dizi ve filmlerin, film karakterlerininin, unutulmaz repliklerini sizler için derledik. İyi okumalar...