Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1- “Sevgili Dost,
Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır. Zarf mahremiyettir, mahrem olmasa da satırlar. Bir köşeye çekilinir, yalnız okunur mektuplar.”
(s.7)

2- “İnsanlar birbirlerine mektup yazmalı. Çünkü mektupta sesin tonu belli olmaz. Çünkü mektup düşünülerek yazılır. Birdenbire ağzımızdan kaçan kelimeleri hiçbir şey geri getiremez. Söylediklerimizin üstü çizilemez. Çünkü söylediklerimiz dinlenmeyebilir; sözümüz kesilir, içeriye o anda biri girer, okunan mektup ise mutlaka tamamlanır.”
(s.10)

3- “Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın.”.
(s.14)

4- “Sevgili Dost,
Eğer yeryüzündeki bütün elleri bir masanın üzerine koysalar, elini bulabilirdim onların içinden.”
(s.21)

5- “Sevgili Dost,
Eksik bilgi bizi yanlış adreslere götürür. Arkadaşlıklar, dostluklar, ortaklıklar ve evlilikler hep bu yüzden biter. Kim bilir hayatımızda kaç kez, Nasıl da tanıyamamışım! demiş, kaç kez ince buz tabakasında aldanıp yürüdüğümüz gölün soğuk sularında bulmuşuzdur kendimizi.”
(s.23)

6- “Her sabah yeni bir manzara görecekmiş gibi camlara koşup değişen hiçbir şey olmadığını görmek ne soğuk. Düşüp yuvarlanan bir bozuk paranın peşinden koşarken, kelimelerin üzerine basa basa yürümek ne soğuk! Dizlerine kadar gömüldüğün karda yürümekte ne var! Boğazına kadar battığın kelimelerin içinde yüzmek ne soğuk!”
(s.29)

7- “Sevgili Dost,
Herkesin seviyormuş gibi yaptığı, ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz. Belki de bütün zamanlar böyleydi.”
(s.38)

8- “Sevgili Dost,
Mektubun gelmedi. Bu sana yazmamı engellemiyor. Asıl mektup gelmediğinde yazılmalı. Çünkü yazmamak da bir mektuptur, yazılandan daha güçlü satırlar içeren.”
(s.46)

9- “Ölümün ne kadar çok kurbanı olduğunu çok az hatırlıyor ve çok çabuk unutuyoruz.”
(s.50)

10- “Ah, vefa! İnsan türünün en önemli özelliklerinden biriydin sen. Acaba türümüzün başka hangi özelliklerini kaybettik, acaba hangi özelliklerini taşıyoruz.

Bu sabah kuş sesleriyle uyanıyorum.
Acaba “insan” denince hatırlanıyor muyuz?”
(s.52)

11- “Sevgili Dost,
Solmayan heyecanı nerede aramalıyız? Yalnız bağırarak değil, kısık bir sesle bile duyacağımız heyecanı. Kulağıma öyle bir kelime fısıldamalısın ki, o kelime önce beni, sonra bütün yeryüzünü aydınlatsın. Aydınlatsın ki, havai fişekler yerini güneşe bıraksın.”
(s.61)

12- “Sevgili Dost,
Bana öyle bir kelime söyle ki hiç eksilmesin”
(s.62)

13- “Bana bencilce hareket ettiğimi söyleme sakın. İnsanlara güvenimi kaybettim.”
(s.82)

14- “Sevgili Dost,
Kalbimi alıp uzaklara gitmek istiyorum.”
(s.96)

15- “Sevgili Dost,
Bir gün sen de sonbaharla tanışacaksın. Çok seveceksin onu. Sıcak bir yaz sonu, hiç ummadığın bir anda kapını çalacak. Serinliğini, yağmurlarını, rüzgarını ve yapraklarını yüklenip evine yatıya gelecek. Sonbahara, kar gibi çarşaflar sereceksin.”
(s.119)

16- “Sevgili Dost,
Karanlıktan hoşlananların ışığı kıskanmaları, kışın sonbaharı kıskanması kadar masum değil.Böylelerinin sıkıntıları ışık yaklaştıkça daha da artıyor.”
(s.122)

17- “Seni seçtiğime pişman değilim. Sen de pişman olmayacağın seçimler yap.”
(s.155)

18- “Sevgili Dost,
Zihninin bir arı kovanı gibi dolup boşaldığını görüyorum. Seni rahatlatmak için bütün arılarını üstüme alabilirim. Ama sen gerçekten istiyor musun?”
(s.189)

19- “Sevgili Dost,
İşte kalbimi titreten zarf. Senden geliyor.”
(s.196)

Posta Kutusundaki Mızıka
Şule Yayınları

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin