Gece Modu

Size biraz Ali Lidar’dan bahsedeceğim. Güncel edebiyat ile azıcık içli dışlıysanız adını duymuşsunuzdur zaten. Şiirleri mükemmeldir, bazıları onun kalemini Ah Muhsin Ünlü’ye benzetir. Ben kendisini çok başarılı bulmaktayım. Lidar, özellikle son yıllarda çok seviliyor. Haklı olarak da benimseniyor. Her kelâmı okunası…
En çok okunan kitabı “Tesirsiz Parçalar”dan size birkaç alıntı yapmam gerektiğini hissettim. Bu kitabı ilk çıktığında Taksim Mephisto’dan gidip almıştım, Emrah Serbes hayranlığım vardı, sonra kendimi Ali Lidar’a yönelirken buldum. Çok beğendim, ama en çok attığı başlıkları sevdim. Alıntılara geçelim…

Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş’a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtalara, coğrafi uzaklıklara, bakmak için ölünen gözlere bakamaya, âşık olmaya ve olamamaya; bazen Deep Purple’a, bazen Ferdi Tayfur’a, bazen Salinger’a, bazen Oğuz Atay’a; anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, insana; kısacası hayata dair tesirli bir bakış açısı… (Tanıtım Bülteninden)

“Adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde
Yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu.”

Dev Lotr Testi

“Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor… Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en… Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını… Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki.”

“Hayatta insanlarda arayıp bulamadığım her şeyi kitaplarda buldum.”

“Kafayı sıyırmak üzereyken, Jules Verne tuttu elimden”

“Anne…
Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı.
Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem…”

“Söyleyeceğimiz çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz. Ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz.”

“Beni affetme… Anlama da… Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu… Beni daha fazla konuşturma… Ben susayım, sen ağla… Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için… Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…”

“Geç kalmaların arasında nefes almaya çalışıyoruz hepimiz…Kimimiz başka insanlara tutunup ayakta kalmaya çalışıyor, kimimiz de yaşayamadığı çocukluğuna sığınıp, oynayamadığı bütün oyunları bir nefeste oynamak için çabalıyor…”

Tesİrsiz Parçalar, Ali Lidar, Müptela Yayınları 4.Baskı 2015

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin