Gece Modu

Ahmet Ümit denildiğinde akla şiirden romana, öyküden dergiye birçok alana kalemini uzatmış ve o kalemin hakkını her alanda vermiş bir yazar gelmesi, yazarlık serüvenini ve eserlerini düşündüğümüzde çok şaşırılacak bir durum değil elbette. Sizlerle bu serüvene ufak bir yolculuk yapmak isterim öncelikle.

1960 Gaziantep doğumlu yazar yedi kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelmiş. 1983’te ilk öyküsünü yazıncaya kadar bir ilkokul, bir lise, bir üniversite bitirmiş. Yazarlık eğitimini asıl temellendiren şey ise ortaokul yıllarında tutkuyla bağlandığı okuma alışkanlığı olmuş.

Yazarımız yazın yaşamına öyküyle başlamıştır. Ancak ilk kitabı “Sokağın Zulası” adlı bir şiir kitabıdır. Yaşadığı dönemin politik etkilerinden ve karanlığından bunalan bir insanın kendi ütopyasına sığınışını ve ölümü konu alan bu şiir kitabı da 1989 yılında yayınlanmıştır.

Ahmet Ümit eserleriyle oldukça okunan bir yazar olmasının yanı sıra adıyla birlikte okurlarının aklına kazınan bir karakter yaratmış ve bu karakteri aramıza, yani dünyamıza, salıvermiştir. Başkomiser Nevzat…

Ahmet Ümit, Başkomiser Nevzat karakterini gizemli, tuhaf cinayet vakalarını muavini Ali ile birlikte çözen “alaturka” bir kişilik olarak nitelendiriyor. Nevzat ise ellili yaşlarını yaşayan, suskun, çok alışık olmadığımız bir karakter olmasının yanı sıra hayatımıza dahil olmasıyla bizi mutlu ve farklı hissettiren bir karakter.

Başkomiser Nevzat polisliğe alaylı bir başlangıç yapan, mesleğin bütün kademelerinde bulunmuş, başarı kadar başarısızlığı da yaşamış bir adam. İstanbul’u avcunun içi kadar iyi biliyor ve suçlu psikolojisini oldukça başarılı analiz edebiliyor.
Bu karakter ilk olarak Ahmet Ümit’in “Agatha’nın Anahtarı” kitabında kendini gösteriyor. Okuyucuyu olaya dahil eden karakter yapısı, düşünce tahlilleri ve şahsına münhasır çözümleme ve delilleri değerlendirme yöntemleriyle adının altını kalın çizgiler ile çizdiriyor okura. Bu kitabın yanı sıra bir çok romanda Başkomiser Nevzat’ı tanımaya ve nihayet Başkomiser Nevzat’ın üç kitaptan oluşan çizgi roman serisini okuyarak hayatımıza dahil olmasına biraz heyecanlı çokça mutlu şahit oluyoruz.

**

Aşkın çılgınlaştırdığı evli bir adam, kıskançlık, bencillikler ve kusursuz bir cinayet…

“Evet öyle düşünüyorum. Tasarlanmış cinayet iyi bir organizasyon gerektirir. Zamanın, mekanın, cinayet aletinin doğru seçilmesi, ortalıkta kanıt bırakılmaması ya da sahte kanıtların bırakılması gibi zeka gerektiren davranışların yanında birini öldürebilecek kadar soğuk kanlı bir cesarete veya vahşiliğe sahip olmalıdır insan.”(Agatha’nın Anahtarı s,4)

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
İstanbul’da suç manzaları.. Suçun perdelediği yaşamlar..

**

Kavim
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam. Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir incil.

İstanbul Hatırası
Yaşadığın şehir özgür değilse, sen de özgür kalamazsın!

**

Sultanı Öldürmek
Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?

Beyoğlu’nun En Güzel Abisi
Aşk, yaşamı; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır.

**

Başkomiser Nevzat karakterini bu sıra romanlarıyla içimize dahil eden Ahmet Ümit, bu hem bizden hem de alışık olmadığımız insan portresini kafamızda canlandırmak ve yine alışılmışlığın dışına çıkarak şekillendirmek için Nevzat karakterinin çizgi roman serisini bizlere sunuyor.

Tapınak Fahişeleri, Çiçekçinin Ölümü ve Davulcu Davut’u Kim Öldürdü? isimli üç çizgi romanda Nevzat Başkomiserin maceralarını ve polislikteki farklı tutumunu renkli sayfalarda yaşayarak takip ediyoruz. Çizimlerini İsmail Gülgeç’in yaptığı çizgi roman karakteri Nevzat ise hayallerimizdeki kahraman olmaktan çıkıp görsel çizimlerle, her okurun İstanbul sokaklarında karşılaşmak istediği gerçek bir karaktere dönüşüyor.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin