Gece Modu

Ahmet Ümit, beğendiğim, kitaplarını severek okuduğum en sevdiğim Türk yazarlardan biri.

Yazarın birçok kitabını okudum. En sevdiğim ise İstanbul Hatırası. Şu günlerde yeniden okumak istediğim kitaplar arasında. Tekrar aynı heyecanı yaşamak, aynı gerilimi hissetmek için kitabı tekrar okuyacağım.

Ama ondan önce; iki yıl aradan sonra Ahmet Ümit 5 Mart’ta son kitabını sevenleri ile buluşturuyor.

Kırlangıç Çığlığı

Kırlangıç Çığlığı’nın çıkacağı haberini aldığımdan beri heyecan içindeyim. Bir an önce kitabı almak Başkomiser Nevzat ile maceraya çıkmak istiyorum.

Vicdanını yitirmiş bir dünyada başka nedir ki cehennem?

Yine Everest Yayınları tarafından çıkacak olan Kırlangıç Çığlığı’nın ilk baskısı 300.000 olarak basılmış ve şu an bazı kitap satışı yapılan internet sitelerinde ön siparişte. Ben CNR Kitap fuarına gittiğimde almak istediğim için ön siparişe sıcak bakmadım. Fuar için gün sayıyorum.

Romanın içeriği hakkında yazarımız Bu defa Başkomser Nevzat, insan ruhunun karanlık bahçesinde gizemli bir gezintiye çıkıyor.” Diyerek okurlarını fazlası ile meraklandırıyor. Bu cümleye bakarak düşündüğümde kitabın kapak tasarımı romanın bir yansıması gibi gözüküyor gözüme. Bir okuyucu olarak kapak tasarımın romanın albenisini artıraracağını düşünüyorum.

Kırlangıç Çığlığı’nın güzel kapak tasarımı Lom Creative ait.

İşte size Kırlangıç Çığlığı’nın arka kapak yazısı (tanıtım bülteninden)

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.

Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.

Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.

Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.

Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.

Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.

İşte bu yüzden geri döndüm…

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin