Paul Mescal: Oscar Adaylığına Yükselen Bir Kariyer

Editör:
Günsu Akçatepe

2020 yılında yayınlanan mini dizi Normal People‘ın Connell‘ı olarak gönüllere taht kuran Paul Mescal, 2022 yılına damgasını vuran Aftersun filmindeki etkileyici performansıyla kariyerinin ilk Oscar adaylığını aldı. Mescal’ın kariyer basamaklarını nasıl da yükseldiğine biraz yakından bakalım.

Paul Mescal‘ın çıkış projesi olarak görülen, Sally Rooney‘nin aynı adlı romanından uyarlanan Normal People’ın üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Mescal o zamandan beri, The Lost Daughter, God’s Creatures, The Deceived ve Carmen gibi bir sürü yapımda yer aldı. Şimdi ise Charlotte Wells imzalı Aftersun filmindeki performansıyla 2023 Akademi Ödüllerinin en iyi erkek oyuncusu olmaya aday! 26 yaşındaki aktör, Charlotte Wells‘in yönettiği, geçen yıl gösterime giren ve 30 yaşındaki bekar baba Calum’u canlandırdığı filmdeki rolüyle film festivallerinin gözdelerinden oldu. Sayısız ödül adaylığı ve ödül sahipliğiyle beyaz perdeye damgasını vuran Aftersun’ın tek Oscar adaylığı Paul Mescal’ın aday gösterildiği En İyi Erkek Oyuncu kategorisi oldu.

Paul Mescal’ı Daha Önce Nerelerde Gördük?

Şaşırtıcıdır ki, Paul Mescal’ı eğer daha önceden gözünüz ısırıyorsa kendisini bir Gal Futbolu maçında görmüş olmanız oldukça yüksek ihtimal. Oyunculuk basamaklarını yükseleceğini henüz bilmiyorken Mescal, profesyonel bir sporcuymuş ve gelecekteki kariyerini de bu yönde şekillendirmeyi düşünüyormuş, ta ki 16 yaşına kadar. 16 yaşındayken okuduğu lisenin “Operadaki Hayalet” (Phantom of the Opera) prodüksiyonunda performans sergilemiş ve o zaman oyunculuk hayalleri kurmaya başlamış.

Yine de, yeni keşfettiği tiyatro sevgisinin kariyer olarak herhangi bir potansiyeli olduğuna inanmamış ilk başta.  Bir röportajında ilk sahne deneyimini “Ona aşık oldum. Hayatımda hiç böyle yükselme yaşamadım.” diyerek tarif etmiş. Tiyatro eğitimi aldığı üniversitenin ilk iki senesinde de -yasak olmasına rağmen- gizlice Gal futbolu oynamaya devam etmiş. Son sınıfın başlarında ise sakatlanarak çenesini kırmış ve bu yüzden de bırakmak zorunda kalmış.

1996 İrlanda doğumlu Mescal, Tiyatro eğitimini Dublin‘de “The Lir Academyde almış. Eğitiminin ardından ilk rolünü 2017’de yapımı Dublin’deki Gate Tiyatrosu’na ait olan The Great Gatsby‘de baş karakter olarak aldı.

Jay Gatsby rolünde Paul Mescal2017

Tiyatro serüveninin ardından oynadığı ilk rolü bir sosis markasının televizyon reklamında olmuş. İlk ekran deneyimini bu şekilde bir kahvaltı reklamıyla kazanan oyuncunun bir sonraki deneyimi ise büyük çıkışını yaptığı Normal People‘daki Connell rolü olmuş.

Normal People ve Mescal’ın Büyük Çıkışı

Daisy EDGAR JONES Marianne Paul MESCAL Connell

Paul, 2020’deki Covid pandemisi sırasında vizyona giren, Daisy-Edgar Jones ile birlikte rol aldığı mini dizi Normal People’daki performansıyla akıllara kazındı ve televizyon tarihinin en çok ilgi gören mini dizilerinden birinin başrolü olarak tanındı.

Daisy ve Paul, İrlandalı yazar Sally Rooney’nin aynı adlı romanından uyarlanan başarılı dizide Marianne Sheridan ve Connell Waldron karakterlerine hayat verdiler. Bugün hala ilgi çekmeye devam eden romantik drama, İrlandalı gençler Marianne ve Connell arasındaki okul günlerinden üniversitedeki zamanlarına kadar aralıklarla süren ilişkiye odaklanıyordu.

Mescal’ın 12 bölümlük dizideki performansı onu dünya çapında beğenilen bir aktör yaptı. Bu başarılı performansın devamında gelen yılda Emmy Ödülleri‘ne aday gösterildi. Her ne kadar bu ödülü Mark Ruffalo‘ya kaptırmış olsa da, ismini yeni duyuran genç bir oyuncu için bu adaylık çok büyük bir başarı oldu. Daha sonra yine Connell rolüyle BAFTA TV ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu seçildi.

2021 BAFTA Ödülleri’nde Paul Mescal.

Mescal daha sonra 2021’de Oscar ödüllü Olivia Colman ile birlikte Maggie Gyllenhaal‘ın psikolojik draması The Lost Daughter‘da ilk uzun metrajlı filminde oynamış oldu. Film üç dalda Oscar’a aday gösterildi.

2022 yılının sonlarından 2023 yılının ortalarına kadar ise tiyatroyla ilgilendi. Londra’daki Almeida Tiyatrosu‘nun prodüksiyonu olan Broadway efsanelerinden A Streetcar Named Desireda Stanley Kowalski rolüyle yer aldı.

Aftersun ile Oscar ve Ötesi

Aftersun, 2022.

Paul, sadece üç kısa yıl içinde eleştirmenlerin de beğenisini kazanarak Charlotte Wells’in kasvetli Aftersun filmindeki performansıyla bir Oscar adaylığı kazandı. 2000’li yılların başında geçen dram filmi, 31. yaş gününün arifesinde babası ile Türkiye’deki bir tatil beldesine tatile giden 11 yaşındaki bir kızın hikayesini anlatıyor.

24 Ocak Salı günü açıklanan Oscar adaylıklarında Paul’un En İyi Erkek Oyuncu kategorisindeki rakipleri şu şekilde: The Banshees of Inisherin‘deki rolü ile Colin Farrell, Elvis filminin yıldızı Austin Butler, The Whale‘deki rolüyle Brendan Fraser ve Living filmindeki performansıyla Bill Nighy. Duyurudan sonra yaptığı açıklamada,

“Bu, Aftersun’a dahil olan herkes için gerçekten özel bir an. Akademi tarafından tanınmak çok çılgınca bir onur ve çok minnettarım.” diyerek mutluluğunu hayranlarıyla paylaştı.

Diğer Oscar adaylıklarını görmek için: 95. Akademi Ödülleri İçin Oscar Adayları Açıklandı!

Paul Mescal’ın beğenilen performansıyla yer aldığı Aftersun filminin incelediğimiz yazımız için: Aftersun: Ege Kıyılarında Kalan Çocukluk Hatıraları 

Kaynak:

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Küçük Gün Işığım Film İncelemesi: Kabullenmenin Gücü

Kusursuzluk arayışının değil, kendin olmanın kıymetini; sonuca değil, yolculuğa odaklanmanın anlamını keşfedeceğiniz sarsıcı ama iç ısıtan bir aile hikâyesine davetlisiniz.

Joseon’daki İstikrarsızlık: Kral Injo

İstikrarsızlığıyla Kore ulusunun gelişmesinin önünü kapamış bir hükümdar olarak hatırlanan ve günümüzde hala eleştirilen Kral Injo'nun tarihteki yeri.

Sessizliğe Karşı Yazmak: Kadın Yazarların Sansüre Direnişi

Sansür, yalnızca siyasi bir baskı mekanizması değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve cinsiyet temelli bir sessizleştirme aracıdır.

Hasçelikler and the City: Dijital Bir Ailenin Hikâyesi

Hasçelikler and the City; dijital dünyada temsiliyet, samimiyet ve medya sınırlarını sorgulayan gerçekçi bir aile anlatısıyla izleyicileri içine çekiyor.

Cumhuriyet Aydınları: Behice Boran

İlk kadın sosyolog, ilk kadın siyasi parti genel başkanı, Marksist, yazar ve akademisyen olan Behice Boran; Türk solunun en güçlü temsilcilerinden biri olmuştur.

Tabloları Dinlemek: Édouard Manet

Bazı bakışlar ancak bazı nefeslerle tanımlanıyor. Manet'nin fırçası, Tezer'in nefesi gibi...

Edebiyatta Semtlerin İzleri: Emirgan

İstanbul'un en güzel semtlerinden biri olan Emirgan, şiirlerde de romanlarda da ele alınan bir semt olmuştur.

Natalia Ginzburg: Edebiyatın ve Direnişin Güçlü Sesi

İtalyan yazar Natalia Ginzburg, toplum ve aile temalarını sıklıkla işleyen, döneminin devrimci kimliğini benimsemiş ve bunu da eserlerine yerleştirmeyi uygun bulmuştu.

Notting Hill: Londra’nın En Renkli Yüzü

Notting Hill; renkli sokakları, pazarı ve kültürel dokusuyla Londra’da hem ruhunuza hem gözünüze hitap eden özel bir semttir.

Dostoyevski’nin Rus Edebiyatı Üzerindeki Etkisi

Dostoyevski, Rus edebiyatında sadece bir isim değil aynı zamanda döneminin edebiyat anlayışına da yön veren önemli bir yazardır.

Editor Picks