Orhan Veli’nin Melih Cevdet için imzaladığı fotoğrafı.
Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



“Farz et ki bir rüzgardım esip geçtim hayatından.”
Orhan Veli’nin 67. ölüm yıl dönümü anısına..

“Ben Orhan Veli” adlı şiiri ile kendi kaleminden kendini anlatmış olan şair, Nisan ayının 13’ünde Beykoz’da dünyaya geldi. Edebiyata ilgisi ilkokul sıralarında başladı. Ortaokulun yedinci sınıfında Oktay Rıfat Horozcu’yla, birkaç yıl sonra da Melih Cevdet Anday ile tanıştı. 2000’li yılların edebiyat ders kitaplarında yer alacak Garip Akımı’nın savunucularından olacaklarından habersizlerdi. Orhan Veli’nin yolu lise döneminde Ahmet Hamdi Tanpınar ile kesişti. İlk senesinde edebiyat öğretmeni Tanpınar olan Veli, onun öğütleri ile bu dönemde şiirler yazdı. Garip Akımı içerisinde yazdığı şiirlerde Ahmet Haşim’den de esintiler de görüldü.

Orhan Veli Değişimi Seviyordu

Şiirlerinde geçmişten kalan her şeyi, yani bütün şiir geleneğini atmak emelini edindi. Teknik olarak tam anlamıyla yeniliğe gidemediyse de, gerek şiirlerinde konu aldığı kişileri değiştirerek gerek eski, ağır dilden kurtularak konuşma diliyle yazdı. Sadece şiiri için değil, hayatının her alanında farklılık arayan Veli, sık sık iş de değiştirdi. Orhan Veli’nin yılların gazetesi Cumhuriyet’e katıldığı dönem Savaş Dinçel, Mücap Ofluoğlu’dan duyduğu bir anıyı şöyle aktarıyor:

Orhan Veli ile Sait Faik’in işi gücü yoktur. Can sıkıntısından oturup her gün birer Cumhuriyet Gazetesi alarak bulmacalarını çözerler. Bulmacayı kim önce bitirirse ötekine rakı ısmarlayacaktır. Fakat Orhan Veli her gün Sait Faik’i yeniyordu. Sonunda Faik isyan bayrağını çekti, “Nasıl beceriyorsun lan, her gün rakıyı bana ısmarlattırıyorsun?” der demez Orhan Veli şiirlerinde yansıttığı sakinlikle “Çünkü Cumhuriyetin bulmacalarını ben hazırlıyorum.” der, yüzündeki muzip gülümsemesi ile.

Dizelere Bambaşka Bir Bakış Açısı Oluşturan Şairin Başarısı

Garip Akımı’nın edebiyata yerleşmesi savaşını birlikte verdiği arkadaşı Oktay Rıfat, Orhan Veli için şunları söyler “Orhan, Fransız şairlerinin birkaç nesillik şiir macerasını kısacık ömründe yaşadı. Türk şiiri onun kalemi sayesinde Avrupa şiiriyle atbaşı geldi ve birkaç neslin belki arka arkaya başarabileceği bir değişmeyi o birkaç yıl içinde tamamladı.”

Oktay Rıfat Horozcu aynı zamanda Nazım Hikmet’in kuzenidir. Orhan Veli ile Nazım’ın da kavgalı oldukları konuşulur. Buna cevaben bahsetmek istediğim bir olay var: Nazım Hikmet’in 1955 yılında Budapeşte’de kent radyosunda gerçekleştirdiği sohbette yolculuk esnasında, yanında taşıdığı kitap olup olmadığını soran spikere: “Şimdi size söyleyeyim, mesela benim bavulumda neler var. Bir defa Orhan Veli var. Öyle sanıyorum ki Orhan Veli bizim en güzel şairlerimizden biri. Çok genç öldü, yazık oldu. Ama ölümsüz.” yanıtını veriyor.

Nahit Hanım…

 “Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem
Edebiyat tarihçisi bulsun.”

Bu dizelerdeki “muteber sevgili” Nahit Gelenbevi’dir. Orhan Veli’nin şiirlerinin ilk okuyucusu, son aşkı… “Yalnız Seni Arıyorum” adıyla yayınlanan kitaptaki anlatılar, “Sonuncu Aşkım” imaları ve Orhan Veli’nin mektupları, Nahit Hanım’a ithafendir. Orhan Veli’nin mektuplarının derlendiği kitabındaki önsöz Cemal Süreya imzalıdır. Ve Süreya da dahil o dönemin şairlerinin birçoğu Nahit Hanım’a hayrandır.

Her Aşk ve Her İnsan Bir Gün Ölür

“Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda”  Orhan Veli, belediyenin açtığı çukura düşmüş, beyin kanaması geçirdiğinin farkına varılmamış. İki gün sonra hastaneye kaldırılmış ve 14 Kasım 1950 tarihinde hayata gözlerini yummuş. Şairin cebinden bir diş fırçasına sarılı “Aşk Resmi Geçidi” adlı şiiri çıkmıştır.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin