[vc_custom_heading text=”23 NİSAN” font_container=”tag:h1|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:800%20bold%20regular%3A800%3Anormal”][vc_custom_heading text=”ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN!” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”][vc_custom_heading text=”Meclisimizin 100. yılında başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu topraklar için canını veren şehitlerimizi, bu vatan için vatanımızı savunan gazilerimizi ve kurucu meclisimizdeki milletvekillerini saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.” font_container=”tag:h5|text_align:left|color:%23424242″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:400%20regular%3A400%3Anormal”]
[vc_custom_heading text=”#DünyayıVerelimÇocuklara” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”][vc_custom_heading text=”Söylenti Dergi’nin En Küçük Yazarları Yazdı” google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:300%20light%20regular%3A300%3Anormal”]

96 Yıllık Bir Emanet: Cumhuriyet!

Bundan tam 96 yıl önce bize bir emaneti oldu Mustafa Kemal’in. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete...

Kanlı Güvercin

Siyah bir mandalla tutturuyorlar ismini Kanlı bir tele Hangi daldan düştün böyle ah güvercin Kanadın kırık Hangi namlunun ucunda...

Arnolfini’nin Evlenmesi Tablosu ve Detayları – Jan Van Eyck

1434 senesinde Jan Van Eyck‘in yaptığı "Arnolfini'nin Evlenmesi" adlı bu tablo çok konuşularak günümüze kadar...

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig | Alıntılar

  Stefan Zweig'ın 1920'li yıllarda kaleme aldığı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten), ünlü bir roman yazarı...

Söylenti Dergi Üçüncü E-Sayısı Çıktı!

Söylenti Dergi'nin Üçüncü E-Sayısı, e-dergi.soylentidergi.com adresinde yerini aldı! Bildiğiniz gibi Söylenti Dergi'nin E-Sayılarından elde edilen gelirin...

Az, Çoktur: Minimalizm Nedir?

Bir türlü toplanmayan dağınık odalarımız, evlerimiz, giysi dolaplarımız, yeri gelince kitaplarımızı bile koyacak yer bulamadığımız...

Doktor Glas – Hjalmar Söderberg

  Hjalmar Söderberg, 1869 yılında doğmuş bir yazar. İsveçli. Doktor Glas ise onun başyapıtı, aynı zamanda...

#SUSAMAM!

“5 Eylül Perşembe gecesi saatler 00:00’ı gösterdiğinde, müziğin bir şeyleri değiştirebileceğine inanan 20 müzisyen, doğa,...

Damızlık Kızın Öyküsü – Margaret Atwood

"Hiç kimsenin yüreği mükemmel değildir." “Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu.” Geçtiğimiz aylarda kadın konulu kitaplara daha...

Falling Down: Kırılma Noktası

    Güneşin yakıp kavurduğu bir gün… Bu sıcak hava kütlesinin üstüne bir de trafik...

Antik Mısır Sanatı: Figürler ve Sembollere Genel Bir Bakış

Antik Mısır sanatı, sanat tarihinde en özel yerlerden birine sahiptir ve mumyalardan hiyerogliflere kadar oluşturulan birçok...

Şiirler ve Notalar: Şiirlerden Bestelenmiş Şarkılar

"Harf dediğimiz işaretler belli sesleri ifade ettikleri için, sayfanın yüzüne döküldüklerinde, ister istemez orada bir...

Sapiens ve Evrim Teorisi

Yuval Noah Harari, dünya tarihi, Orta Çağ tarihi ve askeri tarih gibi konularda uzmanlaşmış İsrailli...

Özdemir Asaf’ın Lavinia’sından Attila İlhan’ın Pia’sına: Şiir Hikayeleri

Şiirin vermek istediği, okurun hissettiğiyle doğru orantılıdır. Çünkü şiir, şairi son noktasını koyduğu andan itibaren...

Modern Yüzyıl Sıradanlığı: 6.27 Treni

   Fransız öykü yazarı Jean-paul Didierlaurant'in 2014 yılında yayımlanan ve Ağustos 2017'de de Aysel Bora...

Küçük Prens: Gizemli Türk Gök Bilimcinin Keşfi

                Asteroid B612’nin tüm sakinlerine… Eminim şu anda bu yazıyı okuyan pek çoğumuz Küçük Prens’i en...

Frida

Arjantinli aktris Barbara Mujica'nın yazdığı "Frida" kitabı Frida'ya biraz farklı bir gözle bakıyor, kız kardeşi...

Dostoyevski: Kimdir ve Neden Okunmalıdır?

“Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan!”    Henüz dünyada modernist eserlerin verilmediği...

‘Edebiyatın Ters Direklerinden Biri’ Ece Ayhan

“Yersiz yurtsuzum; köyde ufacık, çatısı akan, camları kırık bir odası var annemin. Soğuktan ve halsizlikten...

Türk Dünyasının Shakespeare’i; Hüseyin Cavid

İngiliz Edebiyatı'nın ilahı Shakespeare ile Türk dünyasının ve Türkistan'ın önemli şairlerinden Hüseyin Cavid'i irdeleyeceğiz. Türklük...
[vc_custom_heading text=”#DünyayıVerelimÇocuklara” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”][vc_custom_heading text=”Söylenti Dergi’nin En Küçük Ressamları Yaptı” google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:300%20light%20regular%3A300%3Anormal”]

Paganizm

Paganizm, bir din olduğu sanılsa da aslında bir inanç sistemidir ve birçok dini içerisinde barındırır. ...

Dilbilim ve Edebiyatın buluştuğu film: Deli ve Dâhi

Deli ve Dâhi (The Professor and the Madman), yönetmenliğini Farhad Safinia’nın yaptığı ve Simon Winchester’ın...

Sabahattin Ali’nin Aşkı: Canım Aliye, Ruhum Filiz

"Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece...

Merve Nur Şimşek, Dört Arkadaş Hikayesi

  Güzel bir günde Efe, Berkay, ve Zehra kapının önünde top ile oyun oynuyorlardı. Fakat...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları...

Din Olgusunun Modernizmden Post-modernizme Geçirdiği Değişimler

Din olgusunun modernizmden post-modernizme geçirdiği değişimleri açıklayabilmemiz için öncelikle bu kavramların arkeolojisini yapmamız gerekmektedir. Modern...

92’nci Oscar Ödülleri’nin adayları açıklandı

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından 1929'dan bu yana verilen ve bu yıl 92....

Dizenin Sahibi Kim Testi

Şiir bilgine ne kadar güveniyorsun? Bakalım dize-şair eşleştirmesinde kaç doğru yapacaksın!

Zaman Büzüşmesi

Gel Gel, bak Birlikte bakalım Bir yaz gelmiş geçmiş parmaklarımızın arasından Uzaklığımızı dillendirmeye elimiz varmamış Dönmüş güneş yüzünü bizden öteye Akşamlardan...

Sonbaharda İzlenebilecek 10 Film

1-) Blue Velvet (1986) Usta yönetmen David Lynch’in bu filminin özellikle gece izlenmesini tavsiye ediyorum. Lynch’in...

Bir Dostluk Hikayesi : Okja

28 Haziran 2017’de Netflix üzerinden yayınlanan Okja, dizilerinin kalitesiyle kendini kanıtlayan Netflix’in film konusunda da...

Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek: Tüketim Araçlarının Yaşantımıza Etkisi

"Baba, işyerinde kredi kartı borçlarının faizlerini ödemek için çalışırken anne evde televizyon karşısına geçmiş alışveriş...

Nazım Hikmet’in İlk Şiirleri

Nâzım Hikmet, bir yıl kadar, Fransızca öğretim yapan bir okula devam eder. Ardından...

yaz sonu*

Esiri olduğumuz şeylerden sonsuza dek kaçamayacağımızı düşünürüz. Çabalamak anlamsız gelir, pençesine düştüğüm kapıldığım en berbat...

Vaporwave Nedir?

Altkültür, hakim kültürle bağlantısını koparmadan ancak çeşitli önemli noktalarda ayrılarak gelişen bir kültür olarak tanımlanır....

Sinemanın Mühendisi: Alfred Hitchcock’s Psycho

Alfred Hitchcock Kimdir ? Sinemanın keşfinden yanlızca dört yıl sonra doğan Alfred Hitchcock'un asıl mesleği mühendisliktir....

Şiir Okuma Kılavuzu – İsmet Özel

İsmet Özel’in Şiir Okuma Kılavuzu, özel bir kitap. Bunda yazarının İsmet Özel olmasının yanı sıra...

Popüler Kültür ve Tüketim İlişkisi Nedir?

Popüler kültür, gündelik yaşama hâkim kültür olarak karşımıza çıkar. Yöneten sınıfların, kültürel değerleri ve gelenekleri,...

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra – Barış Bıçakçı

"Başak resimlerinin bazılarına uzun cümleler biçiminde adlar vermişti. Notta da o cümlelerden biri yazılıydı. Ama...

Yazmayı Öğrenmek İsteyenler İçin 10 Kitap

Yazmak isteyen ve bu konuya kafa yoran insanların başlangıçtaki en büyük ortak özelliği yazmaya nereden...
[vc_custom_heading text=”ATATÜRK KÖŞESİ” font_container=”tag:h1|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:800%20bold%20regular%3A800%3Anormal”]
[vc_custom_heading text=”Mustafa Kemal Atatürk Kimdir?” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”]

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk Ulusunun bağımsızlığı için çok sayıda savaşa girmiş, bundan tam 100 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisini kurarak “söz milletindir” demiştir. O dönemde bütün ülkeler krallık ve padişahlar tarafından yönetilirken, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, demokratikleşme adımları atarak, çağının önünden giden bir lider olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile birlikte 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuş ve Türk halkını esaretten kurtarıp bağımsızlığına kavuşturmuştur. Bununla kalmayıp, ölümüne kadar Türk Halkı için icraatlarda bulunmuş, çocukların eğitimini zorunlu hale getirmiş, Türkiye Cumhuriyetini kalkınmaya çocuklardan başlamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, dünyada bir ilk olarak Meclisimizin kuruluş yıl dönümünü çocuklara armağan etmiş ve dünyadaki ilk çocuk bayramının yaratıcısı olmuştur.

Bugün çocukların eğitim alabilmesi, kız çocuklarının okuyabilmesi, Türkiye Cumhuriyetinin dünyada önde gelen bir devlet olabilmesi Mustafa Kemal Atatürk’ün inkılap ve icraatları ile olmuştur.

Senin çocukların olmaktan gurur duyuyoruz… Atam izindeyiz.

[vc_custom_heading text=”Mustafa Kemal Atatürk Fotoğraf Galerisi” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”][vc_images_carousel images=”28692,28693,28694,28695,28696,28697,28698,28699,28700,28701,28702,28703,28704″ img_size=”full”][vc_custom_heading text=”Mustafa Kemal Atatürk Çocuklarla” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”][vc_images_carousel images=”28705,28706,28707,28708,28709,28710,28711,28712,28713,28714,28715,28716″ img_size=”full”]
[vc_custom_heading text=”Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”]

 

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

20 Ekim 1927

[vc_custom_heading text=”Atatürk İlkeleri” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”]

Cumhuriyetçilik:

Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece modern Türkiye’nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.

Halkçılık:

Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye’de uygulamaya konulmasıyla birlikte kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır. Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye’nin gerçek yöneticilerinin köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri, halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

Laiklik:

Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına gelmez ayrıca eğitim, kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir. Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir. Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.

Devrimcilik:

Atatürk’ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı Türkiye’nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır. Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir. Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

Milliyetçilik:

Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir; yalnızca anti – emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine, gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

Devletçilik:

Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye’nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.

[vc_custom_heading text=”Atatürk İlkeleri” font_container=”tag:h2|text_align:left|color:%23ab4545″ google_fonts=”font_family:Dosis%3A200%2C300%2Cregular%2C500%2C600%2C700%2C800|font_style:600%20bold%20regular%3A600%3Anormal”]

Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir devrimcidir. O dönemde, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi gerekmektedir. Mustafa Kemal de bunu yapmış, 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşu ve hayatta kalabilmesi için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmiş; bu devrimler, Türk halkı tarafından büyük bir coşku ile karşılanmıştır.

Harf Devrimi

Atatürk’ün gerçekleştirdiği en önemli devrimlerden birisi de, 3 Kasım 1928 tarihinde Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmuştur.

Kıyafet Devrimi

Kıyafet devrimi ile birlikte, kadınlar dinsel geleneklerden kaynaklanan çarşafı atıp, modern giysiler, erkekler ise fes yerine şapka giymeye başlamışlardır.

Hukuk Sisteminin Laikleştirilmesi

1920 yılında kurulmuş olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk sistemine de ihtiyacı olduğunu bilen Atatürk, Mecelle, yani din esaslarına dayalı Medeni Kanun yerine İsviçre Medeni Kanununu getirmiş, o dönemde geçerli olan ceza yasasını ise İtalyan Ceza Yasası ile değiştirmiştir. Kısacası Türk Hukuk Sistemi tüm çağdaş gereksinimler ışığında modernize edilmiştir.

Öğrenimin Laikleştirilmesi

19. Yüzyıl başlarına dek, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çeşitli eğitim sistemleri uygulanmıştır. Atatürk, İslami eğitim veren medrese sisteminin, yeni toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini; bu nedenle, batı modellerine benzeyen yeni bir eğitim sisteminin oluşturulması gerektiğini görmüş, böylece önce öğretimin birleştirilmesi (Tevhid-i Tedrisat) kanunu çıkarılıp dini eğitim veren tüm öğrenim kurumları kapatılarak, bütün eğitim işleri Milli Eğitim Bakanlığı çatısında birleştirilmiş, 1933 yılında da bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir.

Kadınlara Sağlanan Medeni Haklar

Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş olan Türk kadınına yeni haklar tanınmış; kabul edilmiş olan yeni Medeni Kanun gereğince kadınlar da erkeklerle eşit haklara sahip olmuş, resmi görevlere atanmaları, oy vermeleri ve Millet Meclisine seçilmeleri mümkün kılınmış; tek eşlilik ilkesi ve kadınlara tanınan eşit haklar, Türk toplumuna bir canlılık kazandırmıştır.

Bu sayfanın hazırlanmasında emeği geçen; Nazlı Yaren Atabey’e, Ayşegül Çelik’e, Beliz Avcı’ya, Ece Özer’e, Duygu Harmancı Karagülle’ye, Emine Türk’e, İrem Nur Kaya’ya, Kader Gürcüoğlu’na, Seher Kaplan’a, Selene Cabalar’a, Zeynep Gizem Eskici’ye, Melisa Gönen’e, Tayfun Tatar’a, İlkan Balkan’a, bizimle eserlerini paylaşan minik dostlarımıza ve ailelerine sonsuz teşekkürler ♥

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a ...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o...

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir....