14 Şubat’ta her zaman çiftleri konuşacak değiliz. Bu özel günü tek başına geçiren milyonlar var ve bu kişilerin birçoğu da yalnızlığından oldukça memnun. Söz konusu 14 Şubat olduğunda sadece romantik film mi izlemek zorundayız? Elbette hayır. Romantik tür filmleri sevmeyen, sevip de bıkanlar için birbirinden çeşitli sekiz filmi bir araya getirdik. Herkese keyifli seyirler!
1- How to Be Single (2016)

Ayrılıklar çoğumuz için zordur. Bu süreç, her birimizin hayatına farklı tonlarda yansır. Romantik komedi türündeki How to Be Single, modern ilişkilerin karmaşıklığına odaklanarak, bekarlığın farklı yönlerine odaklanan dört kadının hikâyesini işliyor. Partnerinden ayrılmanın üzüntüsünü yaşayan Alice, kendisini bu değişime ayak uydurmaya çalışırken buluyor. Bekar olma konseptinden uzak kalan karakterimiz, yeni hayatını arkadaşları Robin, Lucy ve Meg ile deneyimliyor. Bu da farklı karakterlerin hayatına ışık tutan bir filmi var ediyor. How to Be Single, bizlere hayatla ilgili verdiği mesajlarıyla 14 Şubat’ta kafanızı dağıtıp eğlenebileceğiniz bir tercih olacaktır.
2- Frances Ha (2012)

14 Şubat’ta kendine odaklanmak isteyenler için bir öneri ile devam ediyoruz. Hayat bazen siyah-beyaz bir renge bürünebilir. Frances Ha, sakin ama etkileyici işleyişiyle hayatınıza dokunuyor. Yakın arkadaşı Sophie’nin taşınma kararının ardından bir yalnızlığın içine sürüklenen Frances, kendini kontrol edemediği dalgaların içinde buluyor. 20’li yaşların getirdikleriyle kendini arayan karakterimiz; tercihleri, hataları ve tüm belirsizliklerle başa çıkmaya çalışmasıyla filme hayat veriyor ve hayatlarımızdan izler taşıdığını hissettiriyor.
14 Şubat’ta tek başınalığı kendinize yük ediyorsanız, her zorluğun ve belirsizliğin geçici olduğunu hatırlatacak bir film tercihi olacaktır. Benzer hislere sahip, yalnız hissedenlere de sarılmayı ihmal edeceğini sanmıyoruz.
3- Undine (2020)

14 Şubat’ı büyülü bir dünya içinde geçirmek isteyenler için bir başka önerimiz Christian Petzold filmi olan Undine. Alman romantik edebiyatında karşımıza çıkan Undine, suda yaşayan efsanevi bir varlıktır. Undine’ler, genellikle bir insanla aşk yaşamak isteyen, ancak ihanete uğradıklarında lanetlenen trajik figürler olarak anlatılır. Filmimizin büyüsü de bizi gerçeklilikle iç içe geçmiş fantastik bir dünya sunmasından kaynaklanıyor. Berlin’de sıradan hayatın ritmine sıkışmış bir Undine’nin aşk, seçimler ve tutku üzerine hikâyesini izliyoruz. Bach eşliğinde, yanlışlıkla yapılmış bir aşk büyüsünün akvaryumları dolup taşıran hisleriyle dolarken kendi hayatlarımıza geçmiş aşklarımıza, yanlış seçimlerimize, geleceğin bize getirmesini umduklarımıza bakıyoruz. Bir an olsun gerçekliğin sınırlarını zorlayarak suya karışıyoruz ve kendimizi gerçek evimizde buluyoruz.
4- Modigliani (2004)

Sıradaki önerimizde İtalyan Ressam Modigliani ve Jeanne’in aşkı tarihin en trajik aşk hikâyelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Paris sokaklarında dolaşırken dans edenler gibi hiç eskimeyecek bir aşkı yad ediyoruz. Filmde aşkın en hesap kitapsız, saf hâlini görüyoruz. Paris’in entelektüel hayatını Modigliani üzerinden şekillendiren filmin en çarpıcı repliklerinden biri ”Ruhunu görebildiğimde, gözlerini çizeceğim.’’ oluyor. Bizler de filmi izlerken gözlerine baktığımızda ruhunu görebileceğimiz bir aşkın varlığını sorguluyoruz. Öylesine derin bir aşkın trajedinin kıyılarında yüzmemesine imkan yok ki bu hikâye bizi buruk bir tadla bırakıyor. Aşkı yaşayabilmiş olmanın tüm sonlara bedel olduğunu anlıyoruz. 14 Şubat’ı yalnız geçiriyorsak da bir sebebi olduğuna inanmak istiyoruz.
5- Hanım (1989)

”Senin yüreğin iyilik dolu Olcay, bu dünyada acı çekmeden yaşaman imkansız.”
14 Şubat’ta kedisiyle evde oturacaklar için sıradaki önerimiz Yıldız Kenter‘in başrolünde olduğu Hanım filmi. Filmde eski İstanbul sokaklarında kedisiyle birlikte yürüyen Olcay’a, kömürle çalışan eski tip boğaz vapurlarına ve telefonların icadının hayatımızın bir parçası olmadığı dönemlere şahitlik ediyoruz. Bu sırada Olcay’ın Necip Kaptan ile karşılaşmalarına, gerçekten yüreği saf ve iyilik dolu Olcay’ın hayatını değiştirecek bir olay sonrası hayatına usulca devam edişine tanıklık ediyoruz. Olcay’ın kedisi Hanım, sahibine benzerlik taşıyacak bir biçimde uslu ve kar topu gibi bembeyaz bir kedi. Hayatını değiştiren olay sonrası Olcay’ın Hanım’a yeni bir yuva bulup bulamayacağını izlediğimiz filmde her şey hayatın olağan akışına uygun ve oldukça yalın bir şekilde yaşanıyor. Filmdeki Necip Kaptan ile Olcay arasında bir aşk yaşanması ihtimalinin hep canlı olması aşka inancımızı diri tutuyor, seyirci olarak bizi umutlu kılıyor. Film, Olcay’ın ve kedisinin hikâyesini işlediği için 14 Şubat’ı evinde kedisiyle geçirecek olanlar bu filmde Olcay’ı çok daha iyi anlayacaklarını düşünüyorum.
6- Cebimdeki Yabancı (2018)

Sıradaki önerimiz uzun süre görüşmemiş bir grup arkadaşın bir akşam yemeğinde bir araya gelerek tüm sırlarının ifşa olacağı kaotik bir akşam yemeği geçirmelerini konu alan Cebimdeki Yabancı filmi. Filmde evli çiftler, sevgililer ve yalnızlar olarak bir araya gelen yedi arkadaşın eğlenceli ve mutlu başladıkları ”normal” akşam yemeği etkinliği, bir oyun oynama teklifiyle telefonlarını masaya koymaları ve gelen tüm mesajları herkese söyleyecek olmaları önerisiyle tersine dönüyor. Aşk ve biriyle birlikte olmak oldukça güzel bir duygudur ancak ya saklayacak sırlarınız varsa? İşte filmdeki karakterlerimiz de sırları olan, mutlu görünen ancak mutluluğu etik olmayan şekillerde de arayan, günlük hayatta rastlayabileceğimiz türden sıradan karakterler. Herkesin dahil olmayı kabul ettiği bu oyun sebebiyle tüm sırlar açığa çıkıyor, ilişkiler bozuluyor ve biz sır saklamanın veya dürüst olmanın yaşamımızdaki etkisini film boyunca sorguluyoruz. Eğer 14 Şubat’ı yalnız geçirecekseniz, ilişkilerin dışarıdan göründüğü kadar dürüst ve şeffaf yaşanmadığı konusunu işleyen bu filme bir şans verebilir, belki de yalnız olduğunuz ve böyle bir akşam yemeğinde bulunmadığınız için kendinizi şanslı bile sayabilirsiniz.
7- Chungking Expresi (1994)

“Aslında birini gerçekten tanımak bir anlam ifade etmiyor. İnsanlar değişir.”
Bir başka önerimiz ise aşktan yana yüzü gülmeyenler için geliyor. Wong Kar-wai yönetmenliğinde çekilen Chungking Ekspresi (Hong Kong Ekspresi); romantik, suç, komedi ve dram türlerini bir arada izleyebileceğiniz harika bir filmdir. Wong Kar-wai’nin filmlerini aslında 14 Şubat’ta izleyebilmeniz için önerebiliriz; çünkü birçok filminde (Mutlu Beraberlik, Zamanın Külleri) birbirine kavuşamayan aşkları izleriz. Farklı hayatlar, farklı dünyalar ama aynı son: mutsuz beraberlikler. Bunun yanında Wong Kar-wai filmlerini izlerken olay örgüsünü zihninizde oturtabilmek için ayrıca dikkatli olmanızda fayda var. Bu kültleşmiş filmi izleyecek olanlar için şimdiden keyifli seyirler!
8- Zamanımızın Efendileri (1982)

14 Şubat’ı kendi yalnızlığında keyifle geçirecekler için son film önerimiz ise 1982 yapımı Zamanımızın Efendileri. İlişkileri eleştirdik, ayrılıkları konuştuk, ihanetler, mutsuz birliktelikler derken sıra fantastik bir yolculuğa geldi! Fantastik ve bilimkurgu türündeki filmde Piel, bir uzay gezgininiz çocuğudur ve bu gezilerden birisinde kocaman büyüklüğe sahip eşekarılarının yaşadığı Perdide adındaki gezegende bir başına, mahsur kalır. Piel’i kurtarma operasyonuna sizleri de davet ediyoruz.
Kaynakça
MUBI